
Sur ve Cizre başta olmak üzere AKP yönetimindeki Türk faşizminin Kürdistan'daki katliamlarının son bulması için 22 Şubat'tan beri Fransa'nın Strasbourg kentinde yapılan oturma eyleminde dün, öz yönetim direnişinin öncülerinden Cizre Eşbaşkanı Mehmet Tunç ve Silopi Eşbaşkanı Pakize Nayır anıldı.
Avrupa Konseyi önünde kurulan çadırda yapılan anma etkinliğinde konuşan KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal "Biz Kürt halkı olarak Mehmet arkadaşın selamını aldık" dedi.
Tunç ve Nayır için yapılan anma toplantısında Avrupa'da faaliyet yürüten Kürdistani kurumların eşbaşkanlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Bini aşkın kişinin katıldığı etkinlikte, Mehmet Tunç'un katledilmeden önce Kürdistan halkına hitaben "Biz direndik, diz çökmedik. Bizimle gurur duyun" sözü oldukça duygusal bir atmosferin olmasına neden oldu. Tunç'un bu sözü, büyük posteriyle birlikte divanın arka kısmında yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAVDEM) Eşbaşkanı Yüksel Koç'la birlikte Şehit Aileleri ile Dayanışma Korumu (KOMAV) Başkanı Bave Hüseyin, 2 şehit annesi Sultan Ana'nın (Oğraş) katıldığı etkinlikte sinevizyon gösterimi ardından konuşan KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, öz yönetim direnişlerini selamladı.
'Söz vermişiz'
Kartal "İlk günkü gibi nasıl ki Mazlum'a, Hayri'ye, Kemal Pir'e söz verdiysek bu söz doğrultusunda direnişimizi yükselteceğiz. Baş eğmeyecek, diz çökmeyeceğiz. Düşman teslim olmamızı istedi ama teslim olmadık. Mehmet Tunç ve Pakize Nayır şahsında tüm direniş şehitlerimizi selamlıyoruz.
Özgürlük Mücadelesi'nin şehitlerle büyüdüğünü belirten Kartal "PKK'nin her aşaması şehitlerle başarıya ulaştı. Hakilerle partileştik. Agit ve yoldaşlarının şahadeti ile ordulaştık. Serhildanlarla halklaştık. Zilan arkadaş yeni bir aşamayı başlattı. 1999'da Başkan Apo'nun esaretiyle PKK imha edilmek istendiğinde 'Güneşimizi karartamazsınız' şehitleri ateşten gömlek oldu Başkan Apo'nun etrafında" dedi.
Direnişin yolunu gösterdiler
Kartal, Türk devletinin son imha saldırılarına karşı ilan edilen öz yönetimlerin tarihi bir adım olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Halk meclisleri öncülüğünde gelişen Demokratik Özerklik projesi, özelde Cizîr, Sur, Nusaybin, İdil'de hayat buldu. Bu temelde Mehmet Tunç ve Pakize Nayır'ın mesajı, bizim manifestomuzdur. Onlar bizim öncümüzdür. Bize yol gösterdiler. Hareketimiz yeni bir aşamaya girmiş durumda. Artık çözüm noktasındayız. Başkan Apo üzerindeki tecrit her zamankinden farklıdır. Devlet ne insani, ne dini ne de uluslararsı hukuku tanıyor. Bu şekilde Başkan Apo'nun üzerinde bir tecrit uygulanıyor. Ama İmkanlarımız her dönemde daha fazla ve güçlüdür. Mehmet'in direnişi, Pakize'nin direnişi bize mesajdır. Onlar direnişin yolunu bize gösterdiler. Biz Kürt halkı olarak Mehmet arkadaşın selamını aldık."
Onlara layık olmak için
Kartal, ayrıca Mehmet Tunç ve Pakize Nayır'ın canları uğruna verdikleri direnişin, Kürtlerin günlük yaşamlarında somut bir karşılığa dönmesini de istedi. Meclislerin Avrupa'da halkın öncülüğünü sağlaması ve kendini buna göre yeniden ele almasını isteyen Kartal "Avrupa'da halkımız meclislerimizin öncülüğünde direnişe katılmalı. Bu çerçevede her Kürt kaldığı yeri örgütlemeli ve eylem alanına çevirmeli. Biz, Mehmet ve Pakize arkadaşlara söz veriyoruz. Onların yolunda yürüyeceğiz" dedi.
