Makyaj yasağının işaret ettiği
Forum Haberleri —

HTŞ/foto:AFP
- Şam yönetimi, Lazkiye’deki kamu kurumlarında kadın çalışanlar için makyaj yasağı getirilmesi kararına tepkiyi yatıştırmaya çalıştı. Makyaj yasağına yönelik tepki kozmetikle ilgili değil, devletin günlük hayatı ne ölçüde düzenleyebileceğiyle ilgili.
HAID HAID
Şam yönetimi, Lazkiye’deki kamu kurumlarında kadın çalışanlar için makyaj yasağı getirilmesi kararına tepkiyi yatıştırmaya çalıştı. Yetkililer, önlemin yanlış anlaşıldığını öne sürdü. Bu kararın kişisel özgürlükleri kısıtlamakla değil, “mesleki görünümü düzenlemek” ve aşırılığı önlemekle ilgili olduğunu iddia ettiler. Kamuoyundaki öfke kabul edildi, ancak yasak olduğu gibi kaldı.
Tek başına bakıldığında bu politika önemsiz görünebilir, ancak bağlamı içine yerleştirildiğinde hiç de öyle değil. Bu yasak, son dönemde alınan bir dizi önlemle birlikte okunduğunda, devlet görevlilerinin kişisel hayata müdahale eğiliminin giderek arttığına dair endişe verici işaretler taşıyor. Kadınların görünümü ve davranışları, düzenlenmesi gereken konular olarak giderek daha fazla görülüyor.
Yasak, 26 Ocak’ta Lazkiye Valisi tarafından çıkarıldı. Kadınların çalışma saatlerinde devlet kurumlarında makyaj yapmasını tamamen yasaklayıp yasal sorumluluk tehdidiyle uygulanıyordu. Başlangıçta pek dikkat çekmedi. Birçok kişi, özellikle Şam ile Rojava arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde ortaya çıktığı için kararın sahte olduğunu düşündü. Valiliğin halkla ilişkiler ofisi bir açıklama yaparak, kararın gerçek olduğunu teyit edince işler değişti. Bu açıklama, orijinal karardan daha fazla öfke yarattı. Yetkililer, önlemin kadınları özellikle hedef almadığını, kişisel özgürlüklere müdahale etmediğini iddia etti. Sadece “aşırı” makyajı önlemeyi ve mesleki standartları korumayı amaçladığını öne sürdüler. Sorun şu ki; politika, ne “aşırılık” ne de “mesleki” kavramını tanımlıyor. Hiçbir kriter, orantılılık ya da takdir yetkisi sunmuyor. Eğer amaç gerçekten ölçülülük olsaydı, net bir rehberlik yeterli olurdu. Bunun yerine dayatılan, zorlama yoluyla uygulanan mutlak bir kural oldu.
Mantıksız açıklama
Makyajın bir çalışanın işini yapma yeteneğiyle hiçbir ilgisi yok ve bunu düzenlemek kamu hizmetlerinin verimliliğini ya da kalitesini artırmıyor. Yaptığı tek şey, devleti (özellikle cinsiyetçi bir biçimde) kişisel ifadenin hakemi konumuna getirmek. Buna karşılık erkekler, “mesleki” kabul edilen şeyin öznel doğasına rağmen görünüm konusunda benzer hiçbir kısıtlamayla karşılaşmıyor. En önemlisi, makyaj yasağı tek başına bir olay değil. Bu ayın başlarında Vadi Barada Belediye Başkanı, restoranların dans eden ya da sosyalleşen karma gruplara ev sahipliği yapmasını “dini ahlak” gerekçesiyle yasaklayan bir genelge yayımladı. Geçen yıl, kamu plajları ve havuzlarında “iffetli mayo" konusunda genelge yayımlanmış, kadınların giyimine özel kısıtlamalar getirilmiş, ancak özel ya da lüks mekanlarda muafiyet tanınmıştı. Makyaj yasağı gibi bu önlemler de kamu ahlakı ve kültürel normlar çerçevesinde sunuldu. Uygulamada ise kamu güvenliği ya da düzeniyle pek ilgisi olmayan kişisel tercih alanlarına devlet otoritesini genişletiyor. Bu, uzun süredir farklı tercihleri barındıran ve insanların buna göre seçim yapabildiği kamu alanlarının olduğu bir ülkede özellikle dikkat çekici. Resmi önlemlerin yanı sıra gayriresmi uygulamalar da endişeyi derinleştiriyor. Geçen yıl boyunca, bazı bölgelerde Şam güçlerinin toplu taşıma araçlarında ya da kamusal alanlarda cinsiyet ayrımını zorladığına dair raporlar ortaya çıktı. Bunlar, yasal bir temele dayanmıyor, resmi bir politikayla da açıkça desteklenmiyor, ancak hesap verebilirlik eksikliği ya da açık kınama olmaması, bunların devam etmesine izin veriyor ve kişisel özgürlüklerin yasa yerine keyfi güce göre şekillendiği bir ortam yaratıyor.
Endişe verici örüntü
Tek tek ele alındığında her biri sınırlı ya da istisnai olarak geçiştirilebilir. Bir araya geldiklerinde ise endişe verici bir örüntü oluşturuyorlar. Görünüm, giyim ve cinsiyet temelli davranışlar, giderek daha fazla düzenlenmesi gereken konular olarak görülüyor; profesyonellik, ahlak ya da toplumsal düzen gibi esnek kavramlarla gerekçelendiriliyor. Bir kez normalleştiğinde, bu gerekçeler kolayca genişletilip çok daha geniş alanlara uygulanabilir. Bu önemli, çünkü Suriye kapsamlı bir ahlak kodu uygulamak üzere değil diye sessizce emsaller yaratılıyor. İdari kararlar, beklentilere; hoşgörülen gayriresmi uygulamalar, rutine dönüşebilir. Uzun süreli çatışmadan çıkan, kurumlara güven zaten kırılgan olan bir toplumda, bu değişimler gerçek sonuçlar doğuruyor. Devlet, açık bir gereklilik olmaksızın kişisel hayata müdahale ettiğinde güven daha da aşınıyor ve en çok etkilenenlerde korku büyüyor.
Zorlama aracına dönüşme
Makyaj yasağına tepki, kozmetikle ilgili değil. Kimin profesyonelliği tanımladığı, kimin özgürlüklerinin pazarlık konusu edildiği ve devletin günlük hayatı ne kadar düzenleyebileceğiyle ilgili. Bu sorular, Lazkiye'nin ötesinde yankılanıyor. Suriye’nin savaş sonrası düzeninin neye dönüşeceğine doğrudan işaret ediyor. Eğer profesyonellik ve kamu ahlakı anlamını koruyacaksa bunlar toplumsal kontrol araçlarına indirgenemez. Aksi takdirde idari önlemler, bürokratik dille örtülü, belirsizlikle uygulanan ve en az güce sahip olanları en çok etkileyen sessiz bir zorlama aracına dönüşme riski taşır. Bu nedenle makyaj yasağı küçük bir politika hatası değil. Bir uyarı işaretidir. Öyle de muamele görmelidir.
* Haid Haid'ın Al Majalla'daki yazısı çevrilerek kısaltıldı.







