Sivas… Kutsal değerlerin “Kafir, zındık, katli vacip” niyetine kaç kere yakıldığının sayısı bilinmez bu kentte. Susmuş, susturulmuş, katil, vurguncu, talancı zamanların zulmünde nefessiz kalmış bir kenttir Sivas.
Aşıkların, sadıkların, ermişlerin, dervişlerin yurdu Sivas… Pirlerin, Pir Sultan Abdal’ın yurdu Sivas… Niye suskunsun Sivas? Niye yabacısın bize Sivas? Kim yaraladı, kim yaktı, kim zulmün girdabında susturdu seni ey Sivas… Konuşsana!.. Konuş hadi bir şey söyle? Nasıl dayandın bunca acıya? Acılar mı susturdu seni arsızlık mı? Konuşsana ey Sivas?!.. Toprağını ışıtan, ısıtan güneş, ağacın, çiçeğin, yılkı atlarına yarenlik eden yaylaların, çağlayan pınarların, bulutun, gökyüzü, kızıl Dağın, Kızılırmak’ın, Emlek Höyüğün, Divriğin, Çamşıxı… Niye suskunlar? Yetmedi mi içine ağlamak? Yetmedi mi yaşadığın zulüm ey Sivas?..
Sarı tamburanın tellerini inleten eller, deyişlere ses veren diller, aşıklar, sadıklar, ozanlar nerede?.. Nerde “Uzun ince bir yolda yürüyen” Koca Veysel? Nerede “Alim ne yatarsın günlerin geldi!..” diyen Pirlerin piri Pir Sultan Abdal? Ne yaptın değerlerimizi ey Sivas? Sitemim, hawarım, çığlığım sana Sivas!!!
İçimde yangın yeri bir acı, içimde yüreğimi kemiren bir çığlık, içimde kan revan bir ırmak… Yürüyorum Sivas sokaklarında. Yüreğim yetebilir mi? Göz pınarlarıma hakim olabilir miyim? Yüreğimi yırtarcasına inleyen çığlığıma hakim olabilir miyim? Bilmiyorum…!!! Yürüyorum Madımak’a doğru… Bacaklarım titriyor, gözlerim buğulanıyor!.. İşte Madımak!!! Konuşsana ey Madımak!.. Konuşsana yangın yeri!.. Konuşsana ne yaptın 35 canı? Zulmün efendilerine, zulmat aleminin ağzı salyalı mahlukatlarına neden izin verdin?.. Ey sokakta umursamazca dolaşan adamlar? Ey canına, tenine, varlığına zulüm edilen kadınlar? Ey Sivas’ın insanları söyleyin kim yaktı Madımağı?.. Kim katletti burada inancımızı, canımızı? Kim yaktı tenimizi? Susmayın söyleyin!!!
Madımak Katliamı… Katliamların toplamıdır. Madımak katliamı zulmün yekunudur. Madımak Katliamı sadece Alevilerin değil tüm dünya insanlığının, kültürel, inançsal, maddi, manevi değerlerinin yakıldığı, katledildiği yerdir. Madımak insanlığın zalimin zulmü iktidar olsun diye katledildiği yerdir. Madımak’ta çocuk, kadın, genç, yaşlı her halimiz yakıldı. Madımak’ta sanatımız, şiirimiz, romanımız, çizgimiz, sazımız, sözümüz, dilimiz, kültürümüz, varlığımız, inancımız yakıldı. Madımak insanlık tarihinin kutsal değerlerinin katledildiği yerdir.
Şimdi zulüm iktidarının sahipleri, “Bin operasyon yapanlar”, devletin bekası için katliamı mubah görenler semizlenmiş gövdelerini zulüm karanlığında saklıyorlar. “Çok şükür halkımıza bir şey olmadı!” “Bu kadar insan futbol maçında da ölür!” diyen aymazlar… Şimdi nerede? Katil sürüsünü üstümüze salıp “Halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyin!” diyenler… Şimdi Nerede?
Tam da bu gün, tam da Madımak katliamının 20. Yılında iktidar “2. Alevi Açılımı” yapacakmış! Köprüye “Yavuz” adı veren, Madımak katillerinin 20 yıldır turistik gezi yapmasına imkan veren, koruyan, gözeten devlet ve bu devletin iktidarı “2. Alevi Açılımı” yapacakmış!!! Madımak katliamı için verilen yüz kızartıcı, utanmazca, aymazca karara sevinip “Bu karar Türkiye’ye hayırlı uğurlu olsun!” diyen efendiler “2. Alevi açılımı” yapacakmış!!!
Başbakan “Alevi kardeşlerim!” diyor. Biz “Abi, kardeş” değil eşit yurttaş olmak istiyoruz. Bırakın şu efendi, köle ilişkisi ifade eden ağızları!.. 3 Haziran 2009’da başlayan “Alevi Açılımı” ne oldu? Neden dört yıl boyunca sustunuz da şimdi biz mitingler yapınca, Madımak katliamı tarihi gelince tekrar “Açılım” yapasınız geldi? AKP bu akıl ve bu yöntemle Alevi Açılımı yapamaz, Alevilerin haklarını da tanıyamaz. Çünkü AKP Laik, Demokratik bir Türkiye değil Diyanet İşleri Başkanlığının fetvalarına uyarak Türk İslamcılık yapmak istiyor.
AKP 10 yılı aşkındır sosyal, kültürel, ekonomik yaşamı, kamusal alanı ve örgün, yaygın eğitim ortamını DİB fetvaları ile Türk/İslamcı Şeriatın boyasına boyadı. Kimileri bu durumu küçümsese, umursamasa da AKP bir Sağ Kemalizm partisi olarak Cumhuriyetin kuruluş “Felsefesine” hizmet için Türk/İslamcılığı yaşamın iliklerine zerk etti. Hala “Şeriat gelecek” diye korku tellallığı yapanlar var. Şeriat geldi. DİB’in Türk/İslamcı Şeriatı böyle oluyor. Arabi, İrani bir şeriat bekleyenler!.. Bırakın şu bakar körlüğü, güya aydın hallerini de gerçeği görün! AKP bu haliyle “Alevi Açılımı” yapamaz. Çünkü AKP’nin DİB’den devşirdiği devlet dini katı merkeziyetçi ve tekçidir. Alevilik ise adil, eşit, paylaşımcı, demokratik bir sistem ister. Bu dava çok ağır! Bu davanın kökleri tarihin derinliklerine inmiş bin yıllık bir çınardır. AKP çınarı içten kemiren kurtlar yaratmak istiyor. Buna bir de “Her ağacın kurdu kendi özünden olur!” gerçeği eklenince dava daha da ağır oluyor!..
Ey insanlık Madımak Hala Yanıyor!.. Gelin Madımak’ın ateşini sevgi, kültür, özgürlük ve adalet tutkusu, mücadelesi ile söndürelim…