On binlerce siyasi tutsak ve yakını, ölümcül ayrımcılığı dayatan yeni infaz düzenlemesini bugün görüşen Meclis’in kararını bekliyor.
İnfaz kanununda değişiklik öngören 70 maddelik “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüyor. Düzenlemede siyasi tutuklular kapsam dışı bırakıldı. Bu haliyle Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçti. Cezaevlerinden gelen haberler ise işin vahametini ortaya koyuyor. Silivri Cezaevi'nde 7 kişilik koğuşta 29 kişi kalıyor; iki tutsak karantinaya alındı. Şakran’da ise cezaevi doktorunun testi pozitif çıktı. Kapasite aşımı, yetersiz tedbirler, hak ihlalleri de cabası.
Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutulan Rahmi Geylani’nin ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde anlattıkları, cezaevlerinin ne kadar riskli bir alan olduğunu gösteriyor. Kardeşi Geylani ile görüşen Fahir Geylani, şunları paylaştı: “Kardeşim hasta tutuklu, ameliyat geçirmesi gerekiyor, ancak ameliyat edilmiyor. Bakanlığın açıkladığı tehlikeli kronik hastalardan. 7 kişilik koğuşta 29 kişi kalıyorlar. Temizlik malzemeleri verilmiyor, herhangi bir dezenfekte çalışması yok. Dün iki arkadaşlarını karantinaya almışlar, durumlarının ne olduğunu bilmiyorlar. Bir facia ile karşı karşıyayız, dedi..”
Bir doktorun daha
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İzmir şubeleri, yaptığı ortak yazılı açıklamayla Şakran Cezaevi’nde bir hekimin daha koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu. Açıklamada, “Özel olarak Şakran Cezaevi, genel olarak da tüm cezaevlerine yönelik her düzeydeki önlemlerin hızla alınması gereğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu önlemlerin başında, hekimlerin temas ettiği tüm tutukluların ve personelin en uygun koşullarda karantinaya alınması, testlerinin derhal yapılması ve Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT), 20 Mart 2020 tarihli koronavirüs pandemisi bağlamında özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilere yönelik muameleye ilişkin ilkeler bildirisinde yer alan önlemlerin en uygun şekilde sağlanması gelmektedir” denildi.
Türkiye’deki cezaevlerindeki başta ağır hastalar, çocuk ve kadınlar olmak üzere nüfusun hızla azaltılması talep edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet‘in, 25 Mart 2020 tarihli açıklamasında yer verdiği, ‘Hükümetler şimdi siyasi mahpuslar ve sadece eleştirel veya muhalif görüşlerini ifade ettiği için alıkonulanlar da dahil olmak üzere yeterli yasal dayanak olmadan alıkonulan herkesi serbest bırakmalı’ şeklindeki önerisinin de gereğinin yapılması her geçen gün daha da önem arz etmektedir.”
Ailerin endişeli bekleyişi
Ege Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Ege TUHAY-DER) Eşbaşkanı Ahmet Ertaş da Şakran 1 No’lu ve 3 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi doktorlarının koronavirüsüne yakalandığına dair bilginin net olduğunu söyledi. Ertaş, “Aileler tutuklularla yaptığı telefon görüşmesinde, tutukluların bu durumdan haberleri yoktu. Tutuklular cezaevi gardiyanlarına doktorun nerede olduğunu sorduklarında ise başka yere sevkinin çıktığı bilgisini vermişler. Oysa cezaevi doktoru yaklaşık bir hafta önce cezaevinde bulunan hasta tutukluların koğuşlarına giderek temasta bulunmuştu. Buna rağmen cezaevi yetkilileri tutuklulara koronavirüs testi yapmadı. Bu da bizde kuşku ve korkuyu büyütüyor. Hükümetin, bir an önce bu düşmanca olan hukuk politikasından vazgeçmesini talep ediyoruz” dedi.
Cezaevlerinde neler oluyor
Muhabirimiz Barış Balseçer, cezaevlerindeki duruma ilişkin hukukçular, tutsaklarla dayanışma kurumlarıyla görüşerek, cezaevlerinde yaşananları derledi.
