SUNA ALAN / LONDRA

Türkiye’de Gırgır Mizah Dergisi’nde çizerlik yapan ve  karikatürleri 30’a yakın ülkede yayınlanan Ufuk Uyanık, her Pazar, Londra Babel Art House’da Film Club projesi ile özellikle alternatif film gösterilerine imza atıyor. 1988’den beri Londra’da yaşayan Uyanık ile Film Club projesinin gelişim seyri üzerine sohbet ettik.

Film Club projesi nasıl hayata geçti?

Paylaşımı çok seven biriyim. Sevdiğim müziği, kitabı, filmleri sevdiklerimle paylaşmışımdır hep. Ama en güzel olan, dostlarla birlikte bunun keyfine varmak... O yüzden evlerde bir iki arkadaşla dünya sineması seyretme etkinliklerine başladık. Sonra duyanlar da kıskançlık (!) yapınca bu sayı onbeşlere çıktı. Yerlerde oturanlar, horlayanlar, çay kahve isteyenler... Tabi filmleri doğru dürüst izleyemediğimiz için, sonunda bu etkinlikler iptal oldu. Bir gün bu durumu bir arkadaşla paylaşırken, onun da önerisiyle onun işlettiği cafenin alt katında yaklaşık beş yıl önce eski bir projeksiyon makinası ile gösterimlere başladık. Daha sonra gösterim lisansı alarak ve daha kaliteli teknik imkanlarla Film Club’ı bugünkü konumuna getirdik. Cafenin yönetimi birkaç defa değişti ama Film Club kaldı.

Peki bu sinema ilgisi nereden geliyor?

Sinemaya her zaman çok ilgim duydum. Özellikle dünya sinemasına, aslında dünya sineması terimini çok saçma bulanlar var. Tabi sinema sektöründe yabancı dilli filmler diye geçiyor bir ayrımcılık yapılarak. Bir tarafta Hollywood başta olmak üzere İngilizce filmler ve diğer filmler yani İngilizce olmayan filmler. Maalesef burda da kültür emperyalizmi sahneye çıkıyor. Hollywood üretimi filmler hemen hemen her ülkede oynuyor. Ama İngilizce olmayan filmler belli kültür başkentlerinde ancak vizyona girebiliyor, tabi uluslararası festivallerde ödülleri varsa, özellikle Oskar veya Cannes’da Palme d’Or aldıysa. Zaten bu filmlerin gösterimleri de kısıtlı bir şekilde belli sinemalarda gösterilip bir haftayı geçmiyor genelde.

Filmleri kim seçiyor? Hangi aralıklarda gösterim oluyor?

Filmleri ben seçiyorum ama dostların tavsiyelerine göre de bazı filmleri seçip gösteriyoruz. Film gösterileri her Pazar, tabi yaz aylarında veya Noel tatillerinde biz de tatile giriyoruz.

İzleyici ilgisi nasıl Film Club’a?

İlgi çok iyi ve insanlar olumlu yaklaşıyor. Tabi bu bizim duyduklarımız. Zaten sürekli gelenler her filmden sonra teşekkür ediyorlar ve film seçimlerini çok beğeniyorlar. Tabi sürekli gelmeyenler veya birkaç kere gelip sonra gelmeyenlerin yorumları nedir bilemem. Ama Pazar akşamı olması bazıları için hiç uygun olmuyor. Özellikle küçük çocuklu olanlar için... Sandalyelerden şikayet edenler oldu mesela ve yastıklar aldık şikayet edenlere. Birkaç film için birkaç kişiden olumsuz eleştiriler duydum ki bu da çok doğal. Herkesi memnun etmek diye bir olgu yok. Lakin diyebilirim ki gün geçtikçe daha iyiye gidiyor,  kapalı gişe durumu çok ender oldu. Popüler olmak duygusu her zaman var ama popülerliği kaldırabilecek yerimiz yok. İnsanları geri çevirmek hiç hoş bir durum değil. Az ve özün değerine inananlardanım.

İzleyici kitlesi genellikle hangi halklardan? Sadece Türkiyeli değil sanırım.

Önceleri çoğunlukla Türkiyelilerle başladık ama Türkiyeli sayısı çok düştü ve şimdi genelde diğer milletlerden katılımcılar daha fazla. Yine de sürekli gelen Türkiyeli katılımcılar var.

Filmleri neye göre seçiyorsun?

Filmlerin ödüllü olması çok önemli ama her ödüllü film iyi bir film olacak diye bir garanti de yok tabi. Belli yönetmenleri ve belli festivalleri sürekli takip edip ediyorum. Filmlerin çoğu seyretmediğim filmler oluyor, ki bu filmleri seyretmeden göstermek de büyük risk aslında ama filmler hakkında çok yorum okuyup araştırıyorum ve iyi bir film olduğuna emin olunca programa koyuyoruz. Geçmişten seyrettiğim ve pek hatırlamadığım ama çok keyif aldığım konusunda kesin emin olduğum filmleri de programa alıyoruz.

Bu arada Film Club’a üye olmak isteyenlver babelart@artlover.com mail adresine yazabilirler. Bir de 17 ve 24 Şubat tarihlerinde Nuri Bilge Ceylan’ın Ahlat Ağacı filmini göstereceğiz.