Maraş’ta 1978 Aralık ayında gerçekleştirilen Alevi Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına Almanya’nın Leverkusen kentinde anma etkinliği düzenlendi. 

Maraş Katliamı’nın 37’nci yıl dönümü vesilesiyle Avrupa Maraş Girişimi ve Demokratik Alevi Federasyonu’nun (FEDA) ortaklaşa anma etkinliği düzenledi. Anmaya Antep HDP Milletvekili Prof.Dr. Mahmut Toğrul ve yazar Aziz Tunç da katılarak Maraşlıların katliam ile yüzleşmeleri çağrısında bulundu. Toğrul ve Tunç, şu anda Türk devletinin Kürdistan’da yaptığı katliamlar dolayısıyla direnişçilerin yanında yer alması çağrısı da yaptı. 

Anma etkinliği, Pir Mehmet Erdoğan’ın gulbangıyla açıldı. Açılış konuşmasını ise Maraş Girişimi adına Mehmet Üstek yaptı. 37 yıldır Maraş’ı faşistlere bıraktıklarını söyleyen Üstek, “Bugün Maraş‘ta en güzel yerleri onlar almış. 37 yıl önce bize katliam yaparak bizleri Maraş’tan atmak istediler. Ama bizler her koşul altında mücadelemize sahip çıkacağız” dedi. Avrupa’da kurulan Maraş Girişimi hakkında da kısa bilgi veren Üstek, Maraşlılar, Girişim’i desteklemeye çağırdı.


Katliamlar devlet eliyle yapılmıştır

Maraş’ta yaşanan katliamın belli bazı çevrelerin ya da faşistlerin tek başına yapacağı bir katliam olmadığını söyleyen Yazar Aziz Tunç da, “Bugün Türkiye tarihinde Koçgiri Katliamı’ndan başlayarak günümüze kadar yaşanan katliamlar hep devlet eliyle yapılmıştır” dedi. Tunç, Maraş Katliamı’nda MİT üst dairesi yetkilileri ile Alparslan Türkeş’in dünürü MİT yöneticisi Şahap Pomriş ve yine MİT yönetiminden Nasif Albanazoğlu’nun belirleyici olduğunu söyledi. Ecevit’in arşivinden bu konuda yeterince belgelerin çıktığını da dile getiren Tunç, “Hep Ökkeş Kenger ismi geçer. Kenger katliamda yer alan üçüncü sınıf bir şahıstır. Asıl katliamda yer alanlardan Ökkeş Çokuşlu silah ticareti ile uğraşan kişi ve silah kaçakçılığı yaparak, Mara’şa silahları sokmuştur.”


AKP, Maraş Katliamı zihniyetidir

FEDA adına konuşan Mustafa Deprem de bugün artık direnmenin bir hak olduğunu söyleyerek, Alevilerin Kürtler ile birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Kürt Demokratik Kongresi (KCD-E) adına konuşan İsmet Kem de Kürdistan’da AKP eliyle yaşanan vahşetin 37 yıl önce Maraş’ta nasıl olduysa bugünde devam ettiğini dile getirdi. Kürtlerin AKP zihniyetine boyun eğmeyeceklerini belirten Kem, Avrupa’da yaşayan Kürtlerin eylemlere güçlü katılarak Kürdistan mücadelesine sahiplenme çağrısında bulundu.

HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul ise, 37 yıl önce Maraş‘ta yok edilmek istenilen Alevi Kürtlerin, bugün de devletin hedefinde olduğunu söyledi. Toğrul, “Pazarcık’ta bulunan Alevi köylerde, mülteci kampı yapmak istiyorlar. O kamplarda DAİŞ gibi terör örgütlerini yetiştirilıp Kobanê’de Şengal’de Kürtlere katliam yapmak istediler. Aynı zihniyeti bugün Alevi köylerinde yapacakları kamplar ile gerçekleştirmek istiyorlar” dedi. 


