
Dolmabahçe’de Türk devlet yetkililerinin kamuoyu önünde bir söz verdiğine dikkat çeken DBP Eşbaşkanı Emine Ayna, “Erdoğan mutabakatı kabul etmiyorum sözüyle, kamuoyu önünde söz veren devlet yetkililerini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağılamıştır” dedi.
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürt sorununda çözümsüzlük tutumunu Ramazan Bayramı’nın ilk günü yaptığı açıklamalarla sürdürerek, “Dolmabahçe Mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum” demişti. Erdoğan’ın sözlerini değerlendiren DBP Eşbaşkanı Emine Ayna, Cumhurbaşkanı’nın karşıtlıklar üzerinden bir siyasi kimlik oluşturma peşinde olduğunu ifade etti.
Hitler’i dinler gibiyiz
Bu kimliği de, “Erdoğan’ı dinlediğiniz zaman kan gölü bir Türkiye istediği imajı çıkıyor. Savaşın göbeğinde, insanların öldüğü, sokaklarda cenazelerin olduğu bir toprakta yaşamak istiyor. Öyle bir toprakta hükümranlığını yaşatmak istiyor. İnsan Erdoğan’ı dinlediği zaman Hitler’i dinliyormuş gibi hissediyor. Hitler yaklaşımıdır, Hitler bakış açısıdır. Güzellikleri, yaşamı asla öncelemeyen, ölümler, kendi hükümranlığı üzerinden siyaset yapan bir kimlik” sözleriyle özetledi.
Ciddiyetsizlik
Dolmabahçe Mutabakatı’na biçilen bir anlam, bir önem olduğunu ifade eden Ayna, Erdoğan’ın yaptığı açıklamanın devletin ciddiyetsizliğin örneği olduğunu söyledi. “Erdoğan bir birey olarak kabul etmeyebilir. Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti kamuoyu karşısında geçip bir söz vermiştir. Ertesi gün ‘Ben sözümden döndüm’ diyemez. Bu kadar kolay değildir. Kürt halkını çocuk mu zannediyorlar, Kürt halkı ile dalga mı geçiyorlar?” diyen Ayna, Kürt halkının buna izin vermeyeceğini söyledi. Erdoğan’ın her açıklaması sonrası askeri hareketliliğin yoğunlaştığına dikkat çeken Ayna, “Türkiye’ye ve Kürdistan’a asker ve gerilla cenazelerinin gelmesini mi istiyor? Kimse ölümler üzerinden büyüyemez. En büyük örnek Hitlerin kendisidir. Ölüm üzerinden dünya liderliğine oynadı. Geldiği nokta intihar noktasıdır. ‘Mutabakatı tanımıyorum’ diyerek Türkiye Cumhuriyeti devletini küçük düşürmüştür, aşağılamıştır” diye konuştu.
Mesele görüşmenin ötesinde
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün Kürt sorununun çözümü için olmazsa olmaz olduğunu söyleyen Ayna, “Melese tecridi aşmıştır, birilerinin gidip görüşmesi, görüşme yapması yetmez. Görüşmek demek Öcalan’ın özgürlüğü demek olacak bundan sonra. Kürt sorunu, Kürt halkının ulusal, siyasal hakları üzerinden çözülecek, başka yolu yordamı yok. Kürt sorunun çözümü Öcalan’ın özgürlüğü ile olur” dedi.
DİHA/AMED
Dakika dakika takip etmiş
28 Şubat’ta Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala, HDP’li Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve İdris Baluken’in katılımıyla kamuoyuna açıklanan Dolmabahçe mutabakatına itiraz eden ve ‘görüşmeden haberim yoktu” diyen Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mutabakatla ilgili dakika dakika bilgilendirildiği ortaya çıktı.
Gazeteci Can Dündar’ın yazısına göre, Erdoğan zirvenin her aşamasından haberdardı. HDP’lilerin tüm söylemleri anında telefonla Erdoğan’a iletildi ve onayı alındı.
Açıklama metninden oturma düzenine kadar birçok noktada pürüzler yaşansa da, Hükümet yetkilileri ve HDP heyetinin yaptığı ortak açıklama, sürecin ilerlemesi konusunda tarafların niyet beyanı olarak tanımlandı. Ortak açıklamada sürecin yol haritası niteliğinde 10 madde de kamuoyuyla paylaşıldı.
Açıklamadan bir ay sonra İzleme Heyeti’nin kurulması beklenirken, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe’yi tanımadığı yönündeki açıklamaları sürecin seyrini değiştirdi.
Erdoğan, 30 Nisan’da da “Taraf da, masa da yok” sözleriyle sürecin bitişini ilan etti.