Lityum piller köleciliği şarj ediyor

Dünya Haberleri —

Kobalt

Kobalt

  •   Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki kobalt madenlerinde onbinlerce kişi köle koşullarında çalıştırılıyor. Lityum pil üretiminde kullanılan kobaltın Kongo’ya faturası ağır. 

 

Kobalt, lityum pillerle çalışan akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve elektrikli araçlar gibi elektronik cihazlar için hayati önemde bir element. Küresel kobalt arzının çok büyük bir kısmı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde işçilerin köle şartlarında çalıştırıldığı madenlerden geliyor. 

Kobaltın geliri tatlı, faturası ağır oldu

Demokratik Kongo Cumhuriyeti, dünyanın geri kalanının toplamından daha fazla kobalt rezervine sahip. Dünyada lityum pillerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kobaltın kritik önemli bir hale gelmesi Kongo için büyük bir gelir kapısının yol açılmasına neden oldu. Ancak bunun çevreye ve topluma büyük bir maliyeti vardı. 

Kongo’da kobalt madenleri için milyonlarca ağaç kesildi, madenlerin etrafında hava toz ve kumla bulanıklaştı ve madenlerin çevresindeki su kaynakları zehirlendi. 

Zehirli kobaltı çıplak elleriyle çıkarıyorlar

Madenlerin çevresel etkileri konusunda çalışma yürüten araştırmacı Siddhardt Kara, "Bu madencilik alanlarının bazılarında dolaştığınızı ve saatimizi yüzyıllar öncesine çevirdiğinizi hayal etmelisiniz. İnsanlar insanlık dışı, aşağılayıcı koşullarda çalışıyorlar. Kazmalarla, küreklerle, inşaat demirleriyle hendeklerde, çukurlarda ve tünellerde toprağı eşeleyerek kobalt topluyor ve resmi tedarik zincirine aktarıyorlar" diyor. 

Temas etmesi ve solunması zehirli bir element olan kobalta yüzbinlerce Kongolu her gün dokunuyor. Günde ortalama gelirin 2 doların altında olduğu madenlerin çevresinde onbinlerce kişi çukurlar kazarak kobalt çıkarıyor. 

Alternatifi olmayan insanlar madenlerde

Kara buradaki koşullar için şunları belirtiyor: “Günde bir ya da iki dolar için tehlikeli koşullarda didinmeden hayatta kalamayan insanlardan oluşan bir nüfus düşünün. Orada başka bir alternatif yok. Madenler her şeyi ele geçirmiş durumda. Yüz binlerce insan yerinden edildi çünkü köyleri büyük maden imtiyazlarına yer açmak için buldozerlerle yıkıldı. Yani alternatifi olmayan, başka bir gelir kaynağı olmayan, geçim kaynağı olmayan insanlar var.

Şimdi buna bir de silahlı kuvvetlerin insanlara kazı yapmaları için baskı yapması tehdidini ekleyin, ebeveynler acı bir karar vermek zorunda kalıyor, "Çocuğumu okula mı göndereyim yoksa bugün yemek mi yiyelim? Eğer ikincisini seçerlerse, bu tüm çocuklarını günde fazladan elli sent ya da bir dolar kazanmak için bu zehirli çukurları kazmaya götürmek anlamına gelir ki bu da yemek yemek ya da yememek arasındaki fark anlamına gelebilir. Yani 21. yüzyılda bu modern köleliktir. Bu, 18. yüzyılda insanları satın alıp takas edebildiğiniz ve bir kişi üzerinde mal gibi mülkiyet sahibi olabildiğiniz menkul köleliği değil. Ancak aşağılanma düzeyi, sömürü düzeyi eski dünya köleliği ile aynı seviyede.”

Binlerce kişi tünellerde öldü

Kongo’daki kobalt maden havzasında 15 bine yakın tünel var. Bunların çok büyük bir kısmı amatör madenciler tarafından kazılmış tüneller. Tünellerin hiçbirinde duvar desteği, havalandırma, güvenlik alanı gibi şeyler yok. Çöken tünellerde bugüne kadar binlerce kişi öldü.   HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.