Kobanê, Minbic, Reqa ve Musul’a giden İtalyan gazeteciler Ivan Grozny ve Stefania Battistini izlenimlerini anlatarak, “Rojava Devriminin mimarı Öcalan” dedi.
İtalya’nın Trieste şehrinde her yıl düzenlenen binlerce kişinin katıldığı, kitap tanıtımlarının, film gösterimleri ve söyleşilerin düzenlendiği Lunatico Festivali’nde Rojava’ya giden iki gazeteci ve Kürdistan Enformasyon Bürosu’ndan temsilcinin katıldığı panel yoğun ilgi gördü. Trieste radyosundan ve facebooktan canlı yayınlanan panelde gazeteciler, Rojava devriminden çok etkilendiklerini, halkın devletsiz kendini yönetebileceğini, kendini koruyabileceklerini gördüklerini aktardılar. Öcalan’ın Rojava’daki Kürt ve Arap halkları için büyük bir Önder olduğuna şahit olduklarını söyledi.
Devrimin mimarı Öcalan
Gittikleri her yerde devrimin ve inşa edilen sistemin mimarının Öcalan olduğuna, bir halk tarafından bu kadar kabul gören bir lideri ilk kez orada gördüklerini belirten Grozny, “Devrim bizim de devrimimiz. Devletlerimiz silah veriyor, asker gönderiyor. Bizden uzak olan topraklarda üzerinde kendi çıkarları için savaşıyor ve buna karşı halkların direnişi varsa biz de bu direnişe her yönlü katkıda bulunmalıyız” diye belirtti.
Halk toprağına bağlı
Sur direnişleri sırasında devlet televizyonu Rai Uno adına Amed’de bulunan gazeteci Stefania ise devrimin, devletler tarafından çok ters anlatıldığına vurgu yaparak şunları belirtti: “Sur’da da gördüm, bombalar atıldığında 90 yaşındaki yaşlı bir kadının, evimi bırakmam gitmem deyişi ile Efrîn’den çıkmak zorunda kalan ama her an dönmeye hazır insanların, duygu bağlılık derinliğini ve bu beni çok etkiledi. Onlar topraklarını bırakmak istemiyorlar ama tarihlerinden kalan herşey Türk devleti tarafından yok edilmeye çalışılıyor.”
“Direnenler, kadınından erkeğine gencinden yaşlısına çocuklarına, en zengin tüccarından toprak işçisine kadar dışarıdan gönderilen güçler değil, oranın halkı” diye Stefania, en çok Kobanê şehitliğinden etkilendiğini belirtti. Stefania “Her parçadan, her yaştan insan vardı. Yaşları çok küçük olanlar, baba oğullar, kardeşler, Araplar, Asuriler, devrim için o toprakları koruyanlar ve onları asla yalnız bırakmayan halk’’ derken, şahadet olgusuna da vurgu yaptı.
Kürdistan Enformasyon Bürosu adına konuşan Özlem Tanrıkulu ise “Demokratik sistem tabandan örgütlendiriliyor” dedi. Alternatif toplumsal gücün Rojava’da temsil edildiğini ve bunun bir yaşam sistemi olduğunu ifade eden Tanrıkulu, “Demokrasi değerleri, insanlık değerlerini korumak isteniyorsa Efrîn’in özgürlüğüne, Öcalan’ın özgürlüğüne kenetlenmek gerekir” dedi.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/TRİESTE