
Kürt edebiyatının en önemli şairi Ehmedê Xanî'nin ölümsüz eseri Mem û Zîn eserinin Türkçe çevirisi 48 yıl aradan sonra bu kez Selim Temo çevirisiyle Everest Yayınları etiketiyle çıktı.

2004 yılında Ömer Sudaüzen’ın tarafından Fransızca’dan Türkçe’ye çevirilir.
Mem û Zin eserinin bu 48 yıllık zaman diliminde Türkçe’ye çevirilmiş muhtelif neşriyat mevcuttur. Fakat bu çevirilerin tümü tabiri caizse Mem û Zîn'in bitmeyen çilesidir. Mehmet Emin Bozarslan'ın 1968 yılında Kürtçe'den çevirdiği eserin dışında piyasadaki Türkçe Mem û Zin çevirilerinin hiçbiri Kürtçe'den çevrilmemiş hatta Türkçe’den Türkçe’ye çevirilmiştir. Selim Temo'nun bu sebeple Türkçe çevirisi büyük önem taşımakta zira bu büyük eser üzerindeki tahrifatların da önününü aldı.
Selim Temo daha önceki iki ciltlik Kürt Şiiri Antolojisi ile bu alanda rüştünü ispatlamış bir şair. Ehmedê Xanî'nin bu büyük eserinin Türkçe ile olan çileli ilişkisine daha önce yayımlanan dört farklı örnek üzerinden kısaca değinmekte fayda var.
Her dilden çevirilir Kürtçe hariç!
Mehmet Emin Bozarslan'dan sonraki 48 yıllık süreçte Mem û Zîn Osmanlıca’dan, Azerice’den, Fransızcadan hatta Türkçe’den Türkçe’ye çevrildi fakat sadece orijinal dili olan Kürtçe’den Türkçe’ye çevirilmemişti.

2010 yılında Sadık Yalsızuçanlar gönlünce tahrif ederek yine günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlar.
17. yüzyılın sonlarına doğru Kürtçe’nin Kurmanci lehçesiyle Memê Alan destana dayanarak yazdığı Mem û Zîn eseri bir bütün veya parça parça olmak üzere onlarca dile çevirildi. Yazar ve akademisyen Ayhan Geveri’nin Mem û Zîn'in Türkçe Çevirileri Üzerine makalesinde belirttiği üzere: ‘Mem û Zîn’in ilk Türkçe çevirisi ise “Fâik” mahlasıyla Osmanlı Türkçesi’nde şiirler telif eden 19. yüzyıl şairlerinden ve Bitlis mîrlerinden Ahmed Fâik’e aittir.'

2011 yılında Kürtçe bilmeyen Namık Açıkgöz Türkçeden Türkçeye çevirdi.
Çevirinin çevirinin çevirisi!
Sonrasında bu eser 1969 yılında İstanbul’da Sırrı Dadaşbilge tarafından dönemin Türkçe’sine dönüştürülerek yeniden yayımlanmıştı. Yine Ahmed Faik’in aynı çevirisi Sadık Yalsızuçanlar ismiyle çok fazla tahrif edilerek 2001 yılında Timaş Yayınları etiketiyle pazara sunuldu. Mem û Zîn’in çilesi bu iki Türkçe’den Türkçe’ye çevirilen örnekle bitmiyor.
Türkçe’den Türkçe’ye ‘eşsiz’ çeviri
2004 yılında bu kez Yeryüzü yayınları imzasıyla Ömer Sudaüzen’ın Fransızca’dan Türkçe’ye çevirilir. 2011 yılında ise profesör ünvanlı ve kapanan Vahdet gazetesi yazarı Kürtçe bilmeyen Manisalı Namık Açıkgöz’ün Türkçe’den Türkçe’ye yaptığı ‘eşsiz’ çeviriyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca basılır. Aslında Mehmet Emin Bozarslan’ın Gün yayınlarından çıkan Kürtçe’den Türkçe’ye yaptığı Mem û Zîn çevirisinin bir kopyasıdır. Profesör Kadri Yıldırım bu Türkçe’den Türkçe’ye yapılan çevirinin akademik anlamda zavalılığını anlatmak için “Kültür Bakanlığı’nın Mem û Zîn Çevirisine Eleştirel Bir Yaklaşım” kitabını kaleme aldı.

2014 yılında Mehmet Kaplan Azericeden Türkçe’ye çevirir.
Yine son olarak Nûbihar yayınlarından 2014 yılında Mehmet Kaplan Türkçe çevirisiyle çıkan Mem û Zîn yine çevirinin çevirisi bir kaynaktır. Zira bu kitap da Kurdistana Sor Kürtlerinden olan tarihçi yazar Şamil Eskerov’un Kürtçe’den Azerice’ye çevirdiği eserin Türkçe’ye çevirilmiş halidir.
44 yaşın sırrı
Mem û Zîn’in çilesi Selim Temo’nun yllırca süren çalışmasından sonra kendi deyimiyle yazarın eserini yazdığı yaşta yani 44 yaşında bitti. Temo tarafından yapılan Türkçe çeviri. 60 bölüm, 2657 beyit, 5314 dizeden oluşmakta.
Mehmet Emin Bozarslan ve Selim Temo çevirilerinden birkaç beyit
Mehmet Emin Bozarslan çevirisi
Ben gezgin satıcıyım, cevher satıcısı değil,
Kendi kendime yetişmişim, yetiştirilmiş değil.
Ben Kürdüm, dağlıyım, kenardanım,
Derlediğim şu birkaç sözü,
İyliklerinden, lûtuflarından imzalasınlar,
Ve dinlesinler insaf kulağıyla.
Garaz sahipleri de dinlesinler,
Varsa kusurlarım örtsünler.
Ozanm yüzü suyunu dökmesinler.
Mümkünse bir iyisini söylesinler.
Yanlışlıklara ve unutkanlıklara şaşmasınlar.
Hamiyet için doğruya yorumlasınlar.
Selim Temo çevirisi
Hurdacıyım, altın satıcısı değil
Kendimi yetiştirdim tahsille değil
Kürdüm ben, dağlıyım ben, hem taşralıyım
Şu birkaç sözü Kürtçeyle söyleyeyim
İmzalasınlar lütfun güzelliğiyle
İyi dinlesinler insaf ve dikkatle
Kindar olanlar kulak verdiklerinde
Ayıbım’ örtüp vurmasınlar yüzüme
Dökmesinler şu şairin yüzsuyunu
Mümkünse iyi şeyler desinler, çok mu?
Hata ve kusura hayret etmesinler
Benim yandaşım olup tevil etsinler