HAZIRLAYAN: Doğan Barış ABBASOÐLU


Aralarında Stephan Hawking’in de bulunduğu birçok bilim insanın uyarılarına rağmen dünya dışı varlıklarla iletişim kurmak için çabalar sürüyor. 

Bilim insanları son olarak 12 ışık yılı uzaklıktaki GJ 273 kızıl cüce yıldızın oluşturduğu sisteme içinde müzik ve matematik derslerinin bulunduğu radyo dalgalarını gönderdi. 

Luyten yıldızı olarak da bilinen bu yıldızla radyo dalgalarıyla mesajlaşmak günümüz için oldukça zor. Bu yıldız sisteminde radyo dalgalarını hemen anlayıp cevap verecek bir medeniyet olsa da bunu almamız yaklaşık 25 sene sürecek. 

Dünya Dışı Varlıklara Mesaj adlı kuruluş tarafından gönderilen mesajda geçtiğimiz ay yola çıktı. Kuruluşun başkanı Douglas Vakoch, Luyten yıldızının çevresinde yaşama ev sahipliği yapabilecek iki gezegen olduğunu ve mesajın bu gezegenleri hedeflediğini söyledi.

Vakoch’a göre bu mesajlara bir cevap beklenmiyor ancak girişim bu uygulamalarla gelecek için bir çerçeve oluşturmaya çalışıyor. 

Space.com’a konuşan Vakoch başarılı bir iletişim kurabilmek için bu uygulamayı milyonlarca kez tekrarlamak zorunda olduklarını ifade ederek benzeri mesajların gönderilmeye devam edeceğini söyledi. 

Dünya dışı varlıklarla iletişim kurmak bilim dünyasında oldukça tartışmalı bir konu. Zira birçok bilim insanı bu durumun ciddi tehditleri içinde barındırdığını düşünüyor.  

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından kurulan SETI sistemi, uzayda dünya dışı medeniyetler tarafından yayılmış dalgaları yakalamaya çalışıyor. Dünyanın en uzun soluklu projelerinden biri olan SETI henüz tek bir mesaj yakalayamadı. 

Bu nedenle son dönemlerde bilim insanları artan bir şekilde dinleme yerine aktif iletişim kurmaktan yana. 

Ünlü fizikçi Stephen Hawking, aktif iletişim kurmanın dünyamızı tehlike altına sokacağını ve gelişmiş bir medeniyetin insanlığı yok edebileceğini söylemişti. 

Vakoch’a göre bu endişe oldukça yersiz. Anlamlı ya da anlamsız Dünyadan son 50 yıl içinde sürekli olarak TV ve radyo sinyalleri evrene yayılıyor. Mesaj taşıyan dalgalar da bunlardan farksız. 

Vakoch ve ekibinin gönderdiği mesajı Barcelona merkezli Müzik, Yaratıcılık ve Teknoloji Festivali (SONAR) adlı kuruluş hazırladı. Mesajda yer alan müzikler de bizzat SONAR içinde yer alan sanatçılar tarafından bestelenen özel şarkılar. 

Bir binary kod şeklinde düzenlenen bu mesaj iki ayrı radyo frekansından 32 metre çapındaki EISCAT radyo anteninden gönderildi. EISCAT, Norveç’in Tromso şehrinde yer alan bir radyo teleskobu. 


12.5 ışık yılı içindeki evren



Proksima Erboğa - Sınıf: M5 Parlaklık: 11,0 Uzaklık: 4,22 ışık yılı (ıy)

Bu sönük kızıl cüce Güneşimize en yakın yıldızdır ve merkezdeki çift yıldıza olan 0,24 ıy uzaklığına ve bu yıldızların çevresinde dönmesi bir milyon yıl sürmesine rağmen, Alfa Erboğa yıldız sisteminin bir üyesidir. Proksima (Latince “yakındaki”), 1915 yılında Robert Innes tarafından keşfedildi ve o tarihlerde bilinen en sönük yıldızdı. Bu yıldız aynı zamanda dakikalar içerisinde bir kadir veya daha fazla parlaklaşma kapasitesine sahip bir parıltılı yıldızdır.