İki şehit annesi 66 yaşındaki Sultan Ana da "Her ne kadar Avrupa'da rahat olsak da ülkemiz yanıyor. Bu ateşi söndürmemiz lazım. Herkesi direnişe davet ediyorum. Ben şehitlerimize bu şekilde yaklaşıyorum. Yolumuz şehitlerimizin yoludur" dedi.
KOMAV Başkanı Bave Hüseyin de "Mehmet Tunç ve Pakize Nayır'ın anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Biz PKK'nin direnişi sayesinde ayaktayız. PKK suni sınırları kaldırdı. Şehitlerimizin sayesinde Kürdistan'ın birliği sağlandı. Şehitlerimiz sayesinde biz barbarlara diz çöktürdük" ifadesini kullandı.
Anma toplantısından sonra daha önceki günlerde olduğu gibi dün de eylemin yapıldığı AK önündeki çadırdan, AİHM'e kadar yürüyüş yapıldı. Sağanak yağmur altında yürüyen Kürdistanlılar sık sık 'Katil Erdoğan', 'Tecrite son', 'Katliamları durdur' sloganları attı.
Xızır Cizre’de, Sur’da, Silopi’de duruşumuz Kerbela'da Hüseyin'in duruşu
22 Şubat'tan beri Strasbourg'ta Avrupa Konseyi önünde yapılan oturma eylemi, aynı zamanda Kürdistan ve Mezopotamya'nın kadim kültürlerinin de kendilerini tanıtmasına vesile oluyor. Önceki gün Asuri Süryani halkı kendi tarihi, gelenek görenekleri ve öz yönetimler karşısındaki duruşları hakkında bilgilendirme yaparken, dün de Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) tarafından bir panel düzenlendi. Aleviler ayrıca barışa semah döndü.
Panelde konuşan Pirler Kurulu Başkanı Rıza Yağmur şunları söyledi:"Sur'da, Cizre'deki katliamları kabul etmiyoruz. Duruşumuz Kerbela'da Hüseyin'in duruşu. Diyarbakır'da Mazlum'un, Kemal'in, Kaypakkaya'nın direnişidir. Kürt evlatları büyük bir tarih yazıyor. Yazılan tarihle Kürt halkı özgürlüğüne kavuşacak. Yeter ki biz, Alevisi, Sünnisi, Êzîdîsiyle birliğimizi kuralım. Terörist hakkı olmayan bir şeyi gaspeden kişiye ve devlete denir. Mezopotamya'da yaşayan tüm kadim halklarla birlikte kardeşçe yaşamak istiyoruz. Hakka ve haklıya olana biat ederiz. Haksıza, zalime cenk ederiz. Xızır ayındayız. Xızır Cizre’de, Sur’da, Silopi’de, Kobanê’de Til Ebyad'tadır. Orada haksızlığa karşı savaştadır. Özgürlük davası bizim imanımız ve ikrarımız olsun."
Seyid Rızaların temsili Cizre'de
Panelde konuşan FEDA Eşbaşkanı Bemal Özdemir de Alevi toplumunun 1938'den beri acılar çektiğini ancak diz çökmediğini söyledi. Özdemir "Seyid Rıza 'ben diz çökmeyeceğim' diyor. Cizre'de Mehmet Tunç da, 'ben bu zihniyete karşı diz çökmeyeceğim' dedi. Dünden bugüne hiçbir şey değişmedi. Atatürk Dersim'i nasıl yıktıysa Erdoğan da bugün aynı zihniyetle katlediyor. Ben bütün Alevileri direnişe çağırıyorum. Sivas'ta, Çorum'da, Maraş'ta her yerde bedel verdik. Bugün Kürdistan'da verdik. 1990'larda Sivas'ta nasıl ki Alevilerin sazıyla birlikte yakıldıysa şimdi de Kürtlerin Mehmet Tunç gibi değerleri yakılıyor. Onun için tüm Alevileri direnişe davet ediyorum dedi. Daha sonra Aleviler barış için semah döndü.
ERKAN GÜLBAHÇE / STRASBOURG