
Süleymaniye, Kürtlerin önemli politik merkezlerinden biridir. Geçmişin pek çok güçlü anısı, bugünkü politik hayata da yön vermeye devam ediyor. Süleymaniye şehir merkezinde kısa bir tur attığınızda bunu fazlasıyla görüyor ve yaşıyorsunuz. Bu güçlü anılardan biri de Şêx Mehmud Berzencî. Şehir merkezinde asılı fotoğrafı, yüz yıl öncesinin kararlığıyla “özgürlük” demeye devam ediyor.
Celal Talabani; diğer adıyla Mam Celal! Süleymaniye’nin her caddesi, sokağı, evi ve devlet dairesinde büyük boy fotoğrafları asılı; adeta Süleymaniye’nin simgesi. Bugünlerde ciddi sağlık sorunları yaşasa da o, hala Süleymaniye ve Kürtlerin Mam Celal’i olmayı sürdürüyor.

Süleymaniye’nin birkaç yıl önce sahip olduğu ihtişamlı ve gösterişli günleri geride kalmış. DAİŞ’in 2014 yılında Musul’u işgal etmesiyle başlayan savaş, Güney Kürdistan’ın tamamında sadece can ve mal kaybına neden olmamış; aynı zamanda belirsizliklerle dolu bir süreci de başlatmış. Kentte maaşların düzenli ödenmiyor olması, en temel sorunların başında geliyor.
Süleymaniye ve Güney Kürdistan’ın bugün sahip olduğu sorunların listesini çıkarmak için Süleymaniye Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak ders veren Şirwan Can’ın (43) kapısını çalıyoruz. Uzun yıllar Almanya’da yaşamış olan Can, sorunları yakından bilen bir isim.
Sorunlar
Can, Güney Kürdistan ve Süleymaniye’nin sahip olduğu sorunları şöyle özetliyor:
1. Ekonomik kriz temel sorun ve toplum giderek yoksullaşıyor. Bu da birçok istikrarsızlığı birlikte getiriyor.
2. Siyasi partiler var olan sorunlara çözüm üretemiyor ve sorunların kaynağı haline gelmişler.
3. Medya özgürlüğü yok.
4. Sivil toplum, örgütlü ve bağımsız değil. Var olan partilerin denetimindeler.
5. İlkokuldan üniversitelere kadar eğitim kalitesi düşük, fırsat eşitliği yok.
6. Sağlık alanında ciddi sorunlar var.
7. Sanat başta olmak üzere akademik alanlarda çalışmalar düzensiz ve yetersiz.
8. Kadın sorunu ciddi. Halen kadın sünneti temel sorundur. Süleymaniye’de kadınlar daha hayatın içinde ancak bu özgür oldukları anlamına gelmiyor.
9. Dört parça Kürdistan’da ortak bir anlayış yok.
Çözüm önerileri
Şirwan Can, Güney Kürdistan için sorunların çözümünün mümkün olduğunu söylüyor ve öncelikli olarak atılması gereken adımları da şöyle özetliyor:
1. Siyasi partiler merkeziyetçilikten vazgeçmeli.
2. Siyaset, eğitim, sağlık, güvenlik, ekonomi, kültür ve yaşamın her alanında süreklilik ve istikrar sağlanmalıdır.
3. Karar süreçlerine halkın ortak edilmesi, yerel demokrasi güçlendirilmeli.
4. Demokrasi, özgürlük ve fırsat eşitliği güvenceye alınmalıdır.
5. Kürtler arası ulusal birlik sağlanmalı ve ortak politikalar oluşturulmalıdır.
6. KDP Hewlêr’de, YNK Süleymaniye’de, PKK Kuzey’de konuşmamalı; herkes her yerde konuşmalı. Siyasette tekel oluşturulmamalı, çeşitlilik sağlanmalı ve yerel güçlendirilmelidir.
YNK ulusal birlikten yana

Mele Bextiyar: Ne yazık ki biz Kürtlerin siyasi, ekonomik ve diplomatik bir ortak stratejimiz yok. Oysa birliğin önünde aşılamayacak bariyerler yok.
YNK Politbüro Sözcüsü Mele Baxtiyar da röportaj talebimize olumlu yanıt veriyor ve saat 20:00’da Mektebê Sîyasî’de (YNK’nin siyasi okulu) bizi beklediğini bildiriyor. Süleymaniye’de görev yapan gazeteci arkadaşım Hiva Mahabad ile birlikte randevuya geç kalmamak için yarım saat önceden bir taksiye binerek yola çıkıyoruz. On beş dakika sonra taksi, Saddam Hüseyin döneminden kaldığını tahmin ettiğimiz bir binanın önünde duruyor. Kırk yaşlarında, geçim derdinden şikâyetçi taksi şoförü, “Burası” diyor. Üç bin dinarını aldıktan sonra hızla gaza basarak uzaklaşıyor.
