Kürt soykırımı Rojava’da da devam ettirilmek isteniyor.
Bu yüzden öncelikle; Rojava halkını yalnız bırakmamak, Rojava direnişini kırdırmamak, Rojava devrimini boğdurmamak başta demokratik insanlık olmak üzere tüm yurtsever Kürt halkının boynunun borcu oluyor.
Çünkü Türkiye başta olmak üzere sömürgeci güçler ve onlara kuyruk olmuş işbirlikçi hain güçler Mahabad’ın başına getirdiklerini Rojava’nın başına getirmeye çalışıyor. Rojava’da gerçekleşen devrimi bastırmaya ve teslim almaya çalışıyor.
Rojava Devrimi bir halk devrimidir. Kürt halkı Rojava’da kendi kaderini belirlemeye yönelmiştir. Demokratik özerkliğini inşa etmeye koyulmuştur. Kürt demokratik toplumunu örgütlemektedir. Bu sadece Kürt halkının değil Suriye’deki diğer halkların yaşadığı sorunların çözümünde de tarihsel bir adımdır. Kürt-Arap kardeşliğini özgürlük ve eşitlik temelinde kurmayı hedeflemektedir. Ortadoğu’nun kangrenleşmiş sorunlarına en gerçekleşebilir, en demokratik ve barışçıl çözüm modelidir.
Tüm bunlar bazı çıkar çevrelerinin planlarını bozmuştur. Küresel ve bölgesel gericiliğin oyunları ve hesapları bozulmuştur. Şimdi hepsi elbirliği içinde Rojava’ya saldırmaktadır. Mahabad’a olduğu gibi…
El Nusra adı kimseyi yanıltmamalıdır. Bu adın arkasında TC ve KDP’yle birlikte İran, ABD, İngiltere, Avrupa ve İsrail bulunmaktadır. Yani Mahabad’ın katilleri işbaşındadır.
Kürt demokratik özerkliğini yıkma, Kürt özgürlük devrimini tasfiye etmenin ötesinde; ortaya çıkan demokratik Suriye alternatifi yok edilmek isteniyor. Kürt-Arap kardeşliği dinamitlenmek, Arap-Kürt savaşı yaratılmak isteniyor. Demokratik özerklik temelinde Kürt sorununun çözümü istenmiyor. Demokratik ve barışçıl Suriye istenmiyor. Suriye’deki halkların kardeşçe bir arada yaşaması istenmiyor. Suriye ve Ortadoğu’daki sorunların çözümü istenmiyor.
Bölgede ve dünyada birbirine en karşıt olan güçler, Rojava devrimine karşı yan yana gelmiş bulunuyor. KDP ve KDP’nin sofrasından kalan artıklarla beslenen bazı Kürtler, yeminli PKK düşmanları da bu uğursuz çabanın içinde yer alıyor.
Rojava devrimine en başından beri en çok düşmanlık yapanın AKP olduğu biliniyor. Çeteleri dünyanın dört bir yanından toplayan, eğiten, donatan ve Rojava’ya saldırtanın Türkiye olduğunu dünyada bilmeyen yoktu.
Kürt Özgürlük Hareketi, KDP’nin de Rojava devrimine düşmanlık yaptığını söylediğinde bir kısım insanımız buna inanmakta zorlanmıştı. Peki pratik neyi gösteriyor?
KDP, Başur-Rojava sınırını hala kapalı tutuyor. El Nusra eliyle uygulanan Kürt devrimini tecrit etme ve boğma planıyla uyum içinde, AKP ile ortaklaşa açıktan düşmanca bir politika izliyor. Hem de Kürt birliğinin ve dayanışmasının en fazla dile geldiği bir zamanda…
Rojava halkı devrimini kahramanca savunuyor. İnsanlığa ve Ortadoğu halklarına özgürlük umudu olmayı sürdürüyor. Tüm Kürt halkı ve insanlığın kalbi Rojava’da atıyor. Rojava devrimi tüm Kürdistan’da ve dünyada kim özgürlük ve kardeşlikten yana, kim değil, kim halkların demokrasi ve barış içinde yaşamasını istiyor kim istemiyor herkese gösteriyor. Bütün maskeleri indiriyor.
Çünkü Rojava devrimi;
Kürtlerin özgüce dayanan, başkalarına bel bağlamayan, gaflet içine girmeyen,
Devletçi olmayan, halkın öz örgütlenmesi ve direnişi üzerinde yükselen,
Demokrasi, özgürlük ve eşitlik temelinde kurumlaşan,
Kürtlerin yüzlerce yıllık umudunun, son kırk yılda yürüttüğü kahramanca direnişin ürünü olan bir devrimdir.
Apocu felsefe, ahlak, kültür ve yiğitliğin yeniden yarattığı Kürt halkının görkemli ayağa kalkışıdır.
Asla yalnız değildir. Namuslu ve şerefli Kürt halkı kadar demokratik insanlık yanındadır, Rojava halkıyla birliktedir.
Bu yüzden asla ikinci bir Mahabad olmayacaktır.
Bu tarihsel hesaplaşmada Rojava Devrimi Mahabad’ın katillerini yenilgiye uğratacak ve intikamını da alacaktır.
Mahabad’ın katilleri ve Rojava