Avrupa, göçmenler açısından son yıllardaki ayıpların en büyüğünü yaşadı geçen gün. Olay İngiltere’de geçmedi ancak geçmese de olur zira İngiltere’nin olayda bir parmağı olduğu zaten aşikar. Makedonya da bulunan yüzlerce göçmen, Makedonya-Yunanistan sınırını geçmek için toplu bir şekilde sınırda toplanınca, güvenlik güçleri göçmenleri şiddetle durdurmaya çalıştı. Yüzlercesi yaralandı. İzdiham yaşandı. Çocuklar ve kadınlar oradan oraya savruldu. Savrulmayanı da polis güçleri savurdu.
Makedonya’daki sınırlarda bekleyen göçmenlerin birçoğu Suriyeli. Bir şekilde Makedonya üzerinden Avrupa’nın başka ülkelerine gidebilmeyi umut ediyorlar. Ancak AB ülkeleri Makedonya’ya ayar çekmekte gecikmedi. İşlevli bir demokrasiye zaten sahip olmayan Makedonya, Cuma günü göçmenlere kaba kuvvet uygulayarak Avrupa’ya yaranmaya çalıştı bir nevi. Ülkenin durumu zaten içler acısıydı. Devlet kurumlarında siyasileşmenin artmasıyla basına yönelik kontrol artmıştı. Daha geçtiğimiz Mayıs ayında ülkede şiddet tüm sokakları kaplamıştı.
Makedonya’nın yüzde 25’lik dilimini kapsayan Arnavutlara uygulanan etnik savaş halihazırda çok kaygı verici. 9 Mayıs’ta Makedon polis güçlerinin Arnavutlara yönelik başlattıkları operasyonlarda çatışma çıkmış ve çatışmalar sonunda 9 kişi hayatını kaybetmişti. Olaylar sonunda bazı bakanlar istifa etmek zorunda kalmıştı. Hatta ana muhalefet partisi Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) ise hükümetin giderek otoriterleştiği ve seçimlerde hile yaptığı gerekçesiyle yaklaşık bir yıldır meclis faaliyetlerine katılmıyordu.
Avrupa’nın uyarılarıyla Makedonya Suriyeli göçmenlere karşı benzer bir şiddet kullandı ki mesele çözülmediği için ileride de Makedonya daha sert politikalarla karşımıza çıkabilir. Perşembe günü de Makedonya göçmenlerle baş etmek için sıkıyönetim ilan etti. Cuma günü de sınırları kapattı. Olan oldu. Olay yerine giden gazetecilerin çektiği fotoğraflar zaten olay esnasında yaşanan acıları gözler önüne seriyor. Zaten savaştan kaçan insanlara polis biber gazlarıyla saldırmak, nasıl bir çelişkidir?
Ocak ayından beri 160 bin kadar göçmen Yunanistan topraklarına ulaştı. Ortada kalan göçmenlerden kurtulmak için Yunanlı görevliler, göçmenlere Makedonya’ya nasıl gidecekleri konusunda akıl veriyorlar. Avrupa, sınırlar konusunda Yunanistan’ı sıkıştırdığı gibi Makedonya’yı da sıkıştırmaya başladı. En çok da İngiltere’nin bastırabileceğinden kuşku yok. Sınırdaki güvenlik güçlerinin kullandıkları şiddetten dolayı içişleri bakanı açıklama yapıp bazı göçmenlerin sınırdan geçmelerine izin vereceklerini açıkladı. Ellerinde ise belirli bir kota var. Ama nereye gidecekler, gidecekleri yerde onları ne bekliyor orası da belli değil. Bir açıklama yapılmıyor.
İnsan hakları örgütlerden birinin söylediği gibi Makedonya’nın sınırdaki göçmenlere olan sert tavrı sanki herhangi bir suçluya yönelik tavır gibiydi. Gerçek de bu değil mi zaten? Göçmenler onların gözünde suçlu olmasa da potansiyel suçlu. En yürek burkucu da sınırdaki göçmenlerden birinin bir gazeteciye verdiği demeç. Ve dedi ki “herhangi bir ülke benim ülkemden iyidir.” Başkasının ülkesini kendi ülkesine tercih ettiren siyaset düzeni ve savaşa ne kadar lanet edilse azdır.