Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, istifa etmeyeceğini bir kez daha tekrarladı. Muhalefet ise Başbakan Angela Merkel’e çağrıda bulunarak Wulff’a verilen desteğin geri çekilmesini istedi.
Bir arkadaşından 500 bin Euro’luk özel kredi alan ve bunu haber yapmak isteyen medyayı tehdit eden Alman Cumhurbaşkanı Christian Wulff, dün kendisine karşı yapılan özel kredi suçlamalarına rağmen istifa etmeyeceğini açıkladı.
Wulff’un koltuğunu bırakmaması üzerine muhalefette Başbakan Angela Merkel’e yükleniyor. Horst Köhler’in istifasından sonra Wulff’u Cumhurbaşkanlığı’na aday gösteren Merkel’in bir açıklama yapmasını isteyen Yeşiller’in eş başkanı Claudia Roth, Merkel’in 2010’da cumhurbaşkanlığı seçiminde diğer partilerle uzlaşmaya gitmek yerine kendi adayı Wulff’u parlamentodaki çoğunluk gücünü kullanarak seçtirdiğini belirtti. Roth, Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, Merkel’in Cumhurbaşkanı Wulff’un duruma açıklık getirmemesi halinde otoritesinin sorgulanacağını söyledi.

Aday bile belirlendi!

Merkel’in partisi CDU’nun milletvekili Vera Lengsfeld de, Wulff’un yerine gelecek ismi bile belirledi. Wullf’un artık görevini bırakmasını isteyen Lengsfeld, yeni Cumhurbaşkanı’nın eski Doğu Almanya Cumhuriyeti DDR zamanında rejim karşıtı olarak hukuk mücadelesi veren Joachim Gauck’un olmasını önerdi.
Schleswig-Holstein Eyalet Parlamentosu’nda konuşan koalisyon ortağı liberal Hür Demokrat Parti FDP’nin fraksiyon başkanı Wolfgang Kubicki de, benzer ifadelerle ‘sözlerinin etkisi olmayan bir Cumhurbaşkanı’nın’ daha fazla görev yapmasının mümkün olmadığını söyledi.

Basın da Merkel’e yükleniyor
Muhalefetin yanısıra basın da Wulff üzerinden Merkel’e yükleniyor. Merkel’in Wulff’dan ne talep edeceğini bilmediğini yazan Alman basını, Horst Köhler’in 20 ay önce görevinden ayrılmasından sonra Wulff’un da istifa etmesi Başbakan Merkel için bir geri adım olacağı yorumunu yaptı. Westdeutsche Zeitung, Merkel’in Wulff konusundan önce ekonomik krize odaklandığını belirterek, “Wulff kendi kişisel sorununu mümkün olduğu kadar çok dışarıda tutmak istiyor. Başbakan Merkel de soğukkanlılığı ve pragmatikliği ile kararını verecek” yorumunu yaptı.
Berliner Zeitung da, “Merkel her gün yeniden düşünüyor: O (Wulff) hala işe yarıyor mu yoksa zarar mı veriyor? Şu an için Wulff onun için faydalı. Başbakan ikinci cumhurbaşkanını da kaybetmemek için elinden gelen her şeyi yapacak ve ortaya çıkacak zararı da üstlenecek” yorumunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Wulff’un, Hannover yakınlarında aldığı bir evin finansı için eşinin arkadaşından özel kredi alması, son birkaç haftadan beri gündemin en önemli tartışma konusu haline geldi. Ayrıca Wulff’un ‘Bild’ gazetesi yazı işleri müdürü Kai Diekmann’ı da telefonla arayıp konuyla ilgili haberi yayımlamaması isteğinin ortaya çıkması tartışmayı daha da alevlendirdi.

BERLİN




Piyasalar Sarkozy ve Merkel’i bekliyor

Euro Bölgesi’nin geleceğine dair endişeler her gün biraz daha artarken, piyasalar Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in 9 Ocak’ta yapacağı görüşmeden çıkacak sonuçları bekliyor.
Sarkozy ve Merkel’in yapacağı görüşmenin merkezinde, AB’de bütçe disiplininin güçlendirilmesinde yeni kuralların uygulanması konusunun olması bekleniyor.
İki lider de, yayınladıkları yeni yıl mesajlarında 2012’nin geçtiğimiz yıla göre çok daha zorlu geçeceği konusunda uyarıda bulunmuş ve ardından tek para biriminin kullanıldığı Euro Bölgesi’ni içinde bulunduğu bataktan kurtarmak için ellerinden ne geliyorsa yapacaklarına dair söz vermişti.
Merkel, bölgede yaşanan krizin sona erdirilebilmesi için kat edilmesi gereken yolun hala çok uzun olduğuna dikkat çekerken, Sarkozy de yeni yılda üstesinden gelinmesi gereken çok sayıda risk bulunduğunu vurgulamıştı.
30 Ocak’ta Euro Bölgesi liderlerini bir araya getirecek zirve öncesinde gerçekleştirilecek önemli toplantılar arasında İtalya Başbakanı Mario Monti’nin Sarkozy ile bu Cuma günü Paris’te gerçekleştireceği görüşme de yer alıyor. Monti ayrıca 18 Ocak tarihinde İngiltere Başbakanı David Cameron’u Londra’da ziyaret edecek. Cameron, geçen yıl 9 Aralık’ta Brüksel’de düzenlenen AB liderleri zirvesinde, bütçe açığı hedefini tutturamayan ülkelere otomatik yaptırımlar dahil, bütçe disiplininin sağlanmasında sıkı kurallar uygulanmasının önünü açan yeni anlaşma taslağını kabul etmeyen tek lider olarak büyük tepki toplamıştı.
AB maliye bakanlarının da, 23 Ocak’ta bir araya gelmesi planlanıyor. Bu toplantıdan bir hafta sonra, 30 Ocak’ta da Euro Bölgesi’ni tehdit eden borç krizine kesin çözüm bulmak için yoğun baskı altında bulunan AB liderlerinin toplanması bekleniyor.

Atina Euro’yu terkedebilir

Bu arada Yunanistan açısından da durum giderek zorlaşıyor. Atina hükümeti, 130 milyar Euro’luk ikinci kurtarma paketi üzerinde bir anlaşmaya varılmazsa Euro’yu terk etmek zorunda kalacağını söyledi. Önceki gün Skai TV’ye konuşan Hükümet Sözcüsü Pantelis Kapsis, “Kurtarma anlaşması imzalanmalı, yoksa piyasalardan ve Euro Bölgesi’nden çıkarız” dedi. Kapsis, önümüzdeki 3-4 ay boyunca hükümet ve kredi verenler arasında gerçekleştirilecek müzakerelerin, Yunanistan’ın iflasın eşiğinden dönüp dönemeyeceği de dahil olmak üzere, bölgenin geleceğini belirleyeceğini söyledi.

ANF/BERLİN