MED TUHAD-FED yöneticisi Avukat Yusuf Çakas, cezaevlerinde virüsün yayılmasını önlemeye dönük tedbirlerin kesinlikle yetersiz olduğunu belirterek, "3-4 gün öncesinde cezaevlerine gerçekleştirdiğim ziyarette, koğuşlara askerler ve infaz koruma memurları tarafından baskın yapıldığınını öğrendik. Baskın yapılırken de koruma tedbirlerine uyulmadığı, askerlerin dışarıda giydiği ayakkabılar ve kıyafetlerle doğrudan koğuşların iç kısımlarına kadar girdiklerini tespit ettik. Bu durum 'maske ve eldiven tak' açıklamalarının pratikte uygulanmadığının bir göstergesidir. Eldiven giyiliyor belki ama o eldivenle her iş yapılıyor. Sonrada 'sağlık kurallarına uyuldu' deniliyor. Bu açıklama da kesinlikle gerçek değil” dedi.
Özellikle ağır hasta tutsakların tahliyesinin acil olduğunun altını çizen Av. Çakaş, Adli Tıp Kurumu’nun taraflı davrandığı ve 'cezaevinde kalabilir' raporu verdiğine işaret ederek, şunları ekledi: “Bağımsız, tarafsız sağlık kurumları, hekimleri alternatif rapor düzenlenmelidir. Hakkında 'cezaevinde kalamaz' raporu bulunanların tahliyesi ise savcılık tarafından 'toplum güvenliği' denilerek gerçekleşmiyor. Hasta tutsaklar pazarlık konusu yapılmamalıdır.”
15 günde bir sabun
MED TUHAD-FED’den Av. Abdurrahman İlgin de zindanlardaki durumun çok vahim olduğunu belirterek, şu örnekleri verdi: "Tarsus Cezaevi’nde siyasi tutsaklara sıvı sabun ve deterjan 15 günde bir, ücret karşılığında veriliyor. Maske, eldiven, herhangi bir dezenfektan verilmemiş. Bazı cezaevlerinde sıcak suyun 15 günde, bazı yerlerde de 7 günde bir verildiği bilgisi bizimle paylaşıldı. Örneğin Tarsus Cezaevi’nde 15 günde bir sıcak su veriliyor. Hala sayım yapılıyor. Bu sayımlar 10-15 sayıdaki infaz koruma görevlisi ile gerçekleştiriliyor. Sayımı yapan görevliler ise maskesiz, eldivensiz. Bu da tutsaklar açısından büyük riskler oluşturuyor. Aynı sıkıntılar birçok cezaevinde yaşanıyor.
Cezaevi yanıt vermiyor
Şu ana kadar Tarsus, Kocaeli, Van, Balıkesir, Edirne, Sincan cezaevlerine koronavirüsün bulaştığına dair bilgiler geliyor. Cezaevi yönetimleri iddialara yanıt vermiyor. Aldığımız bilgiye göre cezaevi müdürleri cezaevlerine uğramıyor. Cezaevi savcısından tutun da cezaevi müdürü yardımcılarına kadar hiç kimse, tutsakların sorunlarıyla ilgilenmiyor. Cezaevindeki tüm insiyatif gardiyanlara bırakılmış durumda.”
Fahiş fiyatlarla satılıyor
ÖHD Ankara Şube Başkanı Avukat Şevin Kaya ise İç Anadolu Bölgesi’ndeki cezaevleri hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye genelindeki cezaevlerinde olduğu gibi dezenfektan malzemeleri verilmiyor. Tutuklular kalabalık koğuşlarda tutuluyor. Kırşehir Cezaevi’nde virüs tespit edildiği yönünde bilgi aldık, ancak bunu teyit edemedi. Sağlıklı bir bilgiye maalesef ulaşamıyoruz. Sadece Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı verileri görebiliyoruz. Bu verilerin inandırıcılığı bizim açımızdan, tartışmalıdır.”
Verilmiyor, pahalıya satılıyor
ÖHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu Sözcüsü Av. Destina Yıldız ise Marmara Bölgesindeki cezaevlerine ilişkin bilgi vererek, "Tedbirler alınmıyor. Birçok cezaevinde tutsaklara hijyen ve temizlik malzemesi verilmiş değil. Ailelerin aktarımına göre tutuklulara malzemeler açık kantinlerde fahiş fiyatlarla satılıyor" dedi.
