
Kısa bir süre öncesine kadar yetişkinler için ölüm fermanı gibi algılanan kanser teşhisi, her geçen gün yaşanan ilerlemelerle kronik bir hastalık olma yolunda ilerliyor.
Lenfoma ve lösemi hastaları bugün ciddi sayılabilecek oranda tedavi seçeneklerine sahip. Beyin tümörlerinin bir kısmı da geleneksel yöntemleri destekleyen modern tedavilerle durdurulabiliyor. Ancak bilim insanları önümüzdeki dönemde her üç kanser türünde büyük gelişmeler yaşanabileceğini ifade ediyor.
Kansere karşı bağışıklık sistemini harekete geçiren tedavi yöntemleri uzun bir süreden bu yana deneniyor. CAR-T sistemi denilen yeni tedavi yönteminde kişinin bağışıklık sistemi hücreleri alınıp yeniden programlanarak insan vücuduna enjekte ediliyor. Programlanan hücreler kanser hücrelerine karşı etkinlik gösteriyor.
Bilim insanlarının bugüne kadar yaptığı araştırmalar sözkonusu yöntemin lösemi ve lenfomaya karşı etkili olduğu ancak organ tümörlerine karşı düşük başarı gösterdiğini ortaya koydu. Bu tedavi yöntemi bazı deneylerde beyin tümörlerine karışı da kısmı bir başarı sağladı.
Bu yöntemin en büyük avantajı çok güvenli ve yan etkisiz olması. Bu nedenle önümüzdeki dönemde lösemi ve lenfoma hastaları için kullanılmaya başlanacağı düşünülüyor.
Novartis ve Kite Pharma şirketleri şimdiden izin almak için resmi başvurularını yapmış durumda.