Mêrdîn’in Dêrik ilçesine bağlı Selmê köyünde yaşayan Remziye Atsız, Kürt özgürlük mücadelesinde yitirdiği kızı Megrican’ın anısını yaşatmak için meyve ağaçları dikiyor. Bahçesinin meyvelerinden reçel yapan Remziye ana “Ağaçlarımız Mehrican’ın meyvelerini verdiler. Onun için her yere ağaç dikiyorum. O yok ama ağaçları var” diyor.

Evin avlusundaki erik ağaçları altında oturmuş, topladığı, erik, dut, elma ve şeftaliden reçel yapan Atsız’a “Ana, bunları kimin için yapıyorsun?” diye soruyoruz. “Çocuklarım ve evime gelen misafirler için” diye yanıt veriyor. Bir tepside sıralanmış onlarca plastik şişeye saklanan reçelleri armağan eden Atsız, reçeli çoğunlukla siyah eriklerden yaptığını belirtiyor ve ekliyor: “Organik reçel bu. İçinde hiçbir katkı maddesi yok. Bunların hepsi bahçemin erikleri.”

Remziye ana, reçelin yanı sıra örük peyniri yapıyor, biber, patlıcan, bamya gibi türlü türlü kurutmaları da kışa hazırlıyor. Çok zahmetli bir iş yaptığını ancak satın alınanlardan çok daha lezzetli ve daha sağlıklı olduğunu dile getirmeyi de ihmal etmiyor.

55 yaşındaki Atsız, 8 çocuk annesi. Çocukları sürgünde olan anne Remziye ana “Keşke tüm çocuklarım bir arada olup bunları yiyebilseydi. Hiç kimse kalmadı evde. Ama dünya bizim istediğimiz gibi yaşanmıyor” diyerek içleniyor.

Kızı Megrican’ın (Hêlîn Xweza) Çukurova Üniversitesi’nde okuduğu sırada Kürt Özgürlük Mücadelesine katıldığını ve 19 Şubat 2017’de Türk ordusunun Medya Savunma Alanlarına yönelik hava saldırısında şehit düştüğünü söyleyen Remziye ana, “Megrican ağaçları çok severdi; hep ‘ağaç dikin’ derdi. Ben de onun için her yere ağaç dikiyorum. Ağaçlarımız meyve verdi. Kızım yok ama ağaçları var” diyor.

Kürtlerin birlik ve beraberliğinin önemine de vurgu yapan Remziye ana, “Yeter artık. Kimsenin yüreği yanmasın” diye sesleniyor.

 MÊRDÎN/Y.ÖZGÜR POLİTİKA