İngiltere Gündemi
İngiltere Parlamentosu’nun hemen dışında düzenlenen saldırının bilançosu: biri polis, biri saldırgan olmak üzere beş kişi hayatını kaybetti ve 40 kişi yaralandı. Yaralananların bir çoğu yabancı uyruklu. Saldırganın kimliği ise kafaları karıştırıyor. Saldırgan Adrian Ajao iken sonradan adını Khalid Massod olarak değiştirip Müslüman oluyor. İngiltere doğumlu İngiliz vatandaşı olan ve geçmişte İngiliz istihbarat örgütü MI5 tarafından radikalleşme şüphesiyle aranılıp izinsiz silah bulundurma gibi suçlardan kaydı bulunuyor. Saldırgan kişiliğe sahip olduğu çevresi tarafından doğrulanırken hapishanede Müslüman oldu. Zanlının Suudi Arabistan’a 3 kere gittiği ve orada İngilizce dersi verdiği açıklandı. Zamanla da radikalleşti. Bu radikalleşmesinin MI5 istihbarat örgütü tarafından fark edilmesine rağmen harekete geçmedikleri için ciddi eleştiriler alıyor. Başbakan Theresa May istihbarat örgütünü savundu.
Saldırganın hiçbir örgüte üyeliği olmadan tek başına hareket ettiği açıklaması yine bizzat Başbakan May tarafından yapılmıştı, ama bir süre sonra zaten saldırı DAİŞ tarafından üstlendi. Yaralananların yabancı olması tesadüf değil. ABD liderliğindeki DAİŞ karşıtı koalisyonda yer olan ülkenin vatandaşları özellikle hedef alındı. Yetkililer tarafından halen saldırının bireysel bir planlama sonucu gerçekleştiği belirtilirken MI5 zanlının DAİŞ ile bağını kanıtlayacak bir delil olmadığını açıkladı.
Başbakan açıklamasını yaptı, "İngiltere teröre teslim olmayacak" dedi. Bunu da alınan güvenlik önlemlerin ve denetlemelerin artacağı anlamına geliyor ki akabinde Kobra adıyla bilinen bir olağanüstü güvenlik zirvesi gerçekleştirdi. Kobra denilen zirvede bakanlar, acil durum birimlerinin başındaki üst düzey görevliler ve istihbarat teşkilatlarından temsilciler katılıyor ve 2005’ten beri ilk defa bu zirve düzenleniyor.
Ardından Londra ve Birmingham’da operasyonlar düzenlendi ve şimdiye dek 8 kişi gözaltına alındı. Parlamentoda güvenlik önlemleri artırıldı.
Terör saldırıları konusunda en büyük saldırı 7 Temmuz 2005 tarihinde gerçekleşmişti. 2005’te dört intihar eylemcisinin Londra’da düzenlendiği saldırıda 52 kişi hayatını kaybetmişti. Saldırıdan iki hafta sonra da benzer bir saldırı girişimi gerçekleşmişti ve polisler, 21 Temmuz 2005'te üç metro durağı ve bir otobüste patlamamış bomba düzenekleri bulmuştu. 2005’ten beri yani 12 yılda 5 saldırı oldu. Bu beş saldırıdan hiçbiri terör saldırısı değildi aslında. Bu saldırılardan en akılda kalıcı olanlardan biri aşırı sağcı biri tarafına 16 Haziran 2016'da İşçi Partisi Milletvekili Jo Cox'un silah ve bıçakla saldırıya uğramıştı ve saldırı esnasında hayatını kaybetmişti. Cox, AB’de kalınması için kampanyada yer aldığı için öldürüldü. Müslümanlar alarmda.
Aşırı sağcı birinin yaptığı bu saldırının bir terör saldırısı olarak adlandırılmamasına tepki gösteren Müslüman liderler İslam fobisinin yine yeniden ayaklanacağını ifade ettiler. İslam karşıtlarının ırkçı eylemlere girişip camilere her an saldırabileceğine inanılıyor.
Terör saldırısının ardından ülke alarma geçmişken akabinde Cumartesi günü Brexit’e karşı düzenlenen eyleme binlerce kişinin katılması İngiltere’nin başında ciddi dertler olduğunu gösteriyor. Bir yandan radikal İslam bir yandan da AB’den çıkma kararıyla boşa çıkan planlar.