
Mektupta, kadınların bulunduğu koğuşlarda daha önce sadece gardiyanlar tarafından arama yapıldığı ifade edilerek, „Son bir aydır koğuşlarımız asker, çevik kuvvet, gardiyanlar ile cezaevi müdürünün katılımıyla aranıyor. Bu aramalarda tüm eşyalar birbirine karıştırılıyor“ denildi. Cezaevine gönderilen kitapların kendilerine ulaştırılmadığını anlatan kadınlar, „Kitaplar da Kürt kelimesinin geçmesinden kaynaklı bize verilmiyor. Kitaplar yasaklı yayınlar değildir. Tamamı son dönemlerde Kürtlere karşı yapılan tahammülsüzlükten başka bir şey değildir“ dedi.
Bir yıldır açık görüş yok
Azadiye Welat Gazetesi ile Hêviya Jinê dergisinin içeriye alınmadığını kaydeden kadın tutuklular, mektuplarında şunları dile getirdi: „12 Eylül zihniyeti burada hala kendisini sürdürmektedir. Bizlerden ayakta sayım isteniyor. Bu uygulamayı kabul etmediğimiz için sayısız soruşturma açılıyor. Açılan soruşturmalar kapsamında yaklaşık 1 yıldır açık görüş yapamıyoruz. Görüş yasağıyla birlikte iletişim cezaları da veriliyor. Ailelerimizin bizlere gönderdiği kırtasiye malzemeleri verilmiyor. Burada cezaevi kantininde almamız söyleniyor. Ama dışarıda bir kalem 1 TL ise, burada 3 TL’ye satılıyor.“
DİHA/AMED