Almanya’da iktidar ortaklarından CDU’nun önemli ismi Volker Kauder, Başbakan Merkel’in aksine Türkiye’deki krizden dolayı Erdoğan rejimine destek verilmemesini istedi. Kamuoyu ve basında da Almanya’nın, Türkiye’ye destek vermemesi isteniyor.

Dolar ve euro karşısında eriyen Türk Lirası’nın kurtarılması için telefonla Erdoğan ile görüşerek işbirliği mesajları veren Alman Başbakanı Angela Merkel’e partisinin önemli isimlerinden Volker Kauder karşı çıktı.

Türkiye’de yönetimin tek adam rejimine dönüşmesinin bedeli olarak TL’nin dolar ve euro değer kaybetmesinin ardından son günlerde özellikle Almanya’nın, Türk ekonomisini kurtarıcısı rolüne soyunması dikkat çekti.

ABD yönetimiyle kriz yaşayan Erdoğan rejimine destek mesajları yayınlayan Almanya Başbakanı Angale Merkel’in önceki gün de Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ile görüştüğü açıklanmıştı.

Merkel’den destek mesajları verirken, Erdoğan da Eylül ayında Almanya’ya gelecek. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Almanya’nın Maliye ve Ekonomi Bakanı Peter Altmaier ile bir araya gelmesi konusunda da anlaştığı basında yer alan bilgiler arasında. Bakanların görüşme tarihi açıklanmazken, 28 Eylül’de Berlin’de devlet töreniyle karşılanacak Erdoğan Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Merkel ile görüşecek.

Erdoğan’ın ziyaretine karşı çıkan Demokratik Güç Birliği Platformu ise Türk diktatörün ziyaretine karşı “Erdoğan not welkom- Erdoğan hoş gelmedin” kampanyası başlatmıştı.

 

CDU’dan yükselen itirazlar

Merkel’in daha önce olduğu gibi, bu kez de Erdoğan’a destek vermesine partisinden itiraz geldi.

Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU)’nun Grup Başkanı Volker Kauder, Türkiye’deki krizin Almanya’yı ilgilenmediğini belirterek şöyle konuştu:”Cumhurbaşkanı Erdoğan siyasetini değiştirmediği sürece bu mevzu bizi ilgilendirmemeli.”

Rhein-Neckar-Zeitung’a konuşan Kauder, Türkiye’deki krizin ülkeyi yönetenlerin siyaseti sonucu ortaya çıktığına dikkat çekerek, Merkel’in “Türkiye’nin yanındayız” mesajlarının aksine “Aynı şekilde ABD ile yaşanan ticaret krizinin de siyasi nedenleri var” ifadesini kullandı.

Türk hükümetinin yürüttüğü siyaset yüzünden her geçen gün sorunların daha da ağırlaştığını belirten CDU’nun önemli isimlerinden Kauder “Avrupa Birliği’nin de bu şartlar altında Türkiye’ye yardım edeceğini düşünmüyorum. Çünkü Türkiye AB üyesi değil” dedi.

 

Almanların yüzde  82’si: Türkiye’ye destek verilmemeli

Bu arada Alman kamuoyu, ekonomik kriz içine giren Türkiye’ye yapılacak yardımı diktatöre yapılan yardım olarak algılıyor.

Merkel’in destek mesajlarının aksine Alman kamuoyunda “Baskıcı Erdoğan rejimine yardım edilmemeli” tartışması başladı.  Der Spiegel dergisinin internet sitesinde yer alan ankete katılanların yüzde 82’si “Almanya, Türkiye’ye ekonomik destekte bulunmamalı” dedi, sadece yüzde 18’lik bir kesim bunun aksine ‘Evet’ dedi. Ankete önceki gece itibariyle 19 binden fazla kişi katıldı.

 

‘Trump karşısında Erdoğan’ın kazanma şansı yok’

Öte yandan Alman basını, Türkiye’de AKP-MHP faşizminin yürüttüğü politikalarla eriyen TL’yi ve krizdeki Türk ekonomisini haberlerinde işledi.

Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), Trump ile çekişen Erdoğan’ın kazanma şansının olmadığını belirtti. Gazetede çıkan haberde şu ifadeler yer aldı:”Milliyetçilik ve Batı aleyhtarı retorik iktidarın yolunu açtıysa, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın ne kadar ağır bir ipotek altına girdiği gözden kaçabilir. ‘Erdoğan sisteminden’ duyulan kuşkular nedeniyle para krizinin ekonomik krize dönüşmesi mümkündür. Kendine yeni müttefikler arayabileceğini söyleyen Erdoğan, Rusya ve İran ile birlikte Amerikan dış politikasını olumsuz etkileyebilir. Ama o kendini birçok çıkmaza birden soktu. ABD ile arasındaki anlaşmazlık konuları sayılamayacak kadar fazla. Bölge ülkelerinden sadece Katar ve İran onu destekliyor. Amerikan mallarına ek vergi koyması, Trump’ın daha avantajlı durumda olduğu gerçeğini örtmez. Amerikalı papazın tutukluluk halinin sürmesi seçmenlerinin önemli bölümünün desteğini almasına fırsat yaratıyor. Erdoğan blöf yaptıktan sonra şimdi Merkel ve Macron’dan destek bekliyor.  Vah, vah!”

TL olmaz

FAZ, Erdoğan’ın ABD ve Avrupa’dan çok Rusya ve Çin ile yakınlık gösterdiğini belirterek bu durumun ekonomik açıdan Türkiye’ye ilginç bir noktaya götürdüğünü ve onu “NATO’nun kararsız bir partner” pozisyonuna soktuğunu ifade etti.

FAZ, Türkiye’deki TL’nin durumunu sayfasına taşıdığı bir karikatürle yorumladı. Karikatürde Türkiye’de bir balıkçı “Lira kabul edilmez” yazısı altında gelen kadın müşterisine “İki palamut ve bir ahtapot, dört cam bilye ve üç midye kabuğu eder” diyor. Alt yazıda da gazete şu soruyu soruyor: “Türk ekonomisinin durumu gerçekten nedir?

Alman Süddeutsche Zeitung ise Türkiye’deki krizin bulaşıcı ve ekonomik daralmanın kaçınılmaz olduğu tespiti yapıyor.

Gazetenin yorumu şöyle: “Çoğu uluslararası iktisatçıya göre Türkiye’nin resesyona sürüklenmesini önlemek mümkün değil. Önemli olan ne zaman geleceği, kontrol edilebilir olup olmayacağı ve yumuşak mı geçeceğidir. Erdoğan oturup beklerse resesyon gecikmeli gelir ama çok ağır olur. Daralmayı yumuşatabilmesi için Erdoğan’ın şimdiye kadar yaptığının tam aksini yapması gerekir. Para politikasına karışmamalı ve devlete daha az para harcatmalıdır. Önceleri çok başarılı olduğu ekonomik reformlara geri dönmelidir. Merkez Bankası faizleri güçlü şekilde arttırmalı ve güven ortamı yaratabilmek için Türkiye Uluslararası Para Fonu’ndan destek kredisi istemelidir.

Erdoğan’ın fikrini değiştirmesi için fazla zamanı kalmadı. İlkbaharda dolarla alınan borçların vadesi gelmeden kriz planı hazırlanamazsa Türkiye’nin durumu çok kötü olur.”

 

Erdoğan’ın Berlin’e zayıf pozisyonda gelmesi avantaj

Frankfurter Rundschau gazetesi ise Erdoğan’ın Eylül ayında Almanya’ya zayıf bir pozisyonda geleceğine dikkat çekerek bunun bir avantaj olduğunu yazısında şu ifadeyle anlattı: “ABD ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık büyüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapması planlanan görüşmenin olumlu katkısı olabilir. Erdoğan’ın bu kez Berlin’e zayıf bir pozisyonda gelmesi avantajdır. Merkel’in mülteci krizinde yardım aramak için Erdoğan ile yaptığı görüşmede bunun tersi olmuş ama kimse açıkça dillendirmemişti. Erdoğan ülkesinin ekonomik ve siyasi krizine çare bulmak zorunda. Almanya hükümeti ona yardımcı olmalı, fakat şartlarını da sıralamalıdır. Erdoğan yönetiminin yapabileceği çok şey var. Yaparsa, bu herkesin yararına olur.” 

 

HABERMERKEZİ