Yaşanılan tüm eksik ve yetmezliklere rağmen bu sahadaki siyasal, diplomatik, toplumsal ve kültürel örgütlenmemiz, genel mücadeleye önemli katkılar sunmuş ve kimi kazanımlar ortaya çıkmıştır. Ancak gelinen aşamada genel mücadelenin ihtiyaçları büyüdü ve bu ihtiyaçlara denk güçlü örgütlemelere gitmemiz gerekiyor.
“Bizler “Örgütsüz hiçbir Kürt kalmamalı” şiarıyla halk meclislerimizle bu ihtiyacı gidermeye çalışıyoruz, ama yetersiz kalıyoruz. Meclislerimiz, halkımızın kendi kendini yönettiği, sorunlarını ve ihtiyaçlarını öz gücüyle ve katılımıyla çözüp karşıladığı mekanlara dönüşmelidir.”
Deniz BABİR / STUTTGART
Almanya’da beş ayrı eyalette federasyon modeliyle örgütlenen Kürdistanlılar, yerel kongre çalışmalarına start verdi. Geçtiğimiz yıl 5 Mayıs tarihinde Köln’de kuruluşunu ilan ederek beş federasyonu tek konfederasyon çatısı altında toplayan KON-MED (Almanya’daki Mezopotamya Topluluklar Konfederasyonu) yeni dönemin eylem planını açıkladı. KON-MED Eşbaşkanı Tahir Köçer, federasyon çalışmalarına, meclis örgütlenme ve kongrelerine dair gazetemiz Yeni Özgür Politika’ya konuştu.
Teknik bir soru olarak; KON-MED hangi kurum, kuruluş, dernek, grup ve oluşumu kapsıyor?
KON-MED 5 Federasyon’dan oluşuyor. Bu Federasyonlara bağlı 76 meclis, 12 komün, 69 DKTM derneği, 38 cami, 12 dergah, 9 Ezîdî evi, 100’e yakın spor klubü, Rojava dernekleri, kadın ve gençlik bünyesinde örgütlenen toplam 300’den kurumu kapsayan büyük bir aileyiz.
Bildiğimiz kadarıyla Federasyonlara bağlı meclislerin çoğu kongrelerini gerçekleştirdi, kalanlar ise hazırlıklarını yapıyor. Ne zaman başladı bu süreç?
Meclis ve komünlerin kongre süreçlerine Aralık 2019’da start verdik. Ocak ve Şubat 2020’de kongreler yapılmaya başlandı. Önce kadın meclis ve komünleri kongrelerini yaptı. Şubat’ın son haftasından sonra da genel meclis ve komünlerimiz kongrelerini yapmaya başladı. Şu an’a kadar toplam 15 meclis ve 2 komün kongresini yaparak yeni yönetimini belirledi.
Kongrede ne tür tartışmalar yürütüldü? Gündeme yansıyan konular, geliştirilen eleştiriler neler oldu?
Meclis kongrelerinin güçlü geçmesi için aylar öncesinden çalışmalarımıza start verdik, eğitimler düzenledik.
Kongrelerde kadın ve gençliğin daha etkin temsilinin temel bir ihtiyaç olduğu görüldü. Ayrıca dört parça Kürdistan’ın hem yerel hem merkezi düzeyde daha etkili temsil edilmesi için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Bu konuda meclislerimizin ezici çoğunluğunun Kuzey Kürdistanlı oluşu eleştiri konusu oluyor. Bu nedenle herkesi kapsayabilecek bir tarzı, bir formu yakalamak ve bu doğrultuda bir yoğunlaşmaya gitmek zorundayız.
Kongrelerde öne çıkan bir değer eleştiri; halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte projelerin olmaması oldu. Halk, daha farklı bir toplum merkezi görmek istiyor; yani çocuklarımızın anadilde eğitim sorunu, meslek edinme projeleri, kültürel çalışmalar, dayanışmayı güçlendiren, gençlik ve kadınlara yönelik aktivite geliştiren bir toplum merkezi görmek istiyor. DKTM Meclisleri büyük fedakarlıklarla çalışmalarını yürütüyor, fakat buna rağmen halkımızın genel sorunlarına yeteri kadar çözüm üretemiyoruz.
Kongrelerin tamamlanması ile birlikte yeni döneme ilişkin ne tür planlarınız var?
Mart sonuna kadar 60’ın üzerinde meclis ve 15 komün kongresini yaparak, yeni yönetimlerini belirleyecek. Nisan’ın sonuna kadar ise beş federasyonumuz kongresini yaparak yönetimlerini seçecek.
Belirlenen bu yeni yönetimlerle çalışmalarımızı daha güçlü yürütmek istiyoruz. Örneğin diplomasi çalışmaları çok önemli. Diplomasi alanında büyük emekler verildi, değerli çalışmalar yürütüldü, fakat sonuç itibariyle istediğimiz düzeyde ürün alamadık. Önümüzdeki süreçte bu alan üzerinde daha fazla duracağız.
