
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Ankara ziyaretinde göçmen meselesinde Türkiye’nin işbirliğine ihtiyaç duyuyor, Ankara ise Berlin’den 15 Temmuz darbe girişimi şüphelilerini ve Kürt Özgürlük Hareketi konusunda işbirliği istiyor.
Almanya-Türkiye ilişkileri açısından önemli görülen Merkel ziyaretinde iki ülke arasındaki ilişkiler ile bölgesel gelişmeler ele alındı. Özellikle AKP hükümetinin Almanya’ya sığınan “FETÖ” sanığı kişilerin iade edilmesi yönünde talepleri artarken, Almanya’nın da basın ve ifade özgürlüğüne yönelik Türkiye’ye yönelttiği önemli eleştiriler dikkat çekiyor.
Merkel: Endişelerimizi aktardık
Merkel ilk olarak Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü. Merkel görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında, basın ve ifade özgürlüğü konularında endişelerini dile getirdiğini söyledi. 'Başkanlık sistemi' sorulunca 'kuvvetler ayrılığı' uyarısında bulundu.
Referandumu AGİT izlesin
Merkel, bir Alman gazetecinin Türkiye’de yapılacak referandumla ilgili sorusu üzerine seçimlerde gözlemci olması bulunmasının yerinde olacağını söyledi. Almanya Başbakanı, “Referandumu Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcilerinin izlemesinin yerinde olacağını sayın Erdoğan’a ilettim” dedi
Talep Berlin’den geldi
Merkel’in Ankara’ya yaptığı bir günlük ziyarette, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP heyetiyle de görüştü. Edinilen bilgilere göre HDP heyetinde Merkel ile yapılan görüşmede, dört gün önce tahliye olan İdris Baluken de yer aldı. HDP ile görüşme talebinin Merkel’den geldiği ve görüşmede özellikle Baluken’in bulunmasının talep edildiği öğrenildi.
HDP’le görüşme
Merkel’in HDP heyetiyle özellikle tutuklu eşbaşkanlar ve milletvekillerinin durumu hakkında bilgi istedi ve cezaevlerindeki son durumu Baluken’den dinledi.
YPG’nin görüntülerini istiyor
Öte yandan kulislere yansıyan bilgilere göre, Merkel’in özellikle Erdoğan ve Yıldırım ile yapacağı görüşmelerde iki ülke arasında tartışma konusu olan İncirlik Üssünün ele alınacağı da öğrenildi. Alman medyasına göre, Türkiye İncirlik Üssü’nü kullanan Alman Tornado uçaklarından Suriye özgülünde alınan görüntülerin ham halini istiyor. Alman yetkililer ise, yapılan anlaşmalar çerçevesinde görüntülerin sadece DAİŞ ile ilgili bölümünün aralarında Türkiye’nin de bulunduğu “koalisyon uçaklarına” verildiğini açıklamakla yetiniyor. Türkiye ise görüntülerin ham halini, YPG’nin askeri hareketliliğini gözlemlemek ve bu konuda bilgi edinmek için talep ediyor.
Gündem PKK
Merkel’in Ankara ziyaretiyle aynı günlerde Almanya’dan üst düzey bir heyet Türkiye’ye giderek güvenlik konularını masaya yatıracak. İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Dr. Emily Haber başkanlığındaki üst düzey heyetin temaslarında, PKK karşı işbirliğinin güçlendirilmesine dönük adımların ele alınması bekleniyor. Ankara, PKK ile ilgili verilerin Türkiye’ye iletilmesi, örgütün faaliyetlerinin kısıtlanması ve iade taleplerini gündeme getirecek.
Mülteci anlaşması
Merkel’in önemli gündemleri arasında sert eleştirilere ve destek kaybetmesine neden olan “mülteci politikasını Türkiye üzerinden yürütme” var. Yoğun eleştirilere rağmen sığınmacılar için açık kapı politikasını savunan, sığınmacı krizinin ancak Erdoğan ile işbirliği içinde çözülebileceğini belirten Merkel, genel seçim öncesinde bu politikasının başarılarını kamuoyuna göstermeyi amaçlıyor. AB içindeki Türkiye karşıtı havaya karşı duran neredeyse tek lider olan Merkel, bu nedenle de Erdoğan’a boyun eğmekle suçlanıyor.
MARTİN SCHULZ: Erdoğan Türkiye değil

Almanya’da sosyal demokratların başbakan adayı Martin Schulz, Merkel’den Türkiye’deki temasları sırasında hukuk devletinin temel ilkelerine uyulması çağrısında bulunmasını istedi.
Schulz, “Almanya NATO’daki ortağına açıkça şunu söylemeli; Türkiye’de hukuk devleti ilkelerine riayet edilmesi, adil yargılanma, basın özgürlüğü ve temel hakların korunması konusunda kararlıyız” şeklinde konuştu.
Merkel’in “iki mesaj vermesi” gerektiğini dile getiren Schulz şöyle dedi: “Türkiye en çok mülteci kabul eden ülke. Ancak bu hukuk devleti ilkelerine ilişkin kaygı verici gelişmelerde haklı olduğunu göstermez.”
Schulz, aynı zamanda Türkiye ile Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin sürdürülmesi gerektiğine işaret ederek, “Türkiye ile diyaloğa ihtiyacımız var. Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı, ancak Türkiye değil” dedi.
CEM ÖZDEMİR: Neden şimdi gitti?

