Phnom Penh’deki konferansa taraf ülkelerden 1000’in üzerinde diplomat, gözlemci ve sivil toplum örgütü üyesi katılıyor. 1997 yılının sonunda imzaya açılan, 1999’da uluslararası sözleşme olarak yürürlüğe giren Ottowa Sözleşmesi’ne taraf ülkeler, hangi koşullarda olursa olsun anti-personel mayın kullanmamayı taahhüt ediyor. Sözleşme, anti-personel mayın geliştirmeyi, üretmeyi, başka bir yolla bu silahı edinmeyi, depolamayı, doğrudan veya dolaylı yolla başkasına devretmeyi yasaklıyor. Taraf ülkeler ayrıca, ellerindeki tüm anti-personel mayınları imha etmeyi ya da bunların imha edilmesini sağlamayı taahhüt ediyor.
Mayın sonucu ölümler artıyor
Öte yandan geçtiğimiz günlerde yayınlanan Mayınların Yasaklanması İçin Uluslararası Kampanya Raporu’na göre, dünya çapında mayın sonucu ölümlerde artış yaşanıyor. 2010 yılında 4 bin 191 insanın mayına basarak hayatını kaybettiği kayda geçirildi. Böylece 2009 yılına göre yüzde 5’lik bir artış yaşandı. Ayrıca bütün ülkelerde konuyla ilgili istatistik tutulmadığından gerçek rakamın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. En fazla mayın sonucu ölümlerin yaşandığı ülkelerin başında ise İsrail, Burma ve Libya geliyor. Söz konusu üç ülke, Ottowa Sözleşmesi’ni imzalamış değil.
Sözleşmeyi imzalayan ülkelerin 87’si mayın depolarını imha ederken, Türkiye, Beyaz Rusya, Yunanistan ve Ukrayna, sözleşmeye dahil olduktan 4 yıl sonra da hala konuyla ilgili pratik adım atmış değil.
Cenevre’de CCW konferansı gerçekleştirildi
Bu arada 14-25 Kasım arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde, 114 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen dördüncü Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi (CCW) Konferansı’nda istenilen hedefe ulaşılamadı. Misket bomba yasağına karşı olan ABD, Hindistan, Rusya ve Çin, yasağın hafifletilmesini istiyor. Söz konusu ülkeler, geçen yıl Oslo’da hazırlanan sözleşmeyi imzalamamıştı, zira sadece 1980’den önce üretilen misket bombaların yasaklanmasını savunuyorlar. ABD başta olmak üzere bazı devletlerin misket bombalarının kullanımını, üretilmesini, stoklanmasını ve transfer edilmesini yasaklayan Misket Bombaları Sözleşmesi’ni imzalamama yönündeki tutumu ve silahların kullanımı için çalışmaları konferansta tepki çekti.
Türkiye, misket kullanımını inkar ediyor
Toplam 111 ülkenin imzaladığı ve 1 Ağustos 2010’da yürürlüğe giren Misket Bombaları Sözleşmesi’ni imzalamayı ABD gibi reddedenler arasında Türkiye de var. Ocak 2008’deki CCW oturumunda Türkiye adına yapılan sunumda, “misket bombalarına getirilen her türlü sınırlandırmaların yeni bir tedarik süreci ve alternatif silahlar için kaynak tahsisi gerektireceği için, ‘kesinlikle gerekli olduğu hallerde’ misket bombalarının kullanımına, stoklanmasına ve bulundurulmasına izin veren bir geçiş döneminin gerekli olduğu” belirtilmişti.
Misket Bombaları Koalisyonu (CMC) 2010 raporuna göre, misket bombaları ürettiği, ihraç ve ithal ettiği, stoğu bulunduğu ileri sürülen Türkiye, İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne (HRW) yolladığı yazıda, misket bombalarını kullanmadığını açıklamıştı. Buna karşın, Mayınsız Bir Türkiye Girişimi, Türkiye’de halen misket bombası stoğu bulunduğunu, ancak anlaşmayı imzalamadığı için stoklarda ne kadar bomba olduğuna, bunların tipine, cinsine, nereden alındığına dair resmi bir açıklamanın da yapılmadığını ifade etmişti.
PHNOM PENH