Yazar Mehmet Bayrak uzun yıllardır sürdürdüğü araştırmalarına yoğun bir tempoyla devam etmektedir. Her yıl neredeyse bir veya birkaç çalışmasını yayınlamakta, her çalışması ayrı bir tartışmayı gündeme taşımaktadır. 15 Temmuz darbesinden hemen önce, „Kürt Bâtıniliğinde Kutsal Metinler“ üst başlığıyla yayınlanmış olan yeni kitabıyla Mehmet Bayrak, Alevilikle ilgili birçok başlığı inceliyor.

Yaşadığımız coğrafyanın her karışı değişik inançların ve halkların yaşamını anlatan sayısız izler taşımaktadır. Kimi yerde bir direnişin destanı, kimi yerde bir katliamın kan izleri, kimi yerde bir halk önderinin isyan çığlıkları, kimi yerde bir ananın yaratma ve fedakarlık destanı gibi sayısız veri bu toprakların özgünlükleri olarak halen yaşamakta, varlığını sürdürmektedir. Sayısız deyişler, klam ve stranlar, bir o kadar söylence ve tarihin hafızasına kaydedilmiş bilgi, bu süreçlerin ifadesi olarak bilinmeyi araştırılmayı beklemektedir. Asıl olan bunların varlığını bilmek, bununla övünmek değil, bunları bilince çıkartarak bunlardan beslenmek ve geleceği bu bilgiler üzerinde, bu bilgiler ışığında yeniden kurmaktır.

Geleceğin sağlam zeminlerde kurulması için ihtiyacımız olan geçmişin yaşanmışlıklarını bilmek bütün aktiviteler gibi başlıbaşına bir aktivite, başlıbaşına bir emek gerektirmektedir. İşte, Mehmet Bayrak bunları yapmaya çalışan üretken bir araştırmacı olarak her geçen gün sözünü ettiğimiz bu özgünlükleri bulmaya, açığa çıkartmaya çalışmaktadır.

Mehmet Bayrak‘ın incelediği konuların yaşandığı bölge, zengin ve acılı yaşanmışlıklarla doludur. Malatya, Maraş, Kayseri ve Adıyaman bölgesi tarihsel geçmişi çok gerilere giden, çok farklı halkların ve inançların yaşam bulduğu bir bölgedir. Böyle olması, bu bölgeye gizemli ve derin bir anlam katmaktadır. İnançların ve halkların geçmiş tarih içindeki serüvenini anlamak için bu bölgenin daha derinlikli incelemelere konu olması kaçınılmazdır.

Türk ve Sünni bir yazılıma karşı

Bu konuyla ilgili olarak aslında yapılması gereken sayısız araştırma konusu bulunmasına rağmen, ne yazık ki böyle araştırmalar yeterince yapıl(a)mamış, yapılması çeşitli yol ve yöntemlerle engellenmiştir. Türk tarih yazımı, Türk ve Sünni bir toplum yaratmayı amaçladığı için bu konuları işleyen hiç bir araştırmaya sıcak bakmamış, tam tersine bu yönlü bütün girişim ve çabaları bastırmış, engellemiştir. Devlet daha ileri giderek araştırma konusu olan Kürt Alevi toplumunun bilincini kontrol altına almaya çalışarak, bölge insanının kendisine değer vermesini, kendi değerlerine sahip çıkmasını zorlaştırmayı esas alan bir politikayı egemen kılmıştır.

Yıllar yılı devlet zorunun yarattığı bu tahribatlardan dolayı adı geçen toplum kendi değerlerini yok saymayı, basitleştirmeyi esas aldı. Hem inanç olarak hem belirtilen bölgenin insanları olarak bu konularda kendi dışımızda marifet aradı. Onlar için sıradan herhangi bir yabancının ne dediği kendilerinden bir bilgenin ne dediğinden daha önemli geldi.

Halbuki o bölge insanlık açısından yaşadığı çeşitlilikten ve alt üst oluşlardan dolayı, büyük tarihsel ve dinsel figürlerin yaşadığı alanlardır. Kürt Aleviliğinin oluşumunda etkisi olan bu tarihsel ve inançsal figürlerin kimler olduğunu ve nasıl bir sürecin içinde bugünlere taşındığını bilmek, sadece tarihi bilmek değil, aynı zamanda bugünü bilmek açısından gereklidir.

Bu anlamda bölge halklarından Kürt Alevilerinin, geçmiş tarih içinde neler yaşadıklarını, nasıl bir oluşum seyri izlediklerini, bugün yaşadıkları sayısız inanç ritüelinin nasıl oluştuğunu, neyi ifade ettiğini anlamak, bugün aynı inançların hangi durumda olduğunu görmek ve tanımak açısından hayati önem ifade etmektedir.

