
İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, Mersin Emniyet Müdürlüğü siyasi şubede Kürt çocukları için ikna odaları oluşturulduğunu, çocukların ve ailelerinin burada ahlak dışı uygulamalara maruz kaldığını belirtti.
Mersin'de Kürt çocuklarına yönelik tutuklama furyası devam ederken, Pozantı'da ortaya çıkan insanlık dışı uygulamanın ardından Sincan Cezaevi'ne gönderilen Kürt çocukları, serbest bırakıldıktan sonra valiliğin "PKK'yi bitirme projesi" adı altında tekrar tutuklanarak cezaevine konuldu. Mersin Valiliği, bu tutuklamaların ardından "PKK'ye eleman kazandırma gücünü çökerttik" açıklaması yaptı.
Aşan: Uygulama ahlak dışı
BDP İl Eşbaşkanı Aynur Aşan, Mersin Valiliği'nin Kürt çocukları üzerinde oynanan oyunları "ahlak dışı" olarak nitelendirerek, Mersin Valiliği'nin Kürt çocukları üzerinde tahakküm aracı olarak cezaevini kullandığına işaret etti. Aşan, "Kürt halkı şahsında çocuklarına yönelik başlatılan soykırımı uygulamaya çalışmak vicdansızlıktır, ahlak dışı bir yaklaşımdır. Şimdi basına verilen demeçlerde, 'biz Mersin'de PKK'yi bitirdik' diyorlar. Bunu da küçücük çocukların şahsında söylüyorlar. Ancak bu yaklaşım kendilerini kandırmaktan başka bir şey değildir. Hatta diğer illere de aynı öneri yapılmaktadır" diye konuştu.
Mersin Valiliği'nin sözkonusu açıklamalarına İHD'den de tepki geldi. İHD Mersin Şube Başkanı Ali Tanrıverdi, "'Eğer biz çocukların iradesini kırarsak, PKK'nin eleman bulmakta zorlanacağı' varsayılarak, özellikle Mersin'de çok detaylı bir proje uygulanmaktadır'' dedi. Tanrıverdi valiliğin ''Bizim projelerimiz başarılı olmuştur. Ancak bu projeler diğer illere de uygulanırsa böylece PKK'yi çökertiriz. Böylece Kürt hareketini sindiririz'' biçimindeki açıklamasına dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Bu sindirme politikasının birincisi, Kürtlerin yaşadığı sokaklara gaz bombası atılarak çocuklar tahrik ediliyor ve çocuklar da bunlara taş atıyor. Atsın veya atmasın birkaç çocuk bir araya geldiği an mobese kameralarına takılıp tespiti yapılıyor, daha sonra çocukların aileleri çağırılıp tehdit ediliyor. Deniliyor ki; 'bakın çocuklarınız mobese kamerasında görünüyor. Eğer çocuğunuzu bizim istediğimiz şekilde hareket etmesini sağlamazsanız çocuğunuzu ve sizleri de cezaevine göndeririz. Çocukların ailelerine çok astronomik cezalar kesiliyor. Bazı çocuklara 300 bin TL'ye kadar para cezası veriliyor. ''
'İkna' ile itirafçılık
28 Şubat sürecinde başörtüsü takan üniversite öğrencilerine yönelik kurulan "ikna odaları"nın Mersin'de TEM Şubesi'nde Kürt çocukları için kurulduğunu ve zorla ajanlık dayatması yapıldığını söyleyen Tanrıverdi, "Adı ikna odalarıdır ama çocuklar ve aileler üzerinde baskı kurarak artık kendi istedikleri şekilde dönüştürülmek isteniyor, itirafçılık yapılmaları isteniyor. Bu çocuklar başka çocuklar hakkında ifade vermeye zorlanıyor. Kısmen bu konuda başarılı da olmuşlardır.''
Tanrıverdi, şunları anlattı: "Çocuklara bir takım hediyeler dağıtılarak ve 'bir haftalık denize tatile götüreceğiz' adı altında kamplarda bir araya getirilen Kürt çocuklarına yönelik demagojik eğitim çalışmaları ile çocukların beyni karıştırılmaya çalışılıyor. Taş atan çocukların ailelerine baskı unsuru olarak arabalarına çok keyfi para cezaları verilmektedir. Ve bu arabaların sahipleri TEM Şubesi'ne çağırılarak ve kendilerine arabalarını yasal olmayan yollarla kullandıkları gerekçesiyle arabaları bağlamaktadırlar. Biz devleti uyarıyoruz, bu yöntem asla çözüm getirmeyecektir. Kürt toplumunun baskıyla yıldırmaya çalışması da insanlık dışı ahlaksızlıktır."
FERHAT ARSLAN / DİHA/MERSİN