Demokratik Alevi Fedarasyonu FEDA bünyesinde çalışma yürüten Paris Pir Sultan Abdal Dergahı’nın düzenlediği dayanışma gecesinde özyönetimler ve Kürdistan’daki direniş selamlandı. 

Pir Rıza Yağmur’un açılış gulbangıyla yapılan geceye çok sayıda sanatçı ve konuşmacı katıldı. 

Avrupa Demokratik Alevi Fedarasyonu Eşbaşkanı Bemal Özdemir şunları söyledi: “İçinde bulunduğumuz Aralık ayı katliamlar ayıdır. Maraş, Roboskî, 19 Aralık Cezaevi Katliamı’nın olduğu bir aydır. Katliamda yaşamını kaybeden bütün canlarımızın anısına bağlı kalacağımızı belirterek, teslim olmayan direnen halkların yanında olacağız. Bizim yolumuz aynı zamanda kadının yoludur. Ana Fatmalar, Elif Analar bu yola ikrar vermişlerdir. Kadim Mezopotamya ve Anadolu halklarının direniş mayasında kadın direnişi herzaman var olmuştur. Saraların, Rojbînlerin, Leylaların anısına bağlı kalmak boynumuzun borcudur. Onlar özümüz, inancımızın da onurudurlar. Bizler onlara bağlı kalarak herzaman için açtıkları bu onurlu yolun takipçisi olacağız.” 


Zalimlere, tiranlara geçit verilmedi

Paris Pir Sultan Abdal Dergahı Eşbaşkanları İsmail Demirdelen ve Hüsniye Küçükkeleş de Alevilerin tarih boyunca katliamlara maruz kaldığını, günümüzde ise AKP’nin Kürdistan’da Türk devletinin katliam geleneğini sürdürdüğün dile getirdi. 

Kürt Siyasetçi yazar Fuat Kav da HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan’da gecede kısa birer konuşma yaptı. 

Kürt siyasetçi yazar Kav konuşmasında, “Alevi inancının insanlıktan ve mazlumlardan yana olduğunu, Alevi inancının özgürlükler ve bağımsızlıklardan yana inanç olduğunu çok iyi biliyoruz. Tarihten günümüze hiç bir katliamın hiç bir haksızlığın altında Alevilerin imzası yoktur. Aleviler bugüne kadar sadece inançlarından dolayı katledilmediler, kimliklerinden dolayı da katledildiler, ama teslim olmadılar. Kürt Özgürlük Haraketi direniş tarihi boyunca zalimlere, tiranlara geçit vermedi. Bugün Kürdistan’da Erdoğan’a ve faşist politikalarına özyönetim ilanlarıyla direnerek geçit vermiyor, biat etmiyor, etmeyecektir. Ve diyoruzki zafer mazlum halkların olacaktır” dedi.


‘Öz savunma insani bir haktır’

HDP Milletvekili Doğan da, “Biz Aleviler Hak arayıcılarıyız. Enel Hak dediğimiz için, insanlık dediğimiz için herzaman katliamlara maruz kaldı. Alevilerin mücadelesi ile Kürtlerin mücadelesi birleşti Kürt Özgürlük mücadelesi ile Alevi mücadelesi tarihte onurlu yerini aldı. Şu an’da Kürtler kendini savunuyor. Kürtler kendi özyönetimini kuracak, çünkü öz savunma doğal ve insani bir haktır. Bizim mücadelemiz ortak, eşit, özgür bir yaşam çerçevesinde demokratik bir cumhuriyet yönünde devam edecektir” ifadesini kullandı.

Yapılan konuşmaların ardından Paris Pir Sultan Abdal Dergahı dayanışma gecesi Grup Abdal, Mikail Aslan, Hozan Cömert, Ali Sizer, Grup Piya, Paris TEV-CAND, Özlem Bağlayan’ın sahne almasıyla gece geç saatlere kadar devam etti.


SELMA AKKAYA/PARİS




Maraş’tan Roboskî’ye katliamlar...


Almanya’nın Hagen kentinde Demokratik Alevi Federasyonu’na (FEDA) bağlı Hagen ve çevresi Alevi Kültür Dergahı “Maraş’tan Roboskî’ye Unutursak Kalbimiz Kurusun” adı altında bir panel düzenledi. Panel, bir dakikalık saygı duruşunun ardından Pir Baki Öz’ün gulbangı ile başladı. Katliamlara ilişkin sinevizyon gösteriminin ardından HDP Antep Milletvekili Prof.Dr. Mahmut Toğrul konuştu. 

Toğrul, katliamların Osmanlı’dan bu yana yaratılmaya çalışan Türkleştirme politikasının devamı olduğuna dikkat çekti. Toğrul, faşizme dur demek için halkın her alanda örgütlenmesi gerektiğini belirtti, Avrpa’da yaşayan Kürtlere ve Kürt dostlarına Kürdistan’daki direnişçileri yalnız bırakmama çağrısında bulundu. 

Vekil Toğrul devamla şunları söyledi: “Mezopotamya coğrafyası çok uluslu, çok halklı bir coğrafyadır. Osmanlı‘dan bu yana sürekli burada kendine benzemeyenleri soykırımdan geçirdiler. Önce Ermeniler sonra Aleviler, Kürtler ya katledildi ya da asimile edildi. Tek bir ulus yaratmak için öldürdüler. Kürdistan’da bugün uygulanan politika aynıdır. Olanlar bir Türkleştirme politikasının devamıdır. Maraş’ta bebekleri ana rahminde öldüren zihniyet, bugün Rojava’da, Şengal’de Cizre’de, Sur’da hala varlığını koruyor. Maraş’ta, Roboskî’de, cezaevlerinde yapılan katliamlar, başta Kürtler Aleviler, sol sosyalist ötekileştirilmiş herkese verilen bir mesajdı. Aynı zamanda tek tip olmakta ısrarın devamıdır. Bu tür katliamların önüne geçmek bu faşizme dur demek için halkımız her alanda örgütlenmeli ve özelikle Avrupa’da yaşayan halkımız sürekli ayakta olmalı, ülkeyi yalnız bırakmamalı.”

Panel, Kürdistan’daki son gelişmelere ilişki soruların cevaplandırılması ve ardından lokmaların yenilmesiyle son buldu.


 HÜSEYİN BAKIR/HAGEN