Alfa Erboğa A,B - Sınıf: G2+K0 Parlaklık: 0,0+1,4 Uzaklık: 4,39 ıy.

Bizden, Proksima’ya kıyasla biraz daha uzakta yer alan turuncu ve sarı cüce yıldızlar, Alfa Erboğa sistemini oluştururlar. Birbirlerinin yörüngesini 80 yılda tamamlayan bu yıldızlar, birlikte güney yarımküre göklerinin en parlak nesnelerinden birini meydana getirirler. Alfa Erboğa’dan bakıldığında, sistemin üçüncü üyesi Proksima sönük (4,8 kadir) bir yıldızdır.

Barnard’ın Yıldızı - Sınıf: M5 Parlaklık: 9,6 Uzaklık: 5,94 ıy.

En büyük özdevinimi gerçekleştirmesiyle ünlü bu kızıl cüce, gökyüzünde yüzyılda 0,29 derece yol alır. 1916 yılında E. Barnard tarafından keşfedilmiş ve 1960’larda yörüngesinde görünmeyen birkaç gezegen olduğu düşünülmüş, ancak daha sonra yapılan gözlemler bu düşünceyi çürütmüştür. Önümüzdeki sekiz bin yıl içerisinde Barnard’ın Yıldızı bize en yakın yıldız konumuna gelecektir.

Wolf 359 - Sınıf: M6 Parlaklık: 13,5 Uzaklık: 7,80 ıy.

1918 yılında Max Wolf tarafından keşfedilen aşırı derecede sönük bir kızıl cücedir. 25 yıl boyunca bilinen en sönük yıldız olarak kalmıştır.

Lalande 21185 - Sınıf: M2 Parlaklık: 7,5 Uzaklık: 8,31 ıy.

JJ Lalande’nin 1790’larda derlenen yıldız kataloğuna kaydedilen bu yıldız gökyüzündeki en parlak kızıl cücedir. Ancak yine de görebilmek için bir dürbüne ihtiyaç duyulur. G.Gatewood 1996 yılında yörüngesinde Jüpiter büyüklüğünde birkaç gezegen olabileceğine dair belirtileri rapor etmiş, ancak bu konu henüz doğrulanmamıştır.

Akyıldız (Sirius) A,B - Sınıf: A1+DA Parlaklık: 1,4+8,4 Uzaklık: 8,60 ıy.

Bu parlak beyaz yıldız, gece göğündeki en parlak, 25 ışık yılı içerisinde de en aydınlık yıldızdır. İlk olarak 1852 yılında görülen eşi, bilinen ilk beyaz cüce yıldızdır. Yörünge dönemi 50 yıldır.

Luyten 726-8 A,B - Sınıf: M5+M5 Parlaklık: 12,4+13,3 Uzaklık: 8,73 ıy.

İki kızıl cüceden oluşan sönük bir ikili sistemdir. Muhtemelen sistem, değişen bir yıldız olan ikinci yıldızı UV Balina’nın adıyla daha çok bilinir. Çok ünlü bir parıltılı yıldızdır ve Güneş‘in yüzeyinde görülenlere benzer, ancak çok daha güçlü alev patlamalarıyla, fark edilebilir şekilde birkaç kadir birden parlaklaşabilir. Her iki yıldızın birbiri etrafındaki yörüngesi yaklaşık 200 yıl sürer.

Ross 154 - Sınıf: M4 Parlaklık: 10,4 Uzaklık: 9,69 ıy.

Sönük bir kızıl cücedir. Frank Ross tarafından 1930’larda kataloglanan yakın yıldızlardan bir tanesidir. Aynı zamanda bilinen bir parıltılı yıldızdır.

Ross 248 - Sınıf: M6 Parlaklık: 12,3 Uzaklık: 10,33 ıy.

Bir diğer sönük kızıl cücedir.

Epsilon Irmak - Sınıf: K2 Parlaklık: 3,7 Uzaklık: 10,50 ıy.

