İngiltere Gündemi
Britanya’da 5 Mayıs’ta yapılan yerel seçimlerde Londra belediye başkanlığını, İşçi Partili ve Tooting milletvekili Sadıq Khan kazanarak, Londra’nın ilk Müslüman belediye başkanı unvanını elde etmiş oldu. Müslüman olması çok da bir anlam ifade etmiyor. Burada İşçi Partisi’nin bir zaferi var ancak medya Khan’ın Müslüman kimliği üzerinden seçim sonuçlarını yorumluyor.
Khan’ın yüzde 57’lik oyuna karşı ikinci olan Muhafazakar Partili Zac Goldsmith ise yüzde 43’lik bir oy toplamına sahip oldu. Khan 1.3 milyon dolaylarında oy aldı.
Peki Khan’ın başarısı ne anlama geliyor? Öncelikle İşçi Partisi’nin İngiltere genelindeki yükselişini ifade ettiği kesin. Öte yandan da Khan hakkında son aylarda Muhafazakar Parti tarafından çıkartılan İslamcı radikallere yakın olduğu suçlamalarına rağmen çoğunluğu elde etmesi, asılsız suçlamalara Londralıların çok da aldırış etmediği anlamına geliyor. Aynı şekilde Londralıların ırk ve din fark etmeksizin inandıkları kişiyi seçmeyi tercih ettikleri anlamına geliyor.
Muhafazakar Partili aday Goldsmith’in rakibi Khan’ı alt etmek için anti-İslam kampanyasına girişmesi ve Khan’ın Müslüman kimliğini öne çıkarmasının düşünülenin aksine Goldsmith’e kaybettirdiği anlamına geliyor. Ya da İşçi Partisine son haftalarda yapıştırılan Yahudi karşıtı etiketinin Londralılar için çok da mühim olmadığı anlamına geliyor.
Halbuki Khan, kampanyası boyunca her ırka ve dine eşit mesafede durdu. Halbuki Khan’ın Müslüman olmasından ziyade feminist ve demokrat bir insan hakları avukatı olması Khan’ın daha önemli bir özelliğiydi. Avrupa’da seçimlere ilişkin yapılan haberlerde de ne yazık ki Khan’ın politikalarından ziyade Müslüman kimliği öne çıkarıldı. İşçi Partisi’nin eski lideri Ed Miliband’da bir Yahudi’ydi. Kimse Miliband’ın Yahudiliğini ön plana çıkartmaya cesaret gösteremedi. Avrupa’nın ikircikli tavrı işte.
Öte yandan Goldsmith’in yaptığı ırkçı söylemleri, kendi partisi olan Muhafazakar Partisi, İşçi Partisi’ni geçmek için hep kullanıyordu. 1964 yerel seçimlerde Muhafazakarların sloganı ‘bir zencinin komşunuz olmasını istiyorsanız, İşçi Partisine oy verin’ idi. Keza, Goldsmith’in islamfobik tutumunu Muhafazakar Partili Başbakanda bile görebiliyoruz. Şimdi el birliğiyle Goldsmith’i eleştiriyor gibi görünüyorlar. Kazansaydı alkış tutacaklardı.
Khan Londra için çok şey vadediyor. Ciddi konut sıkıntısı yaşayan Londralılara uygun fiyata konut sözü veriyor. Önümüzdeki ilk 4 sene boyunca da ulaşıma zam yapılmayacak. Daha bunun gibi bir sürü vaadi bulunuyor.
Otobüs şoförünün oğlu olarak bilinen Pakistan asıllı Khan’ın belediye başkanı olarak seçilmesi, Londralıların büyük bir çoğunluğunun 8 yıllık Muhafazakar belediye yönetimini artık istemediği anlamına geliyor. 8 yıl boyunca belediye başkanlığı yapan Muhafazakar Partili Boris Johnson’un nihai çabasının önce parti lideri oradan da Başbakan olmak olduğuna son bir kaç aydır daha da ikna olduk. Özellikle AB karşıtlığı bir tavır takınarak şimdiki Başbakan David Cameron’un bir numaralı muhalifi oldu. Johnson’un hesaplarına göre referandumdan AB’den çıkılsın sonucu çıktığında Cameron istifa edecek, Johnson da boşalan koltuğun yerine geçecekti. Bu da olmayacak. Keza, İngiltere AB’den çıkmayacak.