Mektebê Sîyasî’nin giriş kapısı, olası saldırılara karşı beton bloklarla çevrilmiş. Aynı şekilde yoğun güvenlik önlemleri alınmış. İlk kapıda görevli peşmergelere randevumuz olduğunu söylüyoruz. İçeriyle yapılan telefon görüşmesinden sonra geçişimize izin veriliyor. Birkaç güvenlik noktasından geçtikten sonra bekleme odasına alınıyoruz.
Randevu saatinde bir görevli, bizi Mele Baxtiyar’ın odasına götürüyor. Bu odaya ikinci gelişim. Lükse kaçmayan, mütevazı bir oda. Sayın Baxtiyar, Türkmence bildiğini söylüyor. Çat pat konuşuyoruz.
Ekonomik kriz
Ekonomik sorunları hatırlatıyorum.
Sayın Baxtiyar, ekonomik krizin DAİŞ’in Musul’u işgal etmesinden sonra arttığını kabul ediyor ve şöyle diyor:
“Sadece bizim değil, dünyanın sorunu. Çözmeye çalışıyoruz. Biz YNK olarak bu sorunun çözümüne çok önem veriyoruz. Bizim için en iyi çözüm, Bağdat’la diyalog. Bağdat’la yeni bir ortak projemiz olmalıdır. Bu projenin içinde ekonomi, gaz, enerji, çalışanların maaşı, anayasa, Kürtlerin gerçek ortaklığı ve Kürdistan bölgesinin sınırları da olmalıdır.”
‘Çözüm federalizm, bağımsızlık da hak’
Kürdistan bölgesinin geleceği konusunda Sayın Baxtiyar, sözlerine şöyle bir açıklık getiriyor:
“Güney Kürdistan’da statüsü tartışmalı bölgeler var. 140. madde bunlardan biridir. Bunların netleşmesini ve Kürdistan bölgesine bağlanmasını istiyoruz. Çözümün Federal Irak içinde olduğunu düşünüyoruz. Ancak bağımsızlığın da Kürtlerin hakkı olduğunu söylüyoruz.”
Aslında Sayın Baxtiyar, bağımsızlığın koşullarının şimdi olmadığının, dolayısıyla en gerçekçi çözümün güçlendirilmiş federasyon olduğunun ve bunun da yolunun Irak’la birlikte yaşamaktan geçtiğinin altını çiziyor. Buna örnek olarak da dünya konjonktürünü gösteriyor:
“Bağımsızlık, Kürdistan’ın her parçasının hakkıdır. Şimdiye kadar biz Kürtler neden bağımsız olmadık? Bu dünya ve bölge siyasetine bağlıdır. Bunlar her zaman büyük engeller. Tarih gösterdi ki halkın desteği olmadan bağımsızlık olamaz. Bizim sorunumuz şu: Ne bölge de ne de dünyada bağımsızlık için destek yok. Ama yine biz eskiye göre bugün Güney Kürdistan olarak dünyayla bağımsızlık hakkında konuşuyoruz. Bu büyük bir gelişme. Örneğin ABD, AB, diyalog olarak bağımsızlık hakkında konuşuyorlar. Önce bizi dinlemek bile istemiyorlardı. Şimdi öyle değil. Benim düşüncem şu: DAİŞ’ten sonra Irak’la diyalogumuz gözlerimiz önünde, daha açık olacak. DAİŞ sonrası konuyu daha açık bir gözle Bağdat’la konuşabiliriz. Bağımsızlık tartışması her zaman bizim hakkımızdır.”
Musul operasyonu
“Musul operasyonu nasıl gidiyor” sorumuza cevabında ise Mele Baxtiyar, başarılı gittiğini, kısa sürede sonuç alacaklarını umduğunu ifade ediyor.
DAİŞ sonrası Musul’un geleceği sorunu, Sayın Baxtiyar’ın da en çok üzerinde durduğu soru. Çözümün Musul halkının birlikte yaşamasından geçtiğini, dışarıdan müdahalelerin olmaması gerektiğini hatırlatıyor ve mezhep çatışmasının tehlikelerine dikkat çekiyor.
