
DAİŞ’in işgal girişimine karşı Kobanê‘ye destek için 4 Ekim 2014’te Urfa’nın Suruç ilçesinde oluşturulacak insan zincirine katılacakları Nusaybin’den Suruç’a taşıyan Abdulhalim Özdemir’in aracı askerlerin attığı gaz bombasıyla yanmış ve kullanılamaz hale gelmişti. Saldırıyı yargıya taşıyan Özdemir’in Suruç Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı. Savcılığın askerlerin ifadesini esas alarak başlattığı soruşturma kapsamında ise 9 Nisan 2015 tarihinde Özdemir hakkında “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunların hareketlerine katılma” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Suruç Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede Özdemir için bir buçuk yıldan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Hukuksuzluk bir gelenek
Özdemir’in avukatı Kamuran Tarhan, “Türkiye’de hukuk, devletin karanlık, kirli veya derin olarak tabir edilen zihniyetin etkisi altındadır. Lehine olan deliler toplanmasına rağmen failler korunmuş, hatta faillerin beyanı ile mağdur, şüpheli konumuna konulmuştur. Devlet aklıyla işlenen suçlar yargı kurumunun eliyle cezasız bırakıldı. Bu hukuksuzluk geçmişle gelen bir gelenektir” dedi. Deliller karartıldı Olay gününe ilişkin askerlere ait zırhlı araçlarda kamera kayıtları olmasına rağmen delillerin karartıldığını söyleyen Tarhan, “Aracın yandığı esnada içerisinde bulunanlar, aracın gaz kapsülü sonucu yakıldığını ve hatta olaydan sonra küle dönüşen aracın iskeletinde gaz kapsülü olduğunu beyan etmişler. Direkt hedef gözeterek, araca saldırı gerçekleşmiştir” diye belirtti.
Ekmek teknesi yakıldı
Özdemir ise, hakkında açılan davaya tepki göstererek yakılan aracın geçimini sağlayan tek ekonomik gücü olduğunu söyledi. Özdemir hakkında ifade veren askerlerden birisinin Silvan Komando Alayı 1. Taburu’nda diğerinin ise Sur İlçesi Jandarma Komutanlığı’nda görev yaptığı öğrenilirken, Özdemir hakkında ifade veren askerlerin bir bölümünün de Suruç’a takviye güç olarak giden askerler olduğu belirtildi.
BİLAL GÜLDEM/DİHA/MARDİN