Boyun eğmedik eğmeyeceğiz

Kürdistan’da 2 yüz günün üzerinde sokağa çıkma yasağının uygulandığını söyleyen Toğrul, sokağa çıkma yaşağının öyle sıradan bir yasak olmadığını, bu yasakla her Kürdün hedef haline getirildiğini belirtti. Toğrul, “85 yaşındaki dedemizi öldürerek terörist diyorlar, gelin kaynanayı öldürüp terörist diyorlar. Katliamcı ruhuna sahip devletin katliamları bitmiyor. Bizler Şêx Said ve Seyid Rızaların torunlarıyız onlara boyun eğmeyeceğiz. Bugün 15 yaşındaki çocuklarımız sokaklarda direniyor. Bizler, Suruç’ta, Ankara’da bomba patlatarak böylesine bir insanlık dışı katliam yapacaklarını aklımızdan geçirmedik. Yüzyıldır bu devlete direniyoruz. Boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Artık kendi öz yönetimlerimizi istiyoruz. Arîn Mîrkan nasıl ki kobanê’de onlara bedenini siper ederek teslim olmayacağını gösterdiyse özgür Kürdistan’ı yaratıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz”

Avrupa’da yapılan eylemlerin yeterli olmadığınıda söyleyen Toğrul, “Bugün Kürdistan ayaktaysa Avrupa’da yaşayan halkımız uyumamalı her gün güçlü bir kamuoyu yaratmalı” çağrışında bulundu.

Gecenin kültür programında, Zeynep Enhas, Ali Üstünses, Fatma Sudem, Bilal Göksungur, Hozan Seyitxan, Erkan Acar, Ali Dapar, Grup Bircan, İmam Tuğcu ve Ali Onuk sahne aldı.



ERDAL ALIÇPINAR/LEVERKUSEN




Katliam devletin mesajıydı


Maraş Katliamı’nın 37’inci yıl dönümü nedeniyle Mainz kentinde de anma etkinliği düzenlendi. Pazarcık Kültür Merkezi’nin düzenlediği etkinliği Hatice Sincer ananın uyandırdığı çıra, Pir Hüseyin Bildik’in gulbangı ve konuşmasıyla başladı. 

Maraş’ta yaşanan katliamın aslında bir soykırım olduğunu söyleyen Pir Hüseyin Bildik, “Maraş’ta başta üç insan 1978 yılında bir kahvenin kapısında Pir Sultan gibi duran Gijik Dede vardır. Gijik Dede Kureşan Ocağı’ndandır. Kendisi Tercan’dan gelip Maraş’a yerleşen pirimizdir. Faşistler kahveyi taramaya geliyor, Gijik Dede kahvehanenin içine faşistlerin girmesin diye ön kapıda bir duvar oluyor. Ona tam 12 tane kuşun sıkıyorlar. Ben Gijik Dede şahsında hakka yürümüş, bedeni toprağa verilmiş hala mezarları belli olmayan canlarımız için çıramızı uyandıracağız. Bugün onlar için dar olacağız, bugün toplarklarımız bir daha katliamlar yaşamasın” dedi. 

Daha sonra Maraş Katliamı tanıklarından ve Maraş Girişimi aktivisti Hüseyin Acar söz aldı. Acar, “Türk devletinin, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne en somut tavrı ve mesajını Maraş Katliamı ile vermiştir. Bu ay aynı zamanda zindanlarda çok ağır bir yönelimin olduğu, içinde çok sayıda arkadaşımızın şehit düştüğü ve hemen bir hafta sonra da Roboskî’de gerçekleştirilen katliamın yıl dönümüdür. Ben hem Maraş Katliamını, hem zindandaki katliamı, hem de Roboskî’deki katliamda yaşamını yiterenleri anarken, burda şehit düşen halkımızın, yodaşlarımızın ve dostlarımızın anılarına bağlı kalacağımızı belirtiyorum. Eğer bir yaşam olacaksa mutlaka onların anılarına sahip çıkarak olması gerektiğini belirtiyor, onları saygıyla anıyorum” dedi. 

Maraş Katliamı’nda yaşananları da anlatan Acar, katliam sırasında kendilerine atılan bir dinamit lokumunu geri atarken elinde patladığını, bunun sonucunda elini kaybettiğini söyledi. Acar, dayısının ve aileden 5 kişinin de dayısının ortağı olan komşusu tarafından katledildiğini belirtti.


ŞAHİN BOZLAR/MAINZ