‘Türkiye politikası antidemokratik’
Söz dönüp dolaşıp Türkiye ve AKP’nin Kürt politikasına geliyor:
“Bize göre antidemokratik politikadır. Türkiye için en iyi yol, Kürtlerle demokratik çözüm yolunu izleyerek barışı sağlamaktır. 1993’ten bu yana Kuzey Kürtleriyle devlet arasında diyalog var ama Türkiye şimdiye kadar doğru bir karar vermiş değil. Hatta mecliste bile konuyu tartışmak istemiyor. O zaman bu yanlış bir siyasettir. Bildiğimiz gibi AB, Türkiye’den daha çok demokrasi, daha çok insan hakları talep ediyor. PKK için de biz şunları düşünüyoruz: Stratejilerinden biri her zaman diyalog, çözüm ve barış olmalıdır.’’
Kobanê hatırlatması
Süleymaniye’nin de temel sorunu, Kürtler arası ulusal birlik. Bu konuyu Sayın Baxtiyar’a hatırlatıyorum:
“Ne yazık ki biz Kürtlerin siyasi, ekonomik ve diplomatik bir ortak stratejimiz yok. Askeri olarak da Kürt oldukları için bir araya geliyoruz. Bu iyi tabii ki.”
Kürtler arası birliğin önünde engellerin olduğunu ancak aşılmayacak bariyerler olmadığını kabul ediyor Mele Baxtiyar; YNK olarak ulusal birliğin sağlanması için güçlü şekilde çalışmaya devam edecekleri mesajını veriyor.
Sayın Baxtiyar, “YNK olarak dört parça Kürdistan’da Kürtlerin birliğinden yana olduk” diyor ve Kobanê sürecinde ortaya çıkan dayanışmanın olumlu sonuçlarını hatırlatıyor:
“DAİŞ’e karşı bütün Kürt partileri birbirine yardımcı oldu. Örneğin peşmerge güçleri Kobanê’ye gönderildi. Bu peşmergeler YNK ve KDP peşmergeleriydi. PKK güçleri, Kerkük ve Hanaqin’de DAİŞ’e karşı savaşa katıldı ve şehit verdi. Şengal’de PKK, YPG, çok mert ve cömert rol oynadı. Şimdiye kadar da DAİŞ’e karşı savaşıyorlar ve direniyorlar.”
Sayın Baxtiyar, içinde bulunulan süreci dikkate alarak son derece dikkatli ve kırıcı olmayan dil kullanmaya özen gösteriyor.
Mele Baxtiyar’dan yurtdışındaki Kürtlere: Mücadeleniz Kürdistan’a özgürlük demektir
“Yurtdışında yaşayan dört parçadan Kürtler, dayanışma içinde olmalıdır. Kürdistan’da süren savaşı, burada yaşananları dünyaya etkili bir şekilde anlatmalılar. Kürdistan’a sahip çıkmalılar.
Avrupa’daki, diasporadaki Kürtlerin varlığı, önemli bir güçtür. Yüz binlerce Kürt Avrupa’da yaşıyor. Kürtlerin Avrupa’daki her çeşit sivil, kültürel, diplomatik ve siyasal etkinlikleri, Kürdistan’ın mücadelesi için çok önemlidir.
Biz genel olarak memnunuz. Velakin Avrupa’da Kürt partileri, dernekleri arasında daha etkin bir çalışmaya ve organizasyona ihtiyacımız var. Bu da Kürdistan’ın her parçası için demokrasi ve özgürlük demektir.”
‘Avrupa büyük hatalar yaptı’
Avrupa’nın şu anki DAİŞ’e karşı siyasetinden de memnun olduklarını ifade eden Baxtiyar, geçmişteki DAİŞ politikasını ise eleştiriyor:
“Avrupa büyük hatalar yaptı. DAİŞ’in ortaya çıkmasında, güçlenmesinde haberleri yok muydu? Musul’u işgal etmeden önce bu ülkelerin istihbarat örgütleri neredeydi? DAİŞ bir terör örgütü ve fundamentalist bir yapıdır. Bu ülkeler bunu neden bilmediler? Bu insanlar Avrupa ülkelerinde para topluyorlardı, çalışmalar yapıyorlardı. Neden durdurmadılar? İkincisi şu: Batı ülkelerinin son 50 yıldaki en büyük hatası, demokratik güçlere destek vermemeleridir. Ki bu güçler, Ortadoğu’da halkların zihniyetinde değişiklik yapsınlar... Bana göre DAİŞ’ten sonra Batı ülkeleri bizim bölgedeki demokrasi mücadelemizi desteklemeli. Ki despot sistemler gitsin, yerine demokratik, özgürlük ve insan haklarına dayalı sistemler gelsin.”