Dün Başbakanlık internet sitesinde yapılan açıklamada, „Diğer taraf diyalog masasına oturmayı reddedip, üst üste krizleri tetikleyen bir politikada ısrarcı olunca, Başbakan kendisini, erken seçim çağrısı yapmaya mecbur hissetti“ ifadesi yer aldı.
Kürtler, Sünniler ve Şii Sadr, aralık ayından bu yana Nuri Maliki’nin görevi bırakmasını istiyor. Maliki de bu süre içerisinde izlediği politikalar krizi daha da derinleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı olan Sünni politikacı Tarık Haşimi’yi ‘terör saldırılarının’ ardında olmakla suçlayan Maliki, bir taraftan da yine Sünni olan Meclis Başkanı Usame Nuceyfi’yi güvensizlik oyuyla görevinden azletmek istedi. Maliki, Kürtlere karşı da provokatif adımlar attı. Maliki, bakanlar kurulunu Kerkük’te toplamış ve aynı gün Güney Kürdistan’da PDK binaları taşlanmıştı.
Maliki’nin bu adımlarına karşı muhalifler de imza kampanyası başlatarak Maliki’nin görevden uzaklaştırmak için güç birliği yaptı. Ancak imza toplama girişimi Cumhurbaşkanı Celal Talabani’ye takılmıştı.
Talabani bu girişimlerin devam etmesi halinde görevinden istifa edeceğini açıklamıştı.
Nuceyfi de geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Başbakan Maliki’nin düşürülmesi için başlatılan girişimin sürdüğünü, 2-3 gün içinde mecliste bir oturum yapılarak hakkındaki iddialara yanıt vermesi için Başbakan’ın buraya çağrılacağını, ardından da güven oylaması yapılacağını açıklamıştı.
Maliki’nin erken seçim çağrısıyla muhalefetle sandıkta hesaplaşmak istediği yorumları yapılıyor.
Maliki bu tür bi açıklamayı 30 Nisan 2012’de de yapmış ve „Irak’ta erken seçim düzenlenmesi seçeneğini kabul ediyorum“ demişti. Bir sonraki parla mento seçimlerinin normalde 2014’te olması öngörülüyordu.

BAÐDAT