
HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile önceki gün İmralı Adası’nda yaptıkları görüşmenin ayrıntılarını ANF’ye anlattı. Buldan, Öcalan’ın sağlığı ve moralinin iyi olduğunu, 4 saatlik bir toplantı yaptıklarını söyledi.
Köklü tedbir alınmalı
Buldan, Öcalan’ın, birinci gündem olarak İstanbul’da 10 kişinin yaşamını yitirdiği iş cinayetini belirlediğini ve şu ifadeleri kullandığını aktardı: “Yaşamını yitiren inşaat işçilerinin ailelerine başsağlığı diliyorum. Neo-liberal sistemin amansız yok ediciliği ve çürütücülüğü altında emekleriyle yaşamaya çalışan madenciler, inşaat işçileri ve mevsimlik tarım işçilerinin uğradığı iş cinayetlerini kınıyorum. Bu konuda tartışma ve yoğunlaşma yaratmamız gerekiyor. Emekçi halklar içinde örgütlenme olmadığı sürece bunların önüne geçilemez. Toplumsal vicdanı devreye koymak gerekir. Bu katliamlarla IŞİD’in katliamları aynıdır. Taşeronlaştırma, sendikasızlaştırmayla mücadele konusunda bizim çalışmalarımız var ama köklü tedbir almak istiyorum, köklü çözümler istiyorum. Eğer bu cinayetler konusunda tartışma ve yoğunlaşma yaratırsanız; kadın, doğa cinayetlerine, Kürt katliamlarına, IŞİD’in katliamlarına karşı da çözüm geliştirebilirsiniz.”
Hasta tutsakların durumu
Buldan, Öcalan’ın hasta tutsakların tahliye edilmemesine tepki gösterdiğini ve şunları söylediğini paylaştı: “Kanser olan hasta tutsakları bile bırakmadılar. Bu, ahlaki yaklaşım değil. Biz üzerimize düşen her şeyi yaptık ama onlar midesi delinmiş, hortumla beslenen hastayı bile bırakmadılar. İsrail bile bir askere karşı bin tutukluyu serbest bıraktı. Bu sorun sürecin başından beri çözülmeliydi. Çözüm sürecine dair her konuda iyi niyetimizi ortaya koyduk ve iyi niyet gerçekten önemlidir. Hükümetin acilen hasta tutsaklar için adım atması, iyi niyetini göstermesi gerekiyor. Hasta tutsakların durumundaki aciliyet ve onlara dönük yaklaşımdaki lakaytlık göz önüne alındığında müzakere ruhu eğer hasta bedenlere can veremeyecekse bu çözümü halka anlatmak imkansız hale gelecektir. Bu mesele bir müzakere maddesi olamayacak kadar insani ve hayati bir hakkın kullanımından ibarettir.”
Sürecin ilerlemesi için
Öcalan’ın sürece ilişkin İzleme Kurulu ve sekretarya meselesini de görüşmede gündeme getirdiğini kaydeden Buldan, Öcalan’ın şu değerlendirmelerini aktardı: “İzleme Kurulu acilen oluşturulmalı. Bütün olumsuzluklara karşı İzleme Kurulunca çalışacak herkesin büyük sorumluluğu olacak. Çözümün ilerlemesinde pozitif yansıması olacak. Sekretaryaya ihtiyaç var. Sürecin ilerlemesine ihtiyaç var. Ben not tutamıyorum, yazamıyorum; sadece konuşuyorum. Siz yazıyorsunuz ama benim böyle imkanım yok. Dolayısıyla bütün bunların kolaylaşması için sekretaryaya ihtiyaç var. Bundan sonra her şey belgeleriyle resmi kayıt altına alınmalıdır; sürecin sağlıklı ilerlemesi için bu gerekiyor. Bu kurulları oluştururken devlet de kendi kurullarını oluşturmak durumundadır. Böyle olursa süreci barış ve çözüme taşıyabiliriz.”
Yol Haritası netleşecek
Buldan, Öcalan’ın önümüzdeki günlerde önemli gelişmeler olacağını belirttiğini söyledi. Buldan’ın aktarımına göre Öcalan, şunları vurguladı: “Süreci ilgili çeşitli sıkıntı, engelleme, provokasyon ve tek yönlü dayatmalara rağmen sürdürüyoruz. Diyalog süreciydi ama yeni format altında, yakın dönemde pratikleşme aşamasına gelmiştir. Bu aşama sadece ülkemizin değil, bölgenin de kaderini belirleyecektir. Hükümetin bu ciddiyetle yaklaşması ve hızlı olması gerekiyor. Yeni hükümet hiçbir mazeret kalesine sığınmadan anlamlı ve derinlikli müzakereleri başlatacak ilke ve mekanizmaları biran önce hayata geçirmeli. Artık somut adımlara büründürülmeyen hiç bir söylem pratik bir karşılık oluşturmayacak. Tam da bu aşamada gösterilecek ciddiyet ve titizlik bölgemizin önündeki yüz yılı kaosla mı, yoksa bereketli eşit ve adil bir demokrasiyle mi geçireceğine dönük bir belirleyicilik ihtiva edecektir.
