AB devlet ve hükümet başkanları, Euro Bölgesi’nin mali açıdan zayıf konumdaki ülkelerine yardım için oluşturulan yeni fon Avrupa İstikrar Mekanizması’nı kabul etti. AB liderleri, borçlu üyeleri destekleyecek 500 milyar Euro’luk Avrupa İstikrar Mekanizması’nın tasarlanandan bir yıl erken olmak üzere Temmuz ayında yürürlüğe girmesini de kararlaştırdı.
Mart ayında imzalanması öngörülen anlaşma, AB’nin bütçe açığı limitini aşan ülkelere yarı otomatik yaptırımlar getirecek ve dengeli bütçeye ilişkin yasaları, her ülkenin ulusal yasası olarak geçirmesini zorunlu kılacak. Bu karara uymayan iki AB ülkesi İngiltere ve Çek Cumhuriyeti oldu.
Ayrıca Fon’un hacminin yeterli olup olmadığı ise mart ayında tekrar gözden geçirilecek.
Uzun zamandır AB ülkeleri hükümetlerinin kendi içlerinde bir düzene girmelerini isteyen Avrupa Merkez Bankası (ECB), bütçe disiplini anlaşmasından memnunluk duyduğunu belirtti. ECB Başkanı Mario Draghi, “Bu mali birliğe giden yolda ilk adımdır. Euro Bölgesi’ne duyulan güveni güçlendirdiği muhakkak” dedi.

‘Euro rezaleti düzeltilsin de’
İstediği düzenlemeleri AB liderlerine kabul ettirip zirveye damgasını vuran Almanya Başbakanı Angela Merkel, zirve sonrasında düzenlenen basın toplantısında mali uzlaşmayı sağlayan anlaşmaların ve Euro Bölgesi için kalıcı bir kurtarma fonu kurulmasının, “güvenin yeniden tesisi yolunda küçük ancak olumlu bir adım” olduğunu söyledi.
Merkel, İngiliz başbakan David Cameron’un mali anlaşmanın AB Anayasası’nda gerektireceği değişikliğe vetosunu geri almamasına rağmen, mali anlaşmanın daha ileri bir tarihte AB yasası haline getirilebileceği ve bunun beş yıl içinde yapılmasının mümkün olabileceğini söyledi.
Ancak geçen ay yapılan AB zirvesinde olduğu gibi, İngiltere Başbakanı David Cameron’un Euro Bölgesi bütçe disiplini konusundaki girişimleri veto etmesi bu kez yaşanmadı ama Cameron gazetecilere, “Bu ülkelerin bir an önce bir araya gelip şu Euro rezaletini düzeltmeleri bizim ulusal çıkarımızadır” dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de, Yunanistan’ın tahvillerini satın almış olan özel yatırımcılara borcun azaltılması konusunda bir anlaşmanın birkaç gün içinde tamamlanacağı umudunu belirtti.

Atina halen iflasla karşı karşıya
Ancak pek çok ekonomist, zirvede çıkan mali istikrar anlaşmasını akıllı bulmuyor. Yine AB diplomatları da mali uzlaşmanın büyük ölçüde piyasalara güven vermeyi ve Euro ülkelerine yapılan yardımlara öfkelenen Alman halkını yatıştırmayı amaçlayan siyasi bir jest olduğunu söylüyorlar.
Reuters’e konuşan bir İngiliz yetkili, “Ekonominin nasıl yürütülmesi gerektiğini söyleyen ve Keynesci ekonomiyi neredeyse yasa dışı kılan Alman görüşünü yasalaştırmak bizim yapacağımız iş değil” dedi.

Bu arada uygulanacak tasarrufun boyutları ve Yunanistan’ın tamamlanamayan borç yapılandırma müzakereleri, zirveden Avrupa’nın borç krizini alt etmeye başladığı yolunda daha iyimser bir mesaj çıkmasına izin vermedi. Bu konuda bir anlaşma sağlanmadıkça, AB liderleri Yunanistan’a verilecek 130 milyar Euro’luk ikinci yardım paketi için karar almıyorlar. Bu paket olmadan da Atina, mart ayında ödemesi gelen borçlarını karşılayamayarak iflasa düşecek.

BRÜKSEL