
Feminist Film Festivali, 29 Kasım ve 2 Aralık 2012 tarihleri arasında İngiltere'nin başkenti Londra'da, Hackney Picturehouse'da gerçekleştirilecek. Festival, her ülkeden herhangi bir uzunluk veya türde film yapan kadın yönetmenlere kapılarını açarken, seçilen filmler kalitenin yanı sıra, feminist içeriğe dayalı.
Baş kahramanların, yaratıcıların, kampanyacıların, düşünürlerin ve sanatçıların kadın olduğu Londra Feminist Film Festival'inde gösterilecek filmlerde, tecavüz ve cinsel taciz gibi insanların konuşmaktan kaçındığı ya da utandığı, mağdurun suçlandığı ve kadınların yaşamlarında yaygın görülen temalarla mücadelede korkusuz ve özür dilemeyen bir kadın portresi resmediliyor. Bu yönüyle, festival için politik, ilham verici ve çok yönlü demek yanlış olmayacaktır.
14 ülkeden filmler
Festivalde, 5 İngiltere prömiyeri ve 1 Avrupa prömiyeri dahil olmak üzere, 14 farklı ülkeden toplamda 6 uzun ve 10 kısa metrajlı film olacak. Tüm gösterimler Londra'daki Hackney Picturehouse gerçekleşecek. Festival, yönetmen Myriam Fougère'nin 'Lesbiana-Bir Paralel Devrim' filminin İngiltere prömiyeri ile açılacak.
1980'lerin lezbiyen feminist hareketini belgeleyen film, bir zamanların devrimci kız kardeşlik duygusunu aktarmak için yalnızca kadınlardan oluşan komünlerin ve kolektiflerin arşiv görüntüleri ve bugünkü röportajları kullanıyor. Festival süresince gerçekleşecek post-film tartışması panelistleri arasında, bir zamanlar yalnızca kadınların kullanımına açık komünlerde yaşamış insan hakları aktivisti Linda Bellos OBE de yer alıyor.
Dünyanın dört bir yanından İngiltere prömiyerleri gerçekleşecek filmler arasında, yönetmen Theresa Traore Dahlberg'in Senegal'deki birkaç kadın taksi sürücüsünü konu alan filmi 'Taxi Sister-'Taksi kardeşleri)' filmi dahil, Suba Sivakumaran'ın savaşın parçaladığı Sri Lanka'da çekilmiş filmi 'I Too Have a Name (Benim de Bir Adım Var)' filmi ve Yvonne LaBarge'nin kız kardeşlik temalı 'The Womanhood (Kadınlık)' filmi yer alıyor.
Festival tepki olarak yapılıyor
Festivalde ayrıca bazı düşündürücü belgeseller de gösterilecek. Kuzey Gana'da 'cadılar' için yapılan bir kampta yaşamaya mahkum edilen bir kadınlar topluluğu ile ilgili 'The Witches of Gambaga (Gambaga'nın Cadıları)' ödüllü bir belgesel film. Yine, "Beautiful Sentence (Güzel Cümle)" belgeseli, yazar Leah Thorn'un yardımıyla yaratıcı yazma deneyimlerinin İngiltere'deki kadın mahkumların üzerindeki pozitif etkisini gösteriyor.
'Kung-Fu Grandma (Kung-Fu Büyükanne )' belgeseli ise Kenya'da kendi toplumlarındaki genç erkeklerin tecavüzünden kendilerini korumak için öz savunma dersleri alan yaşlı kadınlar ile ilgili. Diğer bir belgesel film 'Audre Lorde – The Berlin Years 1984 to 1992' ise ödüllü Afro-Amerikan lezbiyen feminist şair ve aktivist Audre Lorde ve onun Afro-Alman hareketine katkısı ile ilgili.
Kadın temsili yetersiz
Festival Direktörü Anna Read: "Londra Feminist Film Festivali, film endüstrisinde, kadınların yetersiz temsiline, feminist konuları ele alan filmlerin eksikliğine ve ekrandaki kadın temsilinin genellikle dar ve basmakalıp olması gerçeğine bir tepki olarak hayata geçirildi" dedi. Read ayrıca, amaçlarının kadın yönetmenlerin desteklenmesi ve feminist filmlerin daha geniş bir kitle tarafından izlenmesi için feminizm ve film hakkında tartışmaların derinleştirilmesi olduğunu söyledi.
Londra Feminist Film Festivali’nde gösterime girecek filmlerin biletleri, 2 Kasım tarihinden bu yana Festival ve Hackney Picturehouse web sitelerinden satışa sunuldu.
Festival programı ile ilgili daha fazla bilgi edinmek için HYPERLINK "http://londonfeministfilmfestival.com/programme/" http://londonfeministfilmfestival.com/programme/ web adresine bakılabilir.
SUNA KÖSE/LONDRA