Komün, Meclis, federasyon ve konfederasyon tarzı örgütlenme modeli Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar için nasıl bir örgütlenme fırsatı doğuruyor? Bu örgütlenme modellerinden istenen verim alınıyor mu?
Almanya’da yaşayan halkımız yıllardır farklı örgütlenme modelleri ile kendini ifade etmeye çalışıyor. Yaşanılan tüm eksik ve yetmezliklere rağmen bu sahadaki siyasal, diplomatik, toplumsal ve kültürel örgütlenmemiz, genel mücadeleye önemli katkılar sunmuş ve kimi kazanımlar ortaya çıkmıştır. Ancak gelinen aşamada genel mücadelenin ihtiyaçları büyüdü ve bu ihtiyaçlara denk güçlü örgütlemelere gitmemiz gerekiyor. Kazanımlarımızı koruyup geliştirme temelinde, kendini yeniden yapılandırma ciddi bir görev ve sorumluluk olarak önümüzde duruyor.
Almanya’da yaklaşık 1.5 milyonu bulan Kürdistanlı bir nüfustan bahsediyoruz. Ve bu halkın sorunları var. Her ne kadar belli bir örgütlülük, toplumsallık ve hareketlilik düzeyi sağlamış olsak da, 1.5 milyonun sadece belli bir yüzdesine ulaşıyoruz, hepsine ulaşamıyoruz. Diğer yandan ilişkili olduğumuz halk kesimlerinin de potansiyel ve gücünü tam olarak açığa çıkardığımızı söyleyemeyiz. Yine ikinci ve üçüncü kuşak gençlik realitesi, çeşitlenen toplumsal kategoriler, aile, çocuk, eğitim, dil vb. artan sorunlar ve ihtiyaçlar var. Tüm bunlar daha geniş bir örgütlenme ihtiyacını doğuruyor. Bizler “Örgütsüz hiçbir Kürt kalmamalı” şiarıyla halk meclislerimizle bu ihtiyacı gidermeye çalışıyoruz, ama yetersiz kalıyoruz. Meclislerimiz, halkımızın kendi kendini yönettiği, sorunlarını ve ihtiyaçlarını öz gücüyle ve katılımıyla çözüp karşıladığı mekanlara dönüşmelidir. Böyle bakmak tüm Meclis üyelerinin temel önceliğidir. Anlayış ve uygulamada bunun önünde engel olan iktidarcı, tutucu, yetkici, bireyci ve tekçi yaklaşımlarla mücadele edilmelidir. Herkes bunun sorumluluğunda ve bilincinde olmalıdır.
Köçer: Başarılı ve örnek meclislerimiz var
5 Federasyona bağlı 300’den fazla kurumu kapsayan bir Konfederasyonsunuz. Bu aslında çok iyi bir rakam. Bu kurumlar arasından çalışmalarıyla öne çıkan meclisler var mı? Biraz örnek vermeniz mümkün mü?
Tabii ki bütün kurum ve meclislerimiz daha iyi bir örgütlülük için çaba veriyor. Ama çalışmalarımızda daha görünür olan ve öne çıkan bazı meclisleri sıralayabilirim:
Kiel Meclisi:
En başarılı meclislerimizdendir. Meclis modelini önemli düzeyde oturttu ve işlettiler. Her yıl düzenli olarak kongrelerini yapıyor, projelerini geliştiriyorlar. Ayrıca Kuzey Almanya’nın en fazla üyeye sahip meclisi Kiel meclisimizdir. Meclis bünyesinde ana dil dersleri veriliyor, kültürel ve sportif çalışmalar yürütülüyor. Sportif faaliyetlere yaklaşık 150 genç katılıyor. Yine dış ilişki çalışmaları etkindir. Eylem ve etkinliklerimize farklı halklardan yoğun katımın olması dış ilişki çalışmalarının başarısından kaynaklanmaktadır. Dış ilişki çalışmaları 30 feminist kadın arkadaşın da katılımı ile yürütülmektedir. Ayrıca bu meclisimiz kültürel çalışmalar kapsamında “Kürt Kültür Günleri” düzenlemektedir.
Darmstadt Meclisi:
Darmstadt meclisimiz de örgütlenme gücü ile tanınan bir meclistir. Burada dış ilişki çalışma insiyatifi var, dost gruplarla birlikte düzenli toplantılarını yapıyor. Bu meclisimiz eylem ve etkinliklerde kolektif pratik bir çalışma yürütüyor. Meclis bünyesinde panel ve seminerler düzenleniyor. Örneğin Rojava Gençliğe yönelik değerli çalışmalar yürüttüler, müzik gurubu ve Navend Müzik Grupları’nı oluşturdular. Kurmanci dil eğitimlerinden tutalım, Sosyal Komisyon’un gerçekleştirdiği aile ziyaretlerine kadar çok çeşitli faaliyetler yürütülüyor. Navend İdari Komisyon ise her hafta kahvaltı ve her gün düzenli yemek çıkartarak ekonomik gelir sağlıyor.
