Rauf KARAKOÇAN

15 Ağustos 2018 tarihinde düzenlenen menfur bir hava saldırısında Zeki arkadaş şahadete ulaştı. Saldırının hedefindeki Mam Zeki şahsında Êzîdîliğin direngen, boyun eğmez, efsane yiğidi Dewrêşê Evdî’nin yaşayan ruhu ve kişiliği hedeflenmiştir. Êzîdî inancının son kalıntısına, Êzîdî toplumunun yaşam umuduna, vicdanına bir saldırı yapılmıştır.

Mam Zeki; Êzîdî toplumunun bileşkesi, bir arada tutan mayası, ayakta tutan dayanağıydı. Êzîdîliği hem inanç olarak hem de toplum olarak yaşamasını, var olmasını kendi kişiliğinde somutlaştırmış, ender önderlerinden biriydi. Mam Zeki’yi katleden aşağılık zihniyetin temsilcileri bir kişide bir topluluğu katlettiler. Tüm Êzîdîlerin vicdanı kanatıldı. Êzîdîler, yaşadıkları fermanın acısını yüreklerinin derinliklerinde bir kez daha yaşadılar.

Acılı bir toplumun acılarını yüreğinde hisseden, yaralarına merhem, susuzluğuna su, kıtlığına katık, umutsuzluklarına umut, iradesizliklerine irade, teslimiyete ve işbirlikçiliğe karşı ise direniş abidesi olmayı başarandır Mam Zeki. Êzîdî toplumu içinde kendi öncülüğünü ve önderliğini kanıtlamış doğal bir liderdi. Nefes nefese bir yaşam, mücadelenin amansız ateşinde pişmiş, bilenmiş gerçek bir halk devrimcisiydi. Dünyanın izlemekle yetindiği fermanın mağduru savunmasız ve sahipsiz Êzîdîlerin sahibi ve kol kanat geren koruma kalkanıydı. Katliamdan kurtulmuş, sesi soluğu tükenmiş Êzîdîlerin sesi ve insanlığa haykıran çığlığıydı. Mam Zeki, Êzîdî toplumunun sığındığı limandı.

Sadece Êzîdî halkının değil, Şengal’de katliama uğramış her etnik gurubun ve inancın Mam Zeki’sidir. Kendi etnik ve inanç kimliğini ön plana çıkarmadan, Êzîdî, Asuri-Süryani, Türkmen, Arap, Kürt demeden, yine Hıristiyan-Müslüman, Şii-Suni ayrımı yapmadan herkese Hızır gibi yetişen kurtarıcı bir kişilikti. Her kesimden insana kapısını, kalbini açandı. İnsani, vicdani görevlerini asla ihmal etmeyen örnek bir hizmetin sembolüdür.

Sade, doğal, mütevazi ve ilkeli yaşam duruşuyla hayal ettiği toplumsal devrimin ahlakını, kültürünü yaşayarak yaşatandı. Çocukları için iyi bir baba, arkadaşları için iyi bir yoldaş, halkı için müstesna, bilge bir insandı. Bu değerli insanı katleden aşağılık katiller güruhunun iktidarı, faşist diktatörlük rejimi ve onun katliamcı terörist lideri Erdoğan, bu katliamın hesabını er ya da geç vereceklerdir. Mazlum ve masum bir halkın ahından asla kurtulamazlar.

Mam Zeki’nin katledilmesiyle geriye; elleri böğründe dalıp giden kadınlar, boynu bükük, olup biteni izleyen çaresiz yetim çocuklar, öksüz Êzîdî topluluğu kaldı. Fakat Mam Zeki geriye bir mazi bıraktı. Mücadele geleneği devam edecektir. Anısına bağlı kalınacak ve açtığı çığırdan insanlık yürüyecektir.

Bu katliamın planlayıcıları, uygulayıcıları ve destekçileri, Koço Köyü’nde yapılan toplu katliamın yaşandığı kavurucu yaz sıcaklığının bu gününde DAİŞ zulmünü tekrarladılar. Şengal toprakları kana doydu ama DAİŞ zihniyetli faşist TC ve diktatör Erdoğan kana doymadı. Şengal’de katliam yapanların bilmesinde fayda vardır. Mam Zeki Êzîdî toplumunun hafızası ve mücadele azmi olmuştur. Mam Zeki’nin yaşam felsefesi, temsil ettiği düşüncenin nabzı Şengal topraklarında her zaman atacaktır.

Mam Zeki, insanlıktan nasibini almamış, alçalan küçülen bir düşmanın ve işbvirlikçilerin saldırısıyla bitirilen bir yaşam olmayacaktır. İnsani olan ne varsa evrensel değerler adına ne yapılacaksa içinde Mam Zeki’nin harcı olacaktır. Mamo’nun anısı önünde saygı ile eğiliyorum, başta Êzîdîler olmak üzere tüm halklarımızın başı sağ olsun.