
Psikolojik savaş merkezi
Türkiye’de medyayı kullanarak AKP’nin muhaliflerini etkisizleştirmek isteyen "psikolojik savaş merkezi" olduğunu söyleyen Akat sözlerine şöyle devam etti: “Bu merkez AKP’nin ve ittifak halinde olduğu bir takım odakların emrinde hareket ediyor. Eskiden psikolojik savaşı Özel harp Dairesi, JİTEM yürütüyordu. Şimdi bu görevi AKP’nin emrindeki kurumlar, odaklar devralmış durumdadır. 28 Şubat sürecinde bu ülkedeki bir siyasi geleneğin nasıl hedef alındığı, her gün çirkin manşetler atılarak, bu siyasi geleneğin nasıl yıpratılmaya çalışıldığı halen hafızalarda tazedir. Şimdi aktörler değişti; ama roller aynen oynanmaya devam ediyor. Aynı 28 Şubatvari manşetleri bu kez AKP medyası partimize karşı atıyor."
Beyhude bir çaba
Sabah gazetesinde çıkan iddialara ilişkin ise Akat, şunları belirtti: “Halkın örgütlü duruşunun ve mücadelesi karşısında bu operasyonların önemli olmadığını, Batman’da partimizi açık tutacak, yöneticilik yapacak binlerce insan olduğunu söyledim. Bu söylemimin çarpıtılması, beyhude bir çabadır. Bizim duruşumuz ortadadır. Pratiğimizi Batman halkı taktir ediyor zaten. Hakkımızda yapılan yalan haberler, itibarsızlaştırma çabalarıdır. Ancak bunlar sonuç vermeyecektir."
İstihbarat biriminin sesi
Akat, “Sormak istiyoruz: Bu habercilik midir? Bir gazetecilik midir? Merak ediyoruz, telefonlarımızı acaba bu gazete merkezleri ve bu haberleri yapan gazeteciler mi dinliyor? Eğer gazeteciler polis sorgusuna katılmıyorsa, telefonları dinlemiyorsa o halde bu gazetelere yalan yanlış telefon kayıtlarını, ifade tutanaklarını kim servis yapıyor?” diye sordu. Soruşturmalarda gizlilik kararı olduğu gerekçesiyle avukatların dahi soruşturma dosyasına ulaşamadığını; ancak AKP medyasının ifadeleri ve sorgu tutanaklarını çarşaf çarşaf yayınladığına işaret eden Akat, “İstihbarat birimlerinin sesi olan bu adına gazete denilemeyecek yayın organlarının faaliyeti aslı gazetecilik değildir. Bu çok açık bir özel savaş ve kirli propaganda yayınıdır. AKP medyasına verilen rol, verilen görev budur. Karalama, çamur atma, saldırma, hedef gösterme, her türlü çirkin ifadeleri kullanma. Bunun adı basın yayıncılık olmaz olamaz” dedi.
DİHA/ANKARA