
Muş’ta, 1993 yılında gözaltına alınan 4 kişinin infaz edilmesi ile ilgili yargılanan dönemin Muş Alay Komutanı Naim Kurt’un beraatına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Kararda, “JİTEM olarak isimlendirilen oluşumun varlığının askeri kaynaklarca doğrulanmamış olması, bölgedeki birçok cinayetin JİTEM olarak isimlendirilen oluşuma atfedilmesi, sanığın da bu oluşum içerisinde bulunduğuna dair beyanların ve anlatımların soyut nitelikte kalması nedeniyle bu yöndeki beyanlara ve anlatımlara itibar edilmemiştir” denildi.
Muş’un Yaygın Beldesi’ne bağlı Karşıyaka (Şıkeftiya) Mahallesi’nde, 27 Aralık 1993 tarihinde Muş Alay Komutanlığı’na bağlı birlikler tarafından gözaltına alınan Mehmet Emin Bingöl, Yakup Tetik, Mahmut Acar ve Alican Öner, 13 gün sonra katledilmiş halde Murat Köprüsü’nün kenarında bulunmuştu. Katliamda yer aldığı iddiasıyla hakkında dava açılan; ancak beraat eden dönemin Jandarma Alay Komutanı Naim Kurt’a ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Muş Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, Kurt’un 6 Kasım 1993 tarihinde, Jandarma Alay Komutanı olarak görevli olduğu Muş’ta, gözaltına alındıktan sonra cenazeleri bulunan 4 yurttaşı öldürdüğü ve JİTEM örgütü ile bağlantılı olarak bu suçları işlediği iddiası ile “Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve teşekkül mensubu olmak, tasarlayarak birden fazla kişiyi öldürmek veya bu suça iştirak etmek, halkı silahlı isyana teşvik” suçlarından açılan davadan beraat ettiği belirtildi.
Belgede adı geçiyor ama…
“Sanığa yönelik suçlamaların somut olmaktan uzak” olduğu ileri sürülen gerekçeli kararda, tanıkların Kurt’un 4 yurttaşı bizzat gözaltına aldığına ve öldürdüğüne dair somut bir beyanda bulunmadıkları savunuldu. Dosya kapsamındaki tanık anlatımları ile diğer delillerin değerlendirildiği belirtilen kararda, “Sanığın bölgede JİTEM sorumlusu olduğuna dair Ergenekon soruşturması ve kovuşturması kapsamında beyanları bulunan Hüseyin Oğuz’un beyanları ve ayrıca yine Ergenekon dosyasında sanık olarak yargılanan Arif Doğan’ın evinde ele geçtiği belirtilen sanık Naim Kurt’un ve ayrıca Veli Küçük, Cem Ersever, Nurettin Ata ve Abdulkerim Kırcı’nın isimlerinin yazılı olduğu belge, sanığın bölgede Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile birlikte hareket edip çalıştığına dair beyanlar maktullere yönelik eylemlerle somut olarak irtibatlandırılamadığından, bu beyanların soyut beyanlardan ibaret olması, JİTEM olarak isimlendirilen oluşumun varlığının askeri kaynaklarca doğrulanmamış olması, bölgedeki birçok cinayetin JİTEM olarak isimlendirilen oluşuma atfedilmesi, sanığın da bu oluşum içerisinde bulunduğuna dair beyanların ve anlatımların soyut nitelikte kalması nedeniyle bu yöndeki beyanlara ve anlatımlara itibar edilmemiştir” ifadelerine yer verildi.
Kanunlar yerine getirilmiş
“Sanığın maktulleri gözaltına alınması ve daha sonra istemli bir şekilde öldürülmesi olayını organize ettiğine ve planı yaptığına dair dosyada her türlü şüphede inandırıcı delile ulaşılamamıştır” denilen kararda, Naim Kurt’un “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ile hareket ettiğine ve JİTEM örgütü ile bağlantılı olduğuna dair her türlü şüpheden kesin ve denetlenebilir delilin bulunmadığı, bu yöndeki söylemlerin soyut beyanlardan ibaret olduğu, maktullerin de aralarında bulunduğu kalabalık grubun gözaltına alınmalarının ve haklarında “örgüte yardım” suçundan soruşturma açılmasının kanunlar çerçevesinde yerine getirilen bir görev olduğunun savunulması dikkat çekti. Gözaltına alınanların serbest bırakıldıktan sonra öldürülmesinin, gözaltı işlemini yapan İl Jandarma Komutanlığı sorumluları tarafından gerçekleştirilmiş olduğu yönündeki beyanları, dosyadaki mevcut delillerle ispatlanamadığının savunulduğu açıklamada, “Olayın üzerinden uzun bir süre geçmiş olması nedeniyle mevcut deliller dışında delil toplanmasının fiilen mümkün olmadığı, sanık lehine şüphenin oluştuğu şüpheden sanığın yararlanması gerektiği anlaşılmakta” ifadeleri kullanıldı.Mahkeme, ailelerin avukatı Muş Baro Başkanı Feridun Taş’ın, dönemin alay komutanı ve valisinin yargılanması konusunda suç duyurusunda bulunması talebini ise “Dosyadaki mevcut deliller dikkate alınarak” reddetti.
DİHA/MUŞ