Şehit Sara, Rojbîn ve Ronahî adıyla çalışmalarını yürüten meclisler ve komünlerdeki kadınlar şehitlerin anısına sahip çıkmak ve Leyla Güven’in Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrite karşın başlattığı eyleme ses vermek için herkesi Paris eylemine katılmaya çağırdı.
9 Ocak 2013’te Paris’te 3 Kürt kadın devrimci katledildi.Katliam haberi duyulur duyulmaz Kürdistan, Türkiye ve dünya kamuoyunun hızlıca gündemine geldi. Kürt sorununun Türkiye’nin demokratikleşmesi temelinde çözümü adına Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürecin ve yapılan görüşmelerin ilk zamanlarıydı. 3 Kürt kadınının katledilmesi bu sürece yönelik bir sabotaj olabilir denilirken, İmralı’da yapılan görüşmede Öcalan, bu katliamların sürecin kesilmesine yönelik yapıldığını ve kendisine mesaj verildiğini aktaracaktı.
Katledilen 3 Kürt kadın devrimci, yaptıkları çalışmalarla, yaşamlarıyla halkta iz bırakan, değdikleri herkesi derinden etkileyen, yaşam enerjileri ve coşkusuyla halka öncülük eden isimlerdi. O nedenle de katliam, Avrupa’da yaşayan Kürdistanlıları ve dostlarını derinden etkilemişti. Katliamın gerçekleştiği dönemde kuruluş hazırlıkları yapılan kadın meclisleri, sonrasında Sara, Rojbîn, Ronahî isimleriyle hayata geçecekti. Bizler de 3 kadın devrimcinin adıyla çalışmalarını yürüten meclisler ve komünlerdeki kadınlarla görüştük. Hem tanışıklıklarını hem de katliam sonrası yaşadıklarını konuştuk.
Sakine arkardaşı kendime örnek alıyorum
Hamburg’da kadın çalışmalarında yer alan Hediye Konakpınar, Rojbîn Kadın Meclisi’nin Eşsözcüsü Leyla Kaya ile Bilican Eroğlu’nun bir dönem yolları Sakine Cansızla kesişen kadınlardan.
Anılarını paylaşırken zorlanan Leyla Kaya, Sakine Cansız’ı Hamburg’a gelmeden önce kitaplardan ve mücadele arkadaşlarının anlatımlarından tanıyor. ”Sakine Cansız bir semboldür” diyen Kaya, Hamburg’daki ilk tanışıklığında hakkında anlatıların eksik kaldığını görüyor. Cansız’ın, eleştiri ve kavgalardan sonra rahatlıkla ”yoldaş hadi gel bir çay içelim, sohbet edelim” dediğini bildirerek, ”Evet PKK yoldaşlığı böyle olmalıdır. Yoldaşlık sevgisi de. Gerekirse doğrular için çatışmayı Sakine hevaldan öğrendim. Yoldaşlık ilişkilerinde hala onu kendime örnek alıyorum” dedi.
Leyla Kaya
Kadın özgürlüğü konusunda Sakine Cansız’ın hayatını kendilerine bir yol çizdiklerini kaydeden Kaya, ”Bize hep şunu söylerdi. Dik durun. Hem düşüncede hem de fiziki olarak. Bazen yürürken kamburlaştışımızda bize kızardı” diyerek birlikte geçirdikleri zamandan kesitler paylaşıyor.
Katliam derin izler bıraktı
Sakine Cansız’ın şahadetinin tüm kadınlar için bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu vurgulayan Kaya, ”9 Ocak bizim gözbebeklerimizde asılı bir tarih. Ne kadar süre geçse de asla unutmayacağımız kara bir gün olarak kalacak belleğimizde. Hiç bir zaman kabullenemeyeceğimiz bir durum. Ruhlarımızda derin travmalar yaratmış durumda. Vahşi katliamın hala aydınlatılmaması ruhumuzu yaralamaya devam ediyor aslında. Ruhumuzda hala müthiş bir öfke var. Önemli olan biz kadın yoldaşlarının onun düşüncelerini ve yarım bıraktığı umutları yerine getirebilmemiz” diyerek konuştu.
Sakine Cansız’ın projesi yarıda kaldı
Hediye Konakpınar’da kavgayı, sevdayı uzun yıllar evvel tanıdığı Sakine Cansız’dan öğrendiğini ifade ediyor. 1994’te Sakine gülerek, “Belli belli hepsinin kareli gömleklerinden çalışan arkadaşlar oldukları” sözlerini dün gibi hatırlayan Konakpınar, ”Bir seneye yakın Hamburg alanında çalışma yürüttük kendisiyle. O zaman Hamburg’da kendimize ait kadın derneğimiz vardı. Zorlandığımız anlar Sakine arkadaşın çok yönlü planları devreye girerdi. İnsanları ve çalışmaları örgütlemenin binlerce yolu olduğunu söylerdi. Yüreğinde bütün dünyayı bağrına basabilecek kadar büyük bir sevgi vardı” diye anlatırken duygulanıyor.
Sakine Cansız, Hamburg’dan ayrılırken, ”bu derneği size emanet ediyorum” sözlerini aktaran Konakpınar, ”Sakine arkadaşın Hamburg’la ilgili bir projesi vardı. Bütün işadamlarını bir araya getirip Hamburg’da büyük bir iş merkezi açmak istiyordu. O projesi maalesef hayata geçirilmedik.”
Kurşunlar özgür kadına sıkıldı
Sakine’in şahadet haberini Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın esir alındığı günün acısıyla tarif eden Konakpınar, herkesi Parsi’teki yürüyüşe davet ederek, şöyle devam ediyor: ”Sakine Cansız arkadaşın kafasına sıkılan kurşun hepimizin kafasına sıkılmıştı. Önderliğin yaratmak istediği kadına sıkılan kurşundu. Paris diğer uluslar ve insanlar için güzeliğin, zerafetin ve kültürün başkenti olabilir. Ama bizler için kalleşliğin, alçaklığın ve acının başkentidir.”