“Bu, gayet talihsiz bir biçimde, Merkel’in 2015 sonbaharında, yani Türkiye’deki genel seçimlerden kısa bir süre önce Türkiye’ye yaptığı ziyareti hatırlatıyor. Türkiye’de birçok insan, Şansölyenin neden tam da şimdi gittiğini soruyor. Acaba Erdoğan’ın tek adama dönüşmesine, dolayısıyla Türkiye’de demokrasinin sonunun gelmesine katkıda bulunmak mı istiyor, diye soruyorlar. Şansölye’nin bu algıyı düzeltmesi lazım.
Terörle mücadelede Almanya’yla Türkiye’nin hedefleri aynı değil. Ankara, fikir beyanlarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eleştirilmesini de terör olarak görüyor. Türkiye halen esas düşmanını IŞİD olarak değil, belli ki PKK ve diğer Kürtler olarak görüyor. Türkiye’deki bütün Kürtleri potansiyel devlet düşmanı ilan ederek ve Kürtleri savunan HDP’ye suçlu muamelesi yaparak sorunlar çözülemez. Şansölye bunu da dile getirmeli.’’
Angela Merkel’e çağrı: Erdoğan’a net tavır al!
Çok sayıda Alman milletvekili Başbakan Angela Merkel’in Erdoğan yönetimine karşı insan hakları, özgürlükler ve Kürt sorunu konusunda net bir duruş sergileme çağrısı yaptı.
Federal Hükümet İnsan Hakları Sorumlusu ve SDP milletvekili

Bärbel Kofler, Erdoğan’la “diplomatik olarak baş etmenin zor olduğunu” belirtirken, Türkiye’de insan haklarının durumuna açıkça vurgu yapması çağrısında bulundu.
SPD milletvekili

Cansel Kızıltepe, Merkel’in “anayasa değişikliği referandumu ve parlamenter demokrasinin tehdit altında bulunuyor oluşuyla ilgili net bir tavır benimsemesi gerektiğini” söyledi.
Hristiyan Demokrat Birlik Partisi milletvekili

Cemile Giosouf: “Sorunların ne olduğu ortada. Merkel’in bunları dile getireceğini zannediyorum” dedi.
Yeşiller Partisi milletvekili

Özcan Mutlu: “Başbakan, ziyaretinin başkanlık referandumu için destek olarak algılanmasına sözcükler ve fiillerle engel olmalı” dedi.
Sol Parti milletvekili

Sevim Dağdelen, ise ziyaretin “tamamiyle yanlış bir zamanda” gerçekleştirdiğini savundu. Dağdelen, bu ziyaretin “Erdoğan’a yardım olarak yorumlanabileceğini” vurguladı.
SPD Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Rolf Mützenich: Merkel’e ziyareti esnasında Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) yöneltilen muhbir imam suçlamalarını da gündeme getirme çağrısı yaptı ve ekledi: “Merkel Türkiye içi çatışmaların DİTİB vasıtasıyla Almanya’ya taşınmasına müsamaha gösteremeyeceğimizi açıkça ortaya koymalı.”
Alman basını: Yeni Sultan’ı ziyaret hiç de iç açıcı değil
Stuttgarter Zeitung: “Yeni Sultan’ı tam da şimdi bir devlet ziyareti ile onurlandırmak, hiç de iç açıcı değil. Erdoğan birkaç hafta sonra siyasi iktidarı tekelleştirmeyi halk oylamasıyla onaylatmak istiyor. Erdoğan Avrupa’nın en güçlü kadınının sarayına gelmesini kendisinin önemini göstermekte kullanmak için elinden geleni yapacaktır. Merkel Erdoğan’ın propagandasında yan oyuncu olarak kullanılma riskine giriyor. Ancak Başbakan Merkel diplomasi alanında acemi değil.”
Neue Osnabrücker Zeitung: “Ne kadar zor bir misyon: Angele Merkel Ankara’da bir kez daha diplomatik dengeyi sağlamaya çalışmak zorunda. Haklı eleştirileri dile getirmek ama aynı anda da Ankara ile yürütülen diyaloğu kesmemek, zor olacak. Çünkü Almanya ve AB Türkiye’ye mülteci krizinde partner olarak ihtiyaç duyuyor. Erdoğan’ın mülteci anlaşmasının başarısız olacağı yönüdeki tehdidini uygulamaya geçirip geçirmeyeceğini kim bilebilir ki? Merkel için bu adım genel seçimler öncesindeki kampanyalarda ağır bir darbe olur. Sığınmacı sayısının artması Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’in yüzbinlerce oy kaybetmesine neden olabilir.”
Lübecker Nachrichten: “Merkel’ın Ankara ziyareti, mülteci anlaşmasını kurtarmak için Erdoğan’a yapılmış bir reverans değil, iki tarafın çıkarlarının ifadesi. Demokratik bütünlük, yurtdışı ziyaretleri için bir koşul olsa, Başbakan’ın uçağı Berlin’den çok nadir havalanır. Dünya, siyasi ve ahlaki açıdan tartışmalı olan devlet yöneticileriyle dolu. Bunlarla konuşmayı reddetmek, dürüstlüğünü kanıtlaman ve kendini iyi hissetmen için iyi. Ancak bununla hiçbir şey daha iyi yapılamıyor.”
HABER MERKEZİ