Bir turuncu cücedir. Bu yıldız 1960’larda Gren Bank radyo teleskobu ile zeki yaşam belirtileri için araştırılmıştı. Sonuç, önceden tahmin edilebilir bir biçimde olumsuzdu. IRAS uydusu, olası bir güneş sistemi oluşumunun belirtisi olan çok miktarda tozun yıldızın etrafında döndüğünü tespit etti. Çok daha yakın bir zamanda (Ağustos 2000), Jüpiter büyüklüğünde bir gezegenin yıldızın yörüngesinde 3,2 gök birimi (GB) (480 milyon km) uzaklıkta döndüğü tespit edilmiştir.



Lacaille 9352 - Sınıf: M2 Parlaklık: 7,4 Uzaklık: 10,73 ıy.

Dürbünle rahatça görülebilen oldukça parlak bir kızıl cücedir. İlk defa, Nicolas de Lacaille tarafından 1752 yılı yakınlarında derlenen güney yarımküre yıldızları kataloğuna kaydedilmiştir.

Ross 128 - Sınıf: M4 Parlaklık: 11,1 Uzaklık: 10,89 ıy.

Sönük bir kızıl cücedir. Değişen yıldız ismi olan FI Vir olarak da bilinir.

Luyten 789-6 A,B,C - Sınıf: M5+M5+M7 Parlaklık: 13,3+13,3+14,0 Uzaklık: 11,1 ıy.

Bu sistemde üç kızıl cüce var gibi görünmektedir. Asıl çift birbirinin yörüngesinde 2 yıllık bir sürede dönerken, üçüncü sönük bir yıldız da ilkinin etrafında yakın bir yörüngede döner.

Öncü (Procyon) A,B - Sınıf: F5+DA Parlaklık: 0,4+10,7 Uzaklık: 11,41 ıy.

Parlak sarı-beyaz bir yıldız ve gökyüzündeki sekizinci en parlak yıldızdır. Güneş’in iki katı olan çapıyla Öncü, aynı zamanda 25 ışıkyılı içerisindeki en büyük yıldızdır. Öncü’nün yörüngesinde ilk defa 1896 yılında optik olarak görülen bir beyaz cüce eşi vardır. Yörünge dönemi 41 yıldır.

61 Kuğu A,B - Sınıf: K5+K7 Parlaklık: 5,2+6,1 Uzaklık: 11,41 ıy.

Çift turuncu cüce yıldızlı bu ikili sistem, F.Bessel tarafından 1838 yılında uzaklığı ölçülen ilk yıldız olmasıyla ünlüdür. Her iki yıldız da çok benzerdir ancak birbirinden çok ayrıktır (86 GB), yörünge dönemleri 700 yılı bulur.

Struve 2398 A,B - Sınıf: M4+M5 Parlaklık: 8,9+9,7 Uzaklık: 11,6 ıy.

1827’de basılmış bir çift yıldız kataloğunda Struve 2398 olarak adlandırılmış çift kızıl cüceden meydana gelmiş bir ikili sistemdir. Bu sistem aynı zamanda daha sıkıcı bir ad olan BD+59°1915 olarak da bilinir. İki yıldız oldukça ayrıktır (50 GB) ve birbirinin yörüngesinde 450 yıllık sürede döner.

Groombridge 34 A,B - Sınıf: M2+M6 Parlaklık: 8,1+11,1 Uzaklık: 11,64 ıy.

Bir diğer kızıl cüce çifti olan bu sistem, genellikle 1838 tarihli bir kuzey yarımküre yıldız kataloğundaki adıyla Groombridge 34 olarak veya bazen de BD+43°44 olarak adlandırılır. Her iki yıldızın da parlaklığı değişkendir ve değişen yıldız adları GX ve GQ Andromeda’dır. Her iki yıldız birbirinden oldukça uzaktır (150 GB) ve yörünge dönemleri 2500 yıldır.

Giclas 51-15 - Sınıf: M6 Parlaklık: 14,8 Uzaklık: 11,8 ıy.

Bu aşırı sönük kızıl cüce 14 ışıkyılı içerisindeki en sönük yıldızdır. Parlaklığı Güneş’in on binde biri oranındadır.

