Papua Yeni Gine’nin uzak Manus Adası’ndaki kampta kalan Doğu Kürdistanlı Behrouz Boochani 5 yıl boyunca telefon ve WhatsApp üzerinden kitap yazdı. Mülteci kampındaki zor hayatı anlatan roman yaratıcı yazarlık ve stratejik direniş gibi farklı tarzların birleşimi olarak değerlendiriliyor
SERAP GÜNEŞ
Doğu Kürdistanlı Behrouz Boochani ‘Dağlar Dışında Dost Yok Manus Adası’ndan Yazılar’ romanını zor koşullar altında tam beş yıl boyunca WhatsApp üzerinden yazdı.
Kürt yazar Behrouz Boochani Avustralya’da sığınma başvurusu yaptı ama sonu ülkenin korkunç koşullarıyla bilinen “tutma merkezlerinden” birine gönderilmek oldu. Sonraki beş yıl boyunca, her seferinde tek bir mesaj eklediği bir kitap yazdı.
Behrouz Boochani, Papua Yeni Gine’nin uzak Manus Adası’nda ödüllü bir yazar haline geldi. “Chauka, Please Tell Us The Time” filmini yapan, Avustralyalı ve uluslararası gazeteciler için kendi makalelerini yazan bir kaynak oldu.
Kamptan ayrılmasına izin verilmedi
Boochani, Avustralya’nın botlarla gelen sığınmacı sayısındaki artışı durdurmak için hayata geçirdiği politika doğrultusunda, başvuru işlemleri sürerken Papua Yeni Gine’deki veya küçük Pasifik Adası ülkesi Nauru’daki kamplara gönderilen binlerce sığınmacıdan biri.
Boochani kitabının geçtiğimiz hafta yapılan tanıtımına bizzat katılamadı; çünkü Avustralya hükümeti onun veya onun gibi ülkeye son beş yıldır yerleştirilmiş binlerce kişinin kamplardan ayrılmasına izin vermiyor.
O da Doğu Lorengau’daki mülteci barınma merkezinde Skype üzerinden bağlandı.
Mesajlardan kitap
Kitap, yaratıcı yazarlık ve stratejik direniş gibi farklı tarzların birleşimi olarak değerlendiriliyor. Neredeyse beş yıldır büyük oranda WhatsApp gibi iletişim servisleri üzerinden çevirisi yapılmak üzere Moones Mansoubi’ye gönderilen mesajlardan oluşuyor. Telefonuna iki kez el konmuş.
Guardian Gazetesi’nden Helen Davidson’un haberine göre Boochani, “Bu kitabı telefonumda yazmamın ve parça parça göndermemin temel sebebi, muhafızlardan ve yetkililerden yana kendimi rahat hissetmemem. Çünkü istedikleri zaman odama saldırıp eşyalarıma el koyabiliyorlar. Şubat 2014’teki isyanlar sırasında tüm mültecilerin eşyalarına el kondu. Yedi ay önce Kasım’da, bizi başka bir yere yerleştirdiklerinde eşyalarımızı yine kaybettik. Bu yüzden bu kitabı kağıt üzerine yazamazdım. Kesinlikle kaybetmiş olurdum.”
İsyanlar, cinayetler, intihar girişimleri
Beş yıl boyunca Boochani, isyanlar, cinayetler, ölümler, kendine zarar verenler, intihar girişimleri, uyuşturucu etkisindeki Papua Yeni Gine askerlerinin ateş etmeleri ve merkezde tutulanların güvenli olmadığını söyledikleri bir yere gönderilmeyi reddetmesi üzerine yaşanan 23 günlük direniş dahil, kamptaki her büyük olayı görmüş veya bizzat yaşamış. Boochani 23 günlük bu son direnişte gözaltına alınmış.
“Uzun bir süre Manus adasındaki durumu anlatmayı, Manus hapishane kampındaki hayatı anlatmayı denedim ama bu hayatı ve çekilen acıları, sistemin burada nasıl işlediğini anlatmaya gazetecilik dilinin yetmediğini düşünüyorum” diyor Boochani.
Boochani, kitap için beş yıl uğraştığını belirtti ve ekledi: ‘’Kendimi ifade etmenin ve Manus hapishane kampının hikayesini ve Manus adasının – ve de Nauru’nun – hikayelerini anlatmanın en iyi yolunun bir roman yazmak olduğunu düşünüyorum.”
Ayakta kalmak için
Boochani film yapımcısı veya gazeteciden önce bir romancı olduğunu ve yazmanın ona ayakta kalma gücü verdiğini söylüyor. Boochani, “Kimliğimi bu şekilde muhafaza edebildim, insanlığımı böyle koruyabildim. Sistem kimliğimizi almak, bizi sayılara indirmek için tasarlanmış” diyor.
Boochani adadan ayrılmayı istediğini söylüyor ama Avustralya’ya gelmek için değil. Diğer mülteciler gibi o da durumunu ailesinden gizlemiş. Yazdığı romandan haberleri yok.
“Onları korumaya çalışıyorum, tıpkı buradaki diğer mülteciler gibi; daima ailelerini korumaya çalışırlar, gerçekte ne yaşadıklarını anlatmazlar” diyor. “Tuhaf ve bunu açıklamak çok zor ama onlara henüz anlatmadım. Bazen bir şeyler duyuyorlar ve bir şey üzerinde çalıştığımı, sürekli yazdığımı biliyorlar.”
İnsanların gelecekleri elinden alındı
Avustralya’nın başka ülkelerdeki mülteci kamplarını kullanmaya başlaması üzerinden beş yıl geçti; iki kamp da teknik olarak kapatılmış durumda ama yüzlerce insan gelecekleri ellerinden alınmış bir vaziyette burada ömür tüketiyor.
Birkaç yüz kişi, Avustralya hükümeti ile Obama dönemi ABD yönetimi arasında yapılan bir anlaşmayla ABD’ye yerleştirilmiş, kalanlar Papua Yeni Gine’ye veya geçici olarak Nauru’ya yerleştirilmiş. Boochani dahil başka birçok kişi ise arafta kalmış.
“Benimle hala mülakat yapılmış değil” diyor. “Nedenini bilmiyorum. Benim gibi bir sürü insan var, bu yüzden bunun bana özel bir tür ceza olduğunu söylemek istemiyorum ama nedenini de bilmiyorum.”