Hamburg Meclisi:
Bu yıl en fazla kitlesel katılımlarla en çok eylem ve etkinlik düzenleyen meclisimiz oldu. Bu meclisimiz dış ilişki çalışmalarıyla en çok öne çıkan meclisimizdir. Diğer halkların ağırlıklı katılımı ile 20 bine varan kitlesel eylemler gerçekleştirebilmiştir. Yine Eyalet seçimlerinde önemli ve başarılı bir çalışma yürüttüler.
Bremen Meclisi:
Kurumsal çalışmalarının yanı sıra, hem ulusal birlik çalışması hem de demokrasi güçlerini bir araya getirme çalışması yürüttü. Bremen’de tüm Kürt örgütlerini bir araya getirerek “Rojava’yı Savunma Komitesi” oluşumuna öncülük etti. Yine dış ilişki çalışmaları ile demokratik kitle örgütlerini ve dost şahsiyetleri bir araya getirerek “Defend Rojava” komitesini oluşturdu. Aynı zamanda Türkiyeli demokratik kile örgütleri ile bir “Demokrasi Platformu” oluşumuna gitti.
Bremen yerel seçimlerinde önemli bir zemin yaratmış, bu durum Bremen Parlamentosu’nun TC’nin Rojava işgal saldırısını kınamasına ve derhal çekilmesi yönünde oy birliği ile karar almasına vesile olmuştur.
Hannover Meclisi:
Eyalette en çok eylem ve etkinlik düzenleyen meclislerimiz arasındadır. “Rojava’yı Savunma Komitesi”, “Defend Rojava” komitesini oluşturmuştur. Kültürel alanda da müzik, folklor çalışmalarının yanı sıra yabancılara yönelik Kürtçe dil kursu da veriliyor.
Hildesheim Meclisi:
Ana dil dersleri, kültürel çalışmalar ve lobi çalışmaları tanınan meclisimizdir. Bu meclisimiz, basın-yayın kurumlarına Kürt halkının mücadelesinin tanıtımı konusunda çok sayıda röportaj vermiştir. Sürekli eylem halinde olan bu meclisimiz ayrıca her yıl gelenekselleşen “Kürt Kültür Festivali” düzenlemektedir.
Saarbrücken Meclisi:
Dış İlişki Komisyonu öncülüğünde Saarland Eyaletinde Kürt sembollerinin yasaklanmasına karşı dostuk guruplarıyla birlikte yoğun bir çalışma yürütmüştür.
Freiburg Meclisi:
Eyalet genelinde en fazla üyelik çalışması yürüten ve 50 yeni üye ile planlanan hedefine ulaşmıştır.
Nürnberg Meclisi:
En çok kültürel faaliyetleri yürüten ve her yıl proje dahilinde kültür haftası düzenleyen meclisimizdir. Ayrıca gençlik ve çocuklara yönelik folklor, saz ve Kürtçe eğitim çalışmaları mevcuttur.
Bodensee Meclisi:
Dernek, üye ve halk toplantıları çerçevesinde düzenli bir planlama yapan bir meclisimizdir.
Münih Meclisi:
Farklı halklarla dostluk ilişkinin geliştirilmesine ve diplomasi çalışmalarına ağırlık vermiştir.
Ludwigsburg Meclisi:
Ulusal birlik konusunda eyalet çapında en iyi çalışma yürüten meclislerimizden biridir. Bu konuda bir çok Kürt siyasi parti ve kurumdan oluşan birlik oluşturmuştur.
Stuttgart Meclisi:
Bu meclisimiz bölge düzeyinde en fazla eylemlerin yapıldığı yer olarak bilinir. Eylemlere katılım genelde renkli ve görkemlidir. Ayrıca en çok sembollerin taşındığı ve yasaklarla mücadele eden bir meclisimizdir.
Osnabrück Meclisi:
Osnabrück meclisimiz de eylem ve etkinlik faaliyetlerini aksatmadan yürüten ve kendisini sürekli bu çerçevede planlayan bir meclisimizdir.
Meschede Meclisi:
Hem toplum merkezinin dizaynı ve işleyişi konusunda hem de belediye ile olan ilişkisi konusunda örnek gösterilecek bir meclisimizdir.
Münster, Wuppertal ve Koblenz Meclisleri:
Bu kentlerdeki meclislerimiz de dış ilişki, diplomasi konusunda dost kurum ve kuruluşlarla iyi bir çalışma ortaya çıkarmış, Rojava’ya yardım için çalışmalara dostları da katarak iyi sonuçlar çıkarmıştır.