Alelacele Meclis’ten geçirilen Anayasa tasarısı henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanmamış olmasına rağmen iktidar partisi referandum sürecinde Meclis’i açık tutarak, muhalefet partilerini “oyalama” hesabı yapıyor. 

AKP ve MHP tarafından hazırlanan Anayasa değişikliğinin kabul edilmesinin ardından Meclis iki haftalık tatile girmişti. Yine her iki parti milletvekillerinin alkışları ve sevinç çığlıkları altında alınan ancak muhalefetin “hileli oylarla” alındığını ileri sürdüğü 2 haftalık tatil sona erdi ve Meclis dün mesaiye başladı.

Yaşanan kavga ve gürültü ile 10 günlük zaman diliminde TBMM’yi saatler süren mesailerle çalıştırarak Anayasa değişikliğini geçiren iktidar partisi, hazırlanan tasarıyı ise 12 gün Meclis’te tuttu. Yaklaşık 5 gündür Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından bekletilen tasarıya ilişkin belirsizlik sürerken, iktidar partisi, HDP ve CHP’yi etkisizleştirmek için referandum sürecinde Meclis’i aktif olarak çalıştırma taktiği üzerinde çalışıyor. Edinilen bilgilere göre, milletvekili çoğunluğu bulunan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte 3 koldan referandum çalışması yapacak olan AKP ve MHP, milletvekilleri sayıları yetersiz olan HDP ve CHP’nin alandaki etkinliğini kırmaya çalışıyor. 

Buna rağmen muhalefet partileri zamanlarını seçmen ile geçirip Meclis’i boşalttıklarında da iktidar partisi, toplumu ilgilendiren kimi yasaları Meclis’e getirerek, muhalefet partilerini, “referandum için alanlarda olmak ile yasal değişiklikler için Meclis’te bulunmak” arasındaki ikileme sürüklemenin hesabını yapıyor. 

Bu ve benzeri taktikler üzerinden muhalefeti etkisizleştirmeye çalışan iktidar, aynı zamanda Meclis’te kimi suni gündemler yaratmak için de çaba gösteriyor. 

Kürt illerinde yapacağı çalışmayla kilit bir konuma gelen HDP’nin bir kısmı tutuklanmış vekillerin dışında kalan milletvekillerinin de “Meclis’e hapsedilmek” istenmesine yönelik tepkilerini ve rahatsızlıklarını yüksek sesle dile getiriyor.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırımd, referandum sürecinde Meclis’in açık tutulması yaklaşımını, “İktidar partisi, benim elimde bütün devlet olanakları var, valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri, mülki idare amirleri, jandarma komutanları, hatta hata cami imamları benim için çalışacak. O yüzden benim siyasi partiye milletvekillerine ihtiyacım yok diyor. Bu vesileyle muhalefet partilerini de meclise hapsederek kampanya dışında tutmak istiyor” sözleriyle tanımladı.