Manzum lirik ve didaktik eserler

Mehmet Bayrak, yayınladığı bu çalışmasıyla Kürt Aleviliğinin tarihsel ve inançsal kaynaklarını ortaya koymak adına değerli bir katkı sunmuştur. Kürt Bâtinî inanç kültürünü, Hakikatçı Aleviliğini ve edebiyatını, Ermeni, Êzîdî, Yaresan ve Zerdüşt inançların çeşitli boyutlarını, bu toplumların birbirini etkilemelerini, benzerlik ve farklılıklarını ve bu toplumların müziklerini, alt başlığı „Manzum lirik ve didaktik eserler“ olan bu kitapta bulabiliriz.

Bu kapsamda, KÜRT BATINİLİÐİNDE KUTSAL METİNLER (Özge Yay.) kitabında okuyabileceğimiz çok sayıda tarihsel bilgi ve doküman bulunmaktadır. Bunların dışında yakın dönem Bâtınî bilgeleri ile çeşitli şahsiyetlerinin ürettikleri eserler de bu çalışmada bir araya getirilmiştir. Bu vesileyle belki de bir yerlerde kaybolmakla yüz yüze kalacak olan birçok değerli deyiş, şiir biraraya getirilerek toplumun istifadesine sunulmuştur.

Yazar Bayrak, bu alanda sürdürdüğü çalışmalarıyla hem tabu sayılan konulara değinerek büyük bir bariyerin aşılmasını sağlamıştır hem de Kürt Aleviliğinin kamuoyu tarafından bilinmesinde önemli bir rol oynamıştır. Aynı zamanda Yazar, yaptığı bu araştırmalarla bir Kürt Alevi yerleşimi olan bölgenin bilinir ve görünür olmasında da önemli bir katkı sağlamıştır. Bu tür çalışmaların otantik toplum yapısının açığa çıkmasında ve toplumsal dokunun anlaşılmasında büyük bir katkı sağladıkları bilinmektedir. Kadim yaşanmışlıklardan elde edilen bilgilerle toplumların yapı taşlarının öğrenilerek toplumsal dokunun bilince çıkarılmasının önemi gözardı edilemez.

Toplumların yapısal özellikleri, onların dününde, bugününde ve geleceğinde etkisi olan özelliklerdir. Toplumsal dünyanın anlaşılması ve o topluma yönelik olarak söylenecek sözün isabetli bir tarzda söylenebilmesi için bu temel yapısal özelliklerin bilinmesi önemlidir.

15 Temmuz’un mağduru bir çalışma

İşte, toplumların bu özelliklerini bilmek bu türden yazınlarla bu türden araştırmalarla mümkündür. Toplumların inançlarının, günlük yaşamlarının, kültürel özelliklerinin açığa çıkarıldığı bu
araştırmalar, toplumsal dünyaya dair faaliyet yürüten herkesin ihtiyacı olan bilgilerdir. 

Bu bilgilerin açığa çıkarılmasının kolay olduğu sanılmamalıdır. Her bilgi kırıntısı yoğun bir emeğin karşılığında bizim yararlanabileceğimiz bir hale gelmektedir. Normalde herkesin çok kolay bilebildiği bir bilginin bile açıklayıcı olması, ancak o konuda daha farklı verileri bilmek ve bütün bu bilgileri birlikte değerlendirmekle mümkün olabilmektedir. Birçok okuma yapılmadan, birçok ayrıntı yerli yerinde ele alınmadan herhangi bir yaşanmışlıktan bir önerme yaratmak kolay değildir.Mehmet Bayrak ortaya koyduğu birçok değerli çalışmasıyla bu konularda farklı görüş ve düşüncelerin daha kolay konuşulmasını sağlamıştır. Bu çalışmalar bölgeye ve Kürt Aleviliğine yönelik araştırmaların daha çok yapılmasına, yapılan bu çalışmaların daha çok dikkat çekmesine yol açmıştır.

Son olarak Mehmet Bayrak‘ın bu çalışmasının 15 Temmuz darbesinin mağduru bir çalışma olduğunu da özellikle belirtelim. 15 Temmuz‘dan önce yayınlanmış olan bu çalışma için planlanmış olan bir dizi tanıtım etkinliği, darbenin yarattığı baskıcı ve yasakçı ortam nedeniyle gerçekleştirilememiştir. Böylece darbenin demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren herkesin hayatını etkilemekle kalmadığını, aynı zamanda yayınlanan kitapların tanıtımını da engelleyerek kitapları da mağdur ettiğini görmüş, yaşamış oluyoruz.