‘Sara bize dik durmayı öğretti’
Bilican Eroğlu da Sakine Cansız’ı yakından tanıyan isimlerden. Kiel kentinde yaşayan Eroğlu, Cansız’ı evinde misafir etmenin onurunu yaşıyor. ”Başlık Parasına Hayır” kampanyasıyla Bremen’de Sakine Cansız’la tanışarak, ”Sarılışında bile bir asalet vardı. Disiplinliydi. Her sabah mutlaka sporunu yapardı. Akşamları kolay kolay yemek yemezdi. Sabah yalnız başına spora çıktığında eşim koruma amaçlı kendisiyle gitmek istediğinde ‘siz tempoma ayak uyduramazsınız’ diyerek anlatıyor o günleri. Şahadetinden sonra kişiliği ve söylemlerine layık olmak için kendini erkenden toparladığını dile getiren Eroğlu, ”Bugün hala mücadele ediyorsam ve dik duruyorsam, bunda Sakine Cansız’ın büyük bir emeği vardır” diyerek yaşanan cinayetin, mahkemelerin tozlu raflarında unutulmasına izin vermeyeceklerini altını çizdi ve herkesi 12 Ocak’ta Paris’te olmaya çağırdı.
Leyla’yı beklerken şehadet haberini aldım
Şehit Ronahî kadın meclisi Hannover sözcüsü Alya Ekinci’de 3 kadın devrimciden 2’si ile tanışma şansına sahip olduğunu dile getiriyor. Leyla Şaylemez’le (Ronahî) ile tanışıklığını anlatan Ekinci, Ronahî’nin çok çalışkan olduğunu ve görev ayrımı yapmadan nerede ihtiyaç varsa oraya koşan biri olduğunu kaydediyor. Gençlik çalışmalarından sonra evlerine geldiklerinde çok mutlu olduklarını belirten ekinci, şahadet haberini aldıkları anı şöyle dile getiriyor: “Biz Ronahî’nin gerçek ismini hiç bilmiyorduk, o buradan gittiğinde kötü haber bir ay sonra geldi, üç Fidan Paris’te katledilirken, Leyla Şaylemez’den bahsederken şehit düşenin Ronahî olduğunun farkında değildik. Televizyonda onun resmini görünce şok oldum. Çünkü ben evde onun bütün elbiselerini yıkadım ve tek tek ütüledim, onu bekliyordum. Onlar onurumuz ve şerefimizdir, onu yakından tanıdığımız için Meclisimizin ismini Ronahî koyduk ve gurur duyuyoruz” dedi.
Êzîdî Kadınları değer verirdi
Sakine Cansız’la da tanışıklığı olan Ekinci, Sakine’nin Êzîdî kadınlara çok değer verdiğini belirterek, ”Eğer bugün Êzîdî Kadınların çatısı (Sîwana Jinên Êzîdî) varsa o Sara’nın sayesinde kurulmuştur. Yaklaşık 4 gün bizim bölgemizde kalmıştı ve geri geleceğine söz vermişti. Israrla Êzîdî toplumuna projeler yapacağını ve onların örgütlenmesi gerektiğini belirtiyordu. Sara Êzîdîlerî ışığın ve dünyanın koruyucusu görüyordu. İnsanların ve dünyanın geleceğinin iyi olmadığını söylerdi. Çünkü insanlar virüs gibi her şeyi kendine kullanıyor ve yok ediyor fakat Êzîdî ideolojisinde özgürlüğü tanıdı ve insanların son umudunu görüyordu” diyerek konuştu.
Cumartesi Paris’te olacaklarını bildiren Ekinci, Fransa’da yaşanan adaletsizliğe karşı yürüyüşe çağırarak, ”Kürt halkına karşı başlatılan komplo daha devam ediyor, Kürt Halk Önderi tecrit altında. Bütün Kürtler, rehin tutulmuştur. İşte bu yüzden Leyla Güven vakitsiz açlık grevine başlatmıştır. Cumartesi günü Leyla Güven 66. gününe giriyor. Leyla Güven’i derhal sahiplenmeliyiz” dedi.
‘Leyla’nın sesine ses katalım’
Meckenheim’de bulanan Sara Kadın Meclisi, Kürt halkı başta olmak üzere tüm halkların 9 Ocak günü Paris Katliamını protesto etmeye çağırdı. Meclisleşmeye gittikleri süreçte 3 Kürt kadının şahadetiyle karşılaştıklarını hatırlatan Meclis Eşbaşkanı Sevda Türkmen, Alman gruplarıyla yaptığı çalışmaların sonucunda meclise Sara ismini verdiklerini bildirdi. Sakine Cansız’ın kadının özgürlük mücadelesinde büyük katkıları ve öncülüğü olduğunu kaydeden Türmen, ”Zaten Sakinelerden etkilenerek meclisleşmeye gittik” dedi.
Özellikle Leyla Güven’in Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrite karşın başlattığı eyleme ses vermek içinde Paris’te olacaklarını aktaran Türkmen, ”Bedenlerini özgürlük için ölüme yatıranlara ses olmak için bu yürüyüşe kitlesel katılım sağlamalıyız. Önderliğin özgürlüğü kadınların özgürlüğünden geçtiği için kadınlar olarak ön planda olmamız gerekiyor. Alan, kadınların gür sesiyle yankılanmalı” diyerek konuştu.
FADIL DONMA / M.ZAHİT EKİNCİ / EGİD EREN