
Haklarında zorla mahkemeye götürülme kararı verilen HDP’li vekiller ifade vermeye gitmeyecek.
‘KCK Ana Davası’nda yargılanan ve dosyaları milletvekili oldukları için ayrılan HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, HDP milletvekilleri Dilan Dirayet Taşdemir, Besime Konca, Selma Irmak, Osman Baydemir, Ahmet Yıldırım, Alican Önlü ve Nadir Yıldırım hakkında Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi ‘mahkemeye zorla getirilme’ kararı vermişti. 2009 yılında ‘KCK’ adı altında gerçekleşen siyasi soykırım operasyonları kapsamında 3 yıl tutuklu kaldığını hatırlatan Demirel, “Bu dava devam ederken 8 milletvekili olarak dosyamız ayrıldı, mahkemelere katılmadık” dedi. Dokunulmazlıklarının kaldırılması ardından mahkemeye gitmeyeceklerine dair parti olarak açıklama yaptıklarını anımsatan Demirel, zorla getirilme kararı veren mahkemeye ilişkin “Biz bu mahkemenin aslında işlevini yitirdiğini belirtiyor ve yok hükmünde sayıyoruz” diye konuştu.
Dava yok hükmünde
2009’daki iddianamelerin asılsız olduğunu ve polisler tarafından hazırlandığını, polis ve hakimlerin tümümün Gülen Cemaati soruşturması kapsamında tutuklandığına işaret eden Demirel, “Yargılanma sürecimizin hukuki bir dayanağı yoktur. Bu nedenle şu anda davamız yok hükmündedir ve biz bunu böyle değerlendiriyoruz. KCK Ana Davası’nın derhal düşmesi ve tutuklu bulunan arkadaşlarımızın ise derhal tahliye edilmesi gerekiyor” dedi.
Adalet Bakanı’nın talimatı
“Bizi yargılayanlar tutukluyken halkın iradesi olarak biz nasıl oluyor da yargılanıyor ve zorla mahkemeye götürülmek isteniyoruz” diye soran Demirel, ifade vermeye gitmeyeceklerini yineledi. Demirel, “Zorla götürülme kararı tamamen siyasi bir karardır. AKP hükümeti cemaatin geçmişte yaptığını şimdi kendisi devam ettiriyor. Bizim yargılanmamıza dair Adalet Bakanlığı yerel mahkemelere talimat veriyor. Hakim ve savcılar Adalet Bakanı’nın memuru gibi çalışıyor” diye konuştu.
Siyasi savunma yapılacak
Zorla götürülmeleri durumunda iddianamelere göre ifade vermeyeceklerini ifade eden Demirel, “Tek yapacağımız siyasi savunma olacaktır. Bunun dışında biz mahkemeye gitmeyeceğiz ve bu mahkemelerdeki yargılamayı yok hükmünde sayıyoruz. Bu dosyaların tümünün düşmesi gerekiyor” dedi.
Açlık grevi ardından
Açlık grevinin ardından böylesi bir kararın alınmasını manidar bulduklarını ifade eden Çağlar, şöyle devam etti: “Şu anda bizim için önemli olan Sayın Öcalan’ın sağlık ve güvenlik sorunudur. Devlet avukatlarıyla ve ailesiyle görüşmeyi engelleyerek hukuk dışı bir uygulama yapıyor. Bunların hepsi siyasi iktidarın kendisince verdiği bir karadır ve biz bu kararları tanımıyoruz. Tek talebimiz bir an önce Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması, görüşmelerin sağlanması ve darbe gecesi adada ne yaşandığına dair doğrudan temasla kendisinden bu bilgiyi alıp topluma ulaştırmaktır.”
Baluken: Darbecilerden farkları yok
HDP’li vekiller hakkında alınan “zorla getirme” kararına sert tepki gösteren HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise “AKP’nin darbe sürecinde, milletvekillerimizin polis zoruyla alınması kararı çıktı. Darbecilerin yapmak istedikleri gibi. Savcıya, hakime darbeci deyip onları hapse atacaksın, onların kararıyla da milletvekili mi tutuklayacaksın? Yargı yüz metreden görünce cübbesini iliklemiş. Biz bu yargının nesine güveneceğiz?” diyerek, milletvekillerinin mahkemelere gitmeyeceğini yineledi.
HABER MERKEZİ
Beştaş’a 2 ayrı dava
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş hakkında hazırlanan iki ayrı iddianame, Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Beştaş, 2 Şubat 2016 tarihinde kentte polislerce katledilen Murat Daşkan ve Mahmut Can Çakır’la ilgili sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımlar ile aynı tarihte Kürdistan’daki öz yönetim direnişlerine ilişkin İnönü Parkı’nda yapılan açıklama sırasında sarf ettiği sözler nedeniyle suçlanıyor. İddianamelerde Beştaş hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin yargı organlarını, devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama” suçlamalarıyla 2’şer yıldan toplam 4 yıl hapis cezası isteniyor.