500 bin belediye emekçisini bünyesinde barındıran Kommunal Sendikası’nın  3 yılda bir yaptığı kongresine sunduğu raporda, iş kolunda çalışan ve dörte üçünü kadınların oluşturduğu 140 bin kişinin part-time ve geçici işçi olarak çalıştırıldığı ve iş güvencesi olmadığı, ortalama maaşlarının ülke ortalamasının çok altında 9150 kron olduğu belirtiliyor.

Belediye sektöründe çalışan kadınların yarısının yarım gün çalıştıklarını, tam gün çalışmak için başvuruda bulunanların istemlerine olumsuz yanıt verildiğini ve kadınların hala yedek iş gücü olarak kullanıldığı ifade ediliyor.

Kısıntılar en çok kadınları etkiliyor

Çocuk ve yaşlıların bakımında yapılan kısıntılardan da en fazla kadınların olumsuz etkilendiği belirtilen raporda, çocukların anne ve babalarına bakmak zorunda kaldıkları eski sisteme dönülmeye başlandığı ve 360 bin kişinin hasta, yaşlı veya sakat olan akrabalarına bakmak zorunda kaldıklarına dikkat çekiliyor. Raporda, 100 bin civarında kadının yakınlarına bakabilmek için işten ayrılmak veya çalıştığı saatleri düşürmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

Cinsler arası eşitlik ne zaman?

İsveç İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (LO) yayın organı “Arbetet” gazetesi de kadın-erkek eşitsizliğini mercek altına aldı. Devlet İstatistik Enstitüsü (SCB) ve Hastalık Kasası’nın veri ve istatistiklerinden yararlanarak değişik alanlarda cinsler arasındaki eşitsizliğin nedenlerini ve boyutlarını inceledikten sonra eşitliğin ne zaman gerçekleşebileceğini hesapladı.
Ortaya çıkan sonuç kadınlar açısından hiç de iç açıcı değil. Çocuk bakımı ve ev işlerinde kadın-erkek eşitliğinin sağlanması, ancak yüzyıllar sonra mümkün olabilecek. Ücretlerde eşitlik ise 68 yıl sonra gerçekleşecek.
1989 ila 2012 yıllarını kapsayan veriler kadınların % 70’i, erkeklerin ise % 30’unun evde kalıp çocuklara baktığını gösteriyor. 1989 yılından günümüze kadar hasta çocuklara bakan erkeklerin oranı sadece % 1,7 oranında arttı.

Ev işlerinde 150 yıl sonra

SCB’nin yayınladığı istatistiklar ayrıca, çocuklara bakmak amacıyla tam gün çalışmadan yarım gün çalışmaya geçenlerin % 90’ının kadınlar olduğunu gösteriyor. Uzmanlar aile içindeki eşitsizliğin iş piyasasını etkilediğini, çocuk bakımındaki rollerinden dolayı işverenlerin kadınların yerine erkekleri işe almayı tercih ettiklerini söylüyor. Kadınların evde kalmalarının iş yaşamında kariyer yapmalarının önünde engel oluşturduğu gibi ücretlerinin artmasını ve emekli oldukları zaman alacakları ücreti de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
Ev işlerinin paylaşımında da belirgin bir eşitsizlik görülüyor. Kadınlar günde ortalama 4 saatlerini ev işleri için harcarlarken, erkekler 2,5 saatlerini ev işlerine ayırıyor. İstatistikler son 10 yıl içinde erkeklerin günde 8 dakika daha fazla eve zaman ayırdıklarını gösteriyor. Bu ev işlerinde eşitliğin sağlanmasının ancak 150 yıl sonra mümkün olabileceği anlamına geliyor.
Kadınlar erkeklerden % 14,1 oranında daha az ücret alıyor. Aradaki fark son bir yıl içinde sadece binde 2 oranında azaldı. Önlemlerin alınmaması durumunda kadınlar ancak 68 yıl sonra erkeklerle aynı ücreti alabilecek.



MURAT KUSEYRI / ANF/STOCKHOLM