Almanya’nın Mainz kenti ve çevresinde, Wan depreminde mağdur olanlar için tam bir seferberlik havası hakim. Wan’daki depremzedeler için onlarca karton giyecek yardımı ve 40 bin Euro civarında para yardımı toplandı. Mainz kentinde çok sayıda eşya da gönderilmeyi bekliyor. Yapılan eşya ve bağış yardımlarında, Kürt ve Türkiyelilerin yanı sıra Almanlar da yardımda bulunuyor. Mainz kentinin Finthen semtinde bulunan Peter Härtling İlkokulu da yardım için örnek bir başarı tablosu sergileyerek destek sundu. Peter Härtling İlkokulu’nun bu örnek dayanışmasını, yardım çalışmalarına öncülük eden Mainz doğumlu Dêrsimli Elif Erdem ile konuştuk.

Sayın Elif Erdem, Wan depreminde zarar görenlere yardım etme kararını neden ve nasıl başlattınız?

Wan’daki durum çok vahim. Benim için bir anda evini kaybetmek, evsiz kalmak çok zor bir düşünce. Bunun dışında bir de ailemden birilerini kaybetmek, annemi, babamı, kardeşimi. Facebook üzerinden giysi kampanyasının başlatıldığını okudum, araştırdım ve soruşturdum. Kampanyayı düzenleyen Mainz ve çevresinde oturan Kürtlerdi. Ben de böylesi güzel bir projeye katılmanın en doğrusu olduğuna inandım ve yardımda bulundum. Öncelikle tanıdık çevremde bir kaç dostuma sordum. Ama bu çok yavaş ve az miktarda başarı gösteriyordu. Daha çok yardım gerekir diye düşündüm. Almanya gibi bir ülkede daha çok fazla yardımın akması kanısındaydım. Bunun üzerine bir mektup yazıp çoğalttım. Yakınımda olan bir okula ilettim. Hani bir kibrit çakarsınız, ateşe dönüşür etrafı sarar ya, işte o şekil bu mektup elden ele gezdi ve inanılmaz bir hızla yardım toplandı. 400 civarında  öğrenci ve veli hep birlikte Wan için yardım topladılar. Kendim de şahsen bu hıza ve gönülden gelen yardıma hayran kaldım.
 
Proje kapsamında yardım edenler arasında kimler vardı?
Alman veliler, öğretmen ve öğrenciler, herkes seferber oldu ve büyük bir coşku ile yardım ettiler. Kartonlarca yeni giyim eşyaları, kadın ihtiyaçları, bebek malzelemeri ve maddi yardım yapıldı. Kartonlar Mainz kentinde bulunan Kreativa Sanat Merkezi ve Mainz Alevi Kültür Merkezi’ne sığmayınca, transfer kararı verdik. Büyük bir depo yeri olarak Mainz-Bischofsheim’da bulunan Global düğün salonunun (Industriestrasse 13, 65474) arka deposunu sorduk, salon sahibinden onay aldık ve yardımları oraya transfer ettik. Bir tır yardım malzemesi şu an orada. İsteyen herkes bağışlarını oraya ulaştırabilir. Eşyalar, Hevya Sor üzerinden TIR’larla götürülecek.

Almanlar dışında yardım edenler arasında diğer halklara mensup insanlar var mıydı?
Yardım edenler arasında Faslılar, İtalyan ve iki Türkiyeli aile vardı. Diğer Türk aileler ne yardım ettiler, ne de beni dinlemek istedi. Bu beni derinden üzdü. Bir felaket yaşandı ve insanlar yardım elini uzatmıyor. Benim ailem Dêrsimlidir. Fakat eminim ki ben ve ailem Ankara’da yaşanan bir felakete de aynı duyarlılık ile koşardık. Felaketi kim yaşarsa yaşasın önemli olan insanlığın ön plana çıkması. Her zaman olduğu gibi en mağduru da kadın ve çocuklar. Hepimiz insanız ve bu felaket hepimizin başına gelebilir.
 
Bağış toplarken aklınızda kalan önemli noktalar veya izlenimlerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Bir Türk kadın „Onlar bizim kardeşimiz. Bu ırklar üstü bir kardeşliktir. Kardeşlerimizi yalnız bırakamayız“ dedi. Bir öğrenci velisi Alman anne de, ben eşyaları almaya gittiğimde karşımda hüngür hüngür ağladı. Kelimeler boğazında düğümlendi ve „Türkiye neden böyle yapıyor. İnsanları öldüğünde susuyor ve yardım etmiyor“ dedi. Hani ‘Kardeşim duymaz, el oğlu duyar’ diye bir söz vardır, aklıma o söz geldi. Daha önce sohbetim olmamış, hiç tanımadığım Alman kadına gönülden sarıldım, insanlığından dolayı teşekkür ettim. Bir aile de evlerinde verebilecek fazla bir şeyleri olmadığı için çarşıya çıktı ve yepyeni eşyalar aldı. Diğer bir olayda Almanların yaşadığı bir evin kapısını çaldım ve eve girdiğimde evin küçük çocuğu en çok sevdiği oyuncağını bana uzatarak, ‘Bak, bu benim en güzel oyuncağım, o çocuklara ver bunu’ dedi. Şu an öğrenci çocuklar belki fazla bir anlam veremiyorlar, ama eminim büyüdüklerinde nasıl bir iyilik yaptıklarını hatırlayacak ve gurur duyacaklardır.