Önümüzdeki günlerde hükümet ve cephemizde yeni, önemli gelişmeler olacaktır. Siz de hükümetle görüşmelerinizi aksatmamalısınız. Sürecin başbakana bağlanması önemli ve daha anlamlı. Muhtemelen bundan sonraki görüşmelerde yol haritasına ilişkin esas ve usule ilişkin önemli görüşmeler olacak. Bu görüşmelerin ardından yol haritası netleştirilip kamuoyu ile paylaşılabilecek.”
Görüşmeler sıklaşacak
Öcalan’ın devlet heyetiyle kapsamlı görüşmesini cumartesi günü yaptığını öğrendiklerini aktaran Buldan, “Bundan sonra daha sık aralıklarla devlet heyetiyle görüşeceğini söyledi” diye ekledi. Öcalan’ın basını yakından takip ettiğini, gazetelerin aynı şekilde ulaştığını ifade ettiğini belirten Buldan, şu talebine işaret etti: “Özellikle süreci, bu meseleyi aydın ve yazarların, medya grubunun çok daha ciddiyet ve sorumlulukla ele alması gerekiyor. Aydın, akademisyen ve politikacıların böylesi büyük meselede öneri ve katkılarına ihtiyaç var.”
Seferberlik ruhuyla
HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Öcalan’ın Kürt direnişiyle ilgili şu sözlerini de paylaştı: “Şengal ve Rojava başta olmak üzere, soykırım amaçlayan saldırılara karşı 21. yüzyılın en destansı direnişini sergileyen halkı ve onurlu direniş güçlerini selamlıyorum. Êzîdîler kadim bir halktır. Türkiye’ye, Kuzey’e gelen Êzîdî halkına karşı herkesin seferberlik ruhuyla yardımcı olması gerekiyor; herkes üzerine düşen görevleri yerine getirmeli. Son zamanlarda sadece Êzîdîler değil, Türkmen ve Asuriler de katliam tehlikesiyle karşı karşıya. Bütün bu halkların yaşam hakkını onur meselesi ve ortak yaşamın teminatı olarak görüyoruz. Bu konudaki duyarlılık ve dayanışma artmalıdır.
Şerh kalkmak zorunda
Öcalan’ın Ulusal Kongre hakkındaki ısrarına dikkat çeken Buldan, bu konuda şunları söylediğini belirtti: “Ulusal Konferansın üzerinde bir şerh vardı. Bu şerh bundan sonra kalkmak durumundadır. Bu süreç ilerledikçe, müzakereye geçildikçe üzerindeki şerh de kalkacaktır. Sayın Barzani ve Sayın Talabani’nin tutumları çok önemli ve belirleyici olacaktır. Kendileriyle bu konudaki diyalog ve ilişkilerin devam etmesi ve Ulusal Kongrenin kısa zamanda hayata geçmesi
gerekiyor.”
DTK önemli bir mevzidir
DTK ile ilgili görüşlerini paylaşan, genel kurul sürecini başından beri izlediğini belirten Öcalan’ın, yeni seçilenlere başarılar dilediğini kaydeden Buldan, “DTK proto-meclis durumundadır, önemli bir mevzidir. Buradaki çalışmalar yüz yıllık gelecek konusunda önem taşıyor” dediğine dikkat çekti.
Doğanın savunulması
Öcalan’ın görüşmede enerji, toprak, su sorununu da gündeme getirdiğini kaydeden Buldan, şu önerisini aktardı: “Toplumun bu konuda örgütlenmesi vicdan meselesidir. Temel slogan; ‘toprağımızı, suyumuzu, enerjimizi komünleştirelim, demokratik özgür yaşamı inşa edelim’ olmalıdır. Bu slogan esas alınmalı, halkımız meseleye bundan sonra bu çerçevede yaklaşmalıdır.” dedi.
Mektuplar ulaşmış
Buldan, Öcalan’a birkaç gün önce Bakanlık aracılığıyla 2 ayrı mektup gönderdikleri bilgisini verdi: “Hem Kandil’deki kadınların hem de HPG’nin Sayın Öcalan’a mektupları vardı. Sayın Öcalan mektupları teslim almış. En kısa zamanda her iki tarafa da cevaben mektup yazacağını söyledi.”
Hasta tutsaklara selam gönderen Öcalan, onların özgür koşullarda tedavilerine başlandığı haberini bir an önce duymayı istediğini belirterek, sağlık dileklerini yineledi.
ALİ BARIŞ KURT/ANF/ANKARA