İdamdan farkı yok
Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV) Başkanı Didar Erdem, Meclis’te görüşülen düzenlemenin salgına karşı tedbirin ikinci ayağı olarak ele alınması gerekirken bunun yapılmadığını söyledi. MA’dan Erdoğan Alayumat’a konuşan Didar Erdem, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) ‘yaşama hakkı’nın dokunulmaz bir hak olarak tanımlandığını hatırlatarak, “Eğer mahpusların tahliyesi gerçekleşmez ve gerekli tedbirler alınmazsa çok kısa sürede virüsün yayılması ve özellikle kronik hastalıklara bağlı olarak ölümlerin gerçekleşmesi olasıdır. Ayrımcılık içeren bu infaz düzenlemesi teklifinin kapsam dışında bırakılmış tüm mahpusların da kapsam alanına alınması gerekir” dedi.
TOHAV Başkanı Erdem, ölümcül bir virüs karşısında eşitlikçi infaz uygulaması ile herkesin yaşama hakkını garanti altına alan kapsayıcı düzenlemeler getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yaşanan durum ciddiye alınmayarak hazırlanan ayrılıkçı infaz düzenlemesi için “idam uygulamasından hiçbir farkı yok” diyen Erdem, şunları ekledi: “İnsan bedeni üzerinde cezalandırma ne kadar ilkel ve insan haklarına aykırıysa ölümcül bir virüs karşısında belli bir grubu yok sayıp bu kişileri kaderlerine terk etmek de aynı derecede hukuka aykırıdır.”
Kitlesel ölümler uyarısı
Erdem, henüz kesin bir tedavisi olmayan bu virüsün cezaevlerine sıçraması durumunda toplu ölümlerin yaşanabileceği uyarısında da bulundu. Erdem, “Kapasitesinin çok üzerinde doluluk oranına sahip olan cezaevleri ve bu cezaevlerinin objektif fiziksel koşulları var. Cezaevleri, sadece doluluk oranı ile risk oluşturmuyor, buralarda hijyen, beslenme gibi imkanlar çok kısıtlı. Kişilerin bireysel alanlarının neredeyse hiç olmadığı kapalı alanlar. Tek bir kişinin bu virüsü kapması, çok hızlı bir biçimde cezaevi içinde bulunan herkes için potansiyel bir ölüm riski yaratır. Kitlesel ölümlerle dahi karşılaşabiliriz” diye konuştu.
Özel af niteliğindedir Öte yandan Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, teklifin görüşmelerinin usül bakımından Meclis iç tüzüğüne aykırı olduğunu belirterek, usul tartışması istedi. Beştaş, af ile birlikte 90 bin kişinin serbest bırakılmasının öngörüldüğünü kaydederek, “Sizi destekleyenlerin dışarı çıkarılmasını böyle bir dönemde önümüze getirdiniz. Bu nedenle 5/3 çoğunluğu aranması gerekir. İnfaz adaleti dediğimiz mesele suç ve ceza arasındaki ilişki ile infazın çektirilmesi ilgili yöntemleri birbirine karıştırılmaması gerekiyor. Burada cezanın çektirilmesine ilişkin 3 ayrı rejim öngörüyorsunuz. Siyasi mahpusları 4/3 bırakarak özel bir rejim düzenliyorsunuz. Anayasa ve iç tüzük gereğince özel af niteliğinde olduğu için bu nifasın aranması gerekiyor” dedi. Bunun af olduğu açık Ardından söz alan CHP’li Bülent Tezcan, genel af ve özel affın ayrımının Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) belirtildiğini hatırlatarak, “Bunun özel af olduğunu herkes biliyor, ancak ısrarla ‘af değil infaz düzenlemesi’ deniyor. Bize yutturmaya çalışıyorsunuz. Siyasi mahpusları affetmeyen cezaevinde koronadan ölsün, diyen bir anlayış, tecavüzcü, çete kuran kim varsa rahatça dışarı çıkarmanın derdinde” şeklinde konuştu. Elinde “Eşit infaz yaşatır”, “Korona mahpus ayırmıyor”, “İnfazda eşitlik herkes için adalet” dövizlerini taşıyan HDP Grubu, Meclis sıralarına vurarak düzenlemeyi protesto etti. HABER MERKEZİ
https://ozgurpolitika.com/devlet-olmelerini-bekliyor/