Almanya’da toplanan yardımların genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Her zaman bir felaket olunca yüzlerce yardım kampanyaları medyalarda boy gösteriyor. Wan için tek bir kampanya duyulmadı, görülmedi. Bireysel yardımların dışında. Kürtlerin, Türkiyelilerin ve yardımsever diğer uluslardan bireylerin yardımları dışında. Alman televziyonları her bir felakette boy gösteririken, yüzbinlerce Euro toplarken, Wan’a gelince neden susuyor ve uzak duruyor. Kuru haberlerin dışında bir şeyler okudunuz mu, izlediniz mi? Ben göremedim, okumadım ve duymadım.

Giyim eşyaları ve maddi aktarımları Türkiye tarafından engelleniyor! Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

TIR’lar gümrüklerde bekletiliyormuş. Kargolar ulaşmıyor, yardım kuruluşlarının ve Wan Belediyesi’nin banka hesaplarına yatırılan maddi bağışlara el konuluyor. Bu açıkça bir  ambargodur ve bu ambargonun mağdurları depremzedelerimiz, masum çocuklar ve insanlardır. Siyasetin, milliyetçiliğin ve düşmanlığın sırası ve zamanı değildir. Orada ölen, soğuktan titreyen insandır.

Almanlar ile birebir konuştunuz. Neler söylediler?
Almanlar özellikle devlet tarafından esirgenen yardımlardan şikayetçi. Türk medyasında gösterilen ve milyonlarla ifade edilen para akımı gerçekten Wan’a ulaşıyor mu? Buna kimse fazla inanmıyor. Özellikle işin içinde milliyetçilik, Kürt antipatisi var ise toplanan yardım nasıl yerine ulaşsın ki? Bazı Almanlar ise, ‘Kolay bir çalışma ile çok büyük yardım mümkündür, o yüzden yardıma katılıyor, bağışlıyoruz. Birgün bizim de başımıza böyle bir felaket gelirse, yardım bekleme hakkımız olmayacak mı?’ dedi. 

İletmek isdediğiniz bir mesaj varmı?

Wan halkını seviyoruz. Almanya’ya söyleyecek önemli bir sözüm var: Utanın! Mağdur bir halkı kendi kaderi ile başbaşa bırakıyorsunuz. Yardım edebileceğimiz onlarca imkan, yol ve yöntem vardır. Ama rahatımız için de yardım etmiyoruz. Bazı Almanlar tek bir kez giydikleri ve modası geçtiği için bir daha dolabından çıkarmadıkları giysileri, montları, pantolonları verdiler. Bunlar yepyeni eşyalar. Ben de dahil bir kez giyip, bir daha giymediğimiz onlarca giysi var. Kendimden ve fark ettiklerimden utandım. Niçin bu kadar fuzuli davranıyoruz. Gelecekte bir mont, pantolon az alalım ki o parayı yadıma ihtiyacı olanlara gönderelim.

RIZA AYDOÐDU/MAİNZ




Japonya’dan Wan’a yardım

Japonya’nın başkenti Tokyo’da yaşayan Kürtler, Wan depreminde mağdur olanlar için başlattıkları yardım kampanyasını tamamladı. Kürtlerin yanı sıra Japonların da destek verdiği yardım kampanyasında yaklaşık 26 bin Dolar para toplandı. Yardım kampanyasına ilişkin bilgi veren Kürtler, kendi aralarında 16 bin Dolar topladıklarını, ayrıca Kürt dostu Japonlar’ın da kampanyaya yaklaşık 10 bin Dolar katkı yaptıklarını bildirdi. Toplanan yardımlardan 10 bin Dolar’lık kısmının direkt Ercîş Belediyesi’ne gönderildiğini belirten yetkililer, kalan 16 bin Dolar’lık para yardımını ise, Wan Belediyesi’ne ulaştırmak istediklerini dile getirdi. Türk Hükümeti’nin sorun çıkarabileceği yönlü bir cevap aldıklarını ifade eden kampanya yetkilileri, Hükümet’in yaklaşımlarından dolayı gönderdikleri yardımın depremzelere ulaştırılmayacağı kaygısı taşıdıklarını, bu nedenle diğer yardım miktarının, mağdurlara ulaştırılması için Heyva Sor ile ilişkilendiklerini ve yardımları bu kurum üzeri gönderdiklerini açıkladı.

Y.ÖZGÜR POLİTİKA/TOKYO




‘Kürdistan Kerbela’yı yaşıyor’

Almanya’nın Frankfurt kentinde yaşayan Alevi dedesi Veli Yıldız (Halkımız Veli), Wan depreminde mağdur olanlar için yardım kampanyası başlattı.
1 haftada 540 Euro maddi yardım ve giyecek topladıklarını dile getiren Yıldız, toplanılan giysi yardımlarının Frankfurt Mezopotamya Kültür Merkezi’ne aktarıldığını, maddi yardımların ise Heyva Sor a Kürdistanê’ye iletileceğini söyledi. „Niyazımızı ve kurbanımızı hainlere haram ediyoruz“ diyen Yıldız, „Halkımız birlik ve beraberlik içinde olmalı. Operasyonlar ve tutuklama furyasına karşı duyarlılık göstermeli. Bayramda dahi operasyon ve katliamlar devam ediyor. Kürdistan adeta Kerbela’yı yaşıyor“ dedi. 


 ERDEM İNAL/FRANKFURT