MEYA-DER, Mayıs ayında hayatını kaybeden PKK'liler için Şırnak'ın Cizre ilçesinde Belediye Halk ve Taziye Evi'nde mevlit verdi. Mevlide BDP Şırnak İl Eşbaşkanı Hame Akti, BDP Cizre İlçe Eşbaşkanı Mehmet Ata Bilen, Cizre Belediye Başkanı Mustafa Gören, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de aralarında bulunduğu bini aşkın kişi katıldı. Taziye evine Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile PKK'nin öncü kadrolarından Mahsum Korkmaz (Agit), Kemal Pir, Hayri Durmuş, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz'ın posterleri ile Mayıs ayında yaşamını yitiren PKK'lilerin fotoğrafları ve "Botan'ı Botan yapan kahramanlarına selam olsun", "Öcalan'ın özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür" yazılı pankartlar asıldı. MEYA-DER Cizre Şubesi Yöneticisi Ahmet Zırığ, "Mayıs ayı şehitleri başta olmak üzere Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren bütün şehitleri saygıyla anıyoruz. Bizi biz yapan şehitlerimize olan bağlılığımızdır. Onların bize bırakmış olduğu değerlere canımız pahasına sahip çıkacağız ve değerlerimizi yaşatacağız" dedi. Ardından "Şehîd namirin" sloganı eşliğinde Cizre Asri Mezarlığı'na kadar yürüyüş yapıldı. Karanfillerin bırakıldığı PKK'lilerin mezarlarının başında dualar okundu.


DÜ'de yürüyüş

Amed'de de Dicle Üniversitesi öğrencileri Mayıs ayı şehitlerini andı. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi önünde biraraya gelen onlarca öğrenci, üzerinde PKK'nin kurucularından Haki Karer ile öncü kadrolarından Mehmet Karasungur, Ali Çiçek, Hozan Mizgin ve Diyarbakır Cezaevi'nde bedenlerini ateşe vererek yaşamını yitiren Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Akif Yılmaz ve Mahmut Zengin'in fotoğrafının yer aldığı "Şehîd namirin" yazılı büyük pankartı açtı. Polisin engelleme girişimlerine rağmen öğrenciler İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'ne (İİBF) kadar sloganlar eşliğinde yürüdü. Saygı duruşu ardından yapılan açıklamada şöyle denildi: "Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972'de idam edildi. Bundan bir yıl sonra 18 Mayıs 1973'te İbrahim Kaypakkaya işkencede katledildi. Bu biçimde 1968'den itibaren gelişen devrimci gençlik harekatının önderleri katledildi. Bu durumun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın tarihi çıkışı üzerinde belirleyici etki yarattığı biliniyor. Bir yerde devrim ve özgürlük bayrağını PKK devralmış oluyor. Demokrasi ve özgürlük mücadelesi Kürdistan'a taşınıyor. Zaten Denizler, İbrahimler de devrim mücadelesini Kürdistan'da geliştirmek için çaba harcıyorlardı. Böylece onların yapmak istedikleri de gerçekleşmiş oluyor. Bu sefer şahadet olayları Kürdistan'da yaşanmaya başlıyor. PKK kurucularından Haki Karer 18 Mayıs 1977 tarihinde devlet ajanları tarafından Antep'te katlediliyor. Kürdistan'a devrimci yürüyüşü, sömürgeci devlet katliamla karşılıyor. Her yeni Mayıs, bir öncekinden daha büyük ve kanlı olaylara sahne oluyor."
Açıklamalarına "Büyük şehidimiz Haki Karer şahsında tüm kahraman şehitlerimizi anıyor, amaçlarını gerçekleştireceğimize dair sözümüzü bir kez yeniliyoruz" sözleriyle devam eden öğrenciler, eylemlerini, "Riya we riya me ye" sloganıyla sonlandırdı.

 DİHA/ŞIRNAK/AMED




Kaypakkaya için yürüyüş

İstanbul Üniversitesi'nde okuyan devrimci, demokrat ve yurtsever öğrenciler, katledişinin 40'ncı yılında Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden İbrahim Kaypakkaya'yı andı.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) öğrencileri Fen Edebiyat Fakültesi'nden Beyazıt Meydanı'na yürüdü. Öğrencilere, sanatçı Pınar Aydınlar da destek verdi. "Katledişinin 40. yılında İbrahim Kaypakkaya ölümsüzdür" pankartı ile Kaypakkaya'nın fotoğraflarını taşıyan öğrenciler, "Dörtlerin ateşi Kürdistan'da yanıyor", "Gözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz" ve "İbrahim Kaypkaya ölümsüzdür" sloganları attı. Yürüyüşte devrim ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin isimlerinin anons edilmesine yürüyenler hep bir ağızdan, "yaşıyor" diye yanıt verildi. Beyazıt Meydanı'nda son bulan yürüyüşün ardından öğrenciler adına açıklama yapan Çağlar Fakir, Kaypakkaya'yı anmanın suç sayıldığı bir ülkede yaşadıklarını belirterek, "Hakim sınıflar açısından Kaypakkaya hala tehlikeli olarak algılanmaktadır. Korkuları dün gibi bugün de aynıdır. Bizler buradan bir kez daha 'İbrahim Kaypakkaya'yı savunmak onurdur' diyoruz" diye konuştu.

İSTANBUL