
Yazar, hikayelerini ustalıkla ele alıyor. Bunda yazarın yeteneğinin, geçmiş politik kültürünün elbette payı büyük.Toplumsal olgular ile ilgili bilgi ve veri taşıyan kitap, yurdundan edilmiş toplulukların davranış biçimlerini ve köklerinden kopartılmış insanların psikolojik ruh hallerini yansıtıyor.
Hikayeleri anlatış tarzı çok önemlidir. Hikayeler, edebiyatta önemli bir yere sahiptirler. Günümüzde biraz ihmal edilen bir dal haline gelmiştir. Anti sosyal çağın hükümran olduğu bu zaman tüneli içinde, bir hikaye, iki satır yazı çok önemlidir.
Sürgünde yazı yazmak, acı ve hüzün vericidir. Yazarı toplumundan koparmadığı için de umut vericidir. Sürgünde yaşamını sürdüren Mehmet Söğüt, bu eseriyle edebiyat dünyasının kapılarını da bir kez daha aralamış oldu.
Kitabın içeriği, yazım biçimi ustaca ve zengin bir kelime hazinesiyle oluşturulmuş. Deneyimli bir yazar adabıyla kaleme alındığı ilk sayfaları okunur okunmaz yalın ve sade bir dille öykülerini perçinlediği anlaşılıyor.
Yazar, hikayeler kümesinde daha derin, daha toparlayıcı, karakterleri daha belirgin kılan anlatım imgesiyle, okuyucuyu çeşitli mekanlarda yaşanan olaylar örgüsüyle tanıştırıyor.
Hep yerel değer taşımayan yazımların, evrensel bir nitelik taşıyamayacağı ve ayaklarının hava da kalacağını belirtmişimdir.
Roman tarzındaki kelime hazinesiyle zengin gayet hoş olan öyküler, yer yer hüzünlü. Aşkı, sevdayı, sevgiyi anlatan bu kitap, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yapılan zulmü, tarihini, inancını, dilini, doğasını, aşkını ve sevdasını işlemiş ve doğup büyüdüğü toprakların özlem ve hüznünü derin yansıtmış. Sevgili dostum Mehmet Söğüt'ü bir kez daha kutlarken, çalışmalarında başarılar diliyorum.
İSMAİL GÜNER