Epsilon Hintli A,B,C - Sınıf: K5+T1+T6 Parlaklık: 4,7 Uzaklık: 11,83 ıy.

Bir turuncu cücedir. Biraz daha küçük ve sönük olmasına rağmen Epsilon Irmak’a çok benzer bir yıldızdır. Epsilon Hintli’nin yörüngesinde bir çift kahverengi cüce (yanmak için çok küçük olan başarısız yıldız) vardır. Bu yıldızlar 2003 yılında keşfedilmiştir. Birbirlerinin etrafındaki yörünge süreleri 16 yıldır. Ana yıldızdan 1500 GB (220 milyar km) uzaklıktadırlar ve yörünge süreleri 70.000 yıldır.

To Balina - Sınıf: G8 Parlaklık: 3,5 Uzaklık: 11,90 ıy.

Bize en yakın, tek ve güneş benzeri yıldız. 1960 yılında, Epsilon Irmak ile birlikte herhangi bir zeki yaşam belirtisi için araştırılmış, başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Luyten 372-58 - Sınıf: M5 Parlaklık: 13,0 Uzaklık: 12,1 ıy.

Çok sönük bir kızıl cüce. Onlarca yıl önce kataloglanmış bir yıldız olmasına rağmen, uzaklığı belli bir kesinlikle daha yeni belirlenmiştir.

Luyten 725-32 - Sınıf: M5 Parlaklık: 12,1 Uzaklık: 12,1 ıy.

Bir diğer kızıl cüce.

Luyten’in Yıldızı - Sınıf: M3 Parlaklık: 9,8 Uzaklık: 12,39 ıy.

Bir kızıl cüce. Yıldıza, onun yakın bir yıldız olduğunu 1935 yılında keşfeden Willem Luyten’in adı verilmiştir. Yıldız, Öncü’den yalnızca 1,2 ıy uzaklıktadır, ancak bir bağlantıları yoktur.



Tesla’dan yük taşımacılığında devrim



Lüks elektrikli araç üretimiyle tanınan Tesla, tek şarjda 800 kilometre yol kat edebilen bir TIR’ı tanıttı. Araç içi dizayn konusunda Tesla Model 3’ten ilham alınan Semi, iç hacmi biraz daha genişletilerek şoförün ortaya oturduğu bir dizaynla geliyor: İlk etapta düzenlenen şov ve Tesla Semi’nin sahneye çıkışı, firmanın tutkunlarını tatmin edecek bir şekilde gerçekleştirildi. Nitekim bu yatırım ve hamle, Tesla için de oldukça önemli. Her ne kadar binek otomobilleri oldukça iyi satış başarıları elde etse de, Tesla Semi’nin satılacağı pazar bambaşka olacak. Tam olarak doldurulmuş bataryası ile durmaksızın 800 kilometre katedebilen Tesla Semi, 30 dakikalık bir şarjla bu mesafenin yarısını katetmeyi vadediyor.  Etkinlik sırasında basına açılan iki farklı Tesla Semi modeli vardı. Birisi standart olan ve yukarıda gördüğünüz model, diğeri ise aerodinamik paketiyle güçlendirilmiş bir üst model. Ancak bu tır römorklarında, şoförün uyku alanı olarak kullanabileceği bir yer bulunmuyor. Yani uzun mesafelerde dinlenmek için harici bir çözüme ihtiyaç duyulacak. Tesla Semi, firmanın binek araçlarından farklı olarak standart paketinde bir de yarı oto-pilot desteğiyle geliyor. Dış aynaların altına monte edilen 2 kamera ve çeşitli sensörlerle desteklenen görüş alanı, şoförlerin zaman zaman kabin ortasına oturmaları ve dinlenmeleri için tasarlandı. Tesla her zamanki çizgisini koruyarak, lüks araçları için yaptıklarını Tesla Semi için de gerçekleştirmişe benziyor. 5000 dolar ödeyen her müşterisine 2019’da seri üretimine başlanacak araçtan bir tane ayırmayı teklif eden firma, yakında ağır vasıta yollarının da efendisi olabilir.