Hem çalışmaları hem de sıcak kişiliği ile herkesin yüreğinde yer edinmişti. Zor günlerde bile onunla yaşam kolaylaşıyordu. Êzîdîler onu kendi çocuğu gibi görüyordu. Adı gibi yeni bir yaşam inşa etti.
Fermanı duyar duymaz, “Şengal’e geçmem lazım” dedi. 2015’in bahar ayında Êzîdî kadınların çığlığını dünyaya duyurmak için yönünü Şengal’e verdi. “Bir gazeteci olarak ne yapsak da eksik kalır” diyordu. Özellikle hedef alındı.
“Ateşten gelinliklere sarınır Kürdistanlı genç kızlar. Alevlerle süslerler perçemlerinin düştüğü açık alınlarını. Ve bir kıvılcım yeter yüreklerindeki sevdayı tutuşturmaya. Evet, hep destanların yazıldığı Ortadoğu’da çoğu zaman erkek aşığın sevdası uğruna çektiği çileler dillendirilir. Ferhat’ın dağı anlatılır, Kerem’in ateşlerde yangını, çöllere düşen Mecnun… Oysa Şirin seyircidir, Leyla bir kurban, Aslı Kerem’in yanışına tanıklık eder yalnızca. Ama her şeye rağmen Ortadoğu’da direniş bir mirastır bizlere. Her ne kadar hep erkekler şahsında bu direniş sergileniyormuş gibi gösterilse de Bese’nin iradesini kim kırabildi? Peki Zarife’nin asaletini? Az mı dayandı Leyla Qasım erkek tanrıların zulmüne? Keça Neqede ipe gitti de tek kelime söylemedi. Ya da az mı Hatu Şahnaz’lar tanıdı bu diyarlar” diye yazmıştı. Nûjiyan Erhan (Tuba Akyılmaz) Ortadoğu’da kadın kahramanlıklarını yazmak için düştüğü hakikat yolculuğunda, 3 Mart 2017 günü Şengal’in Xanesor kasabasında KDP’ye bağlı Roj Peşmergeleri tarafından hedef alınarak vuruldu. Yoğun bakımda kaldığı 20 günün ardından 22 Mart’ta şehit düştü.
Gazeteci Hewlêr Şahin, katledilişinin 3’üncü yılında çalışma arkadaşı Nûjiyan Erhan’ı Jinnews’e anlattı.
Yorulmak nedir bilmezdi
Hakikat için canını feda edenleri saygıyla andığını belirterek konuşmasına başlayan Hewlêr Şahin, Erhan için şunları dile getirdi:
Öyle bir kişilikti ki çevresiyle çok çabuk kaynaşıyordu. Birçok işi bir arada yapıyordu; yazılı, görsel, radyo işlerini birlikte yürütüyordu. Bazen saatlerce yürümek zorunda kalırdık, ama ‘ben yoruldum’ sözünü asla ondan duymazdık. Tam tersine “Bugün iyi bir program yaptım” ya da “Bugün birçok kişinin anısını yazdım” derdi. Ne kadar çalışsaydı vicdanen kendini o kadar rahat hissederdi. Her zaman “Yorulmak beni etkilemiyor, fakat çalışmam iyi olmadığında düşünsel ve fiziksel anlamda yoruluyorum” derdi. Çevresine karşı duyarlıydı, arkadaşlarına yardımcı olurdu. Yanındakilerle ilgilenmek ona ilham veriyordu.
Kendini çok yönlü geliştirmişti
O kendini her anlamda geliştirmişti. Hiçbir zaman yaşama tek taraflı bakmazdı. Katılmadan önce okulunu bitirmiş ve bir avukatın yanında çalışmıştı. Özgür yaşam arayışı üst düzeydeydi. Sorularının cevaplarını arıyordu. Mevcut sisteme karşı derin çelişkiler yaşıyordu. Bu yüzden hep “Sistem artık öyle yapmış ki yaşama hakkı tanınmıyor ve bu sisteme en çok kurban veren de kadınlardır” diyordu.
Kadınların çığlığını duyurdu
2014’te DAİŞ çeteleri tarafından Êzîdî halkına yönelik gerçekleştirilen fermandan önce Nûjiyan ile birlikte çalışıyorduk. Fermanı duyduktan sonra yerinde duramıyordu, “Şengal’e geçmem lazım” diyordu. 2015’in bahar ayında Êzîdî kadınların çığlığını dünyaya duyurmak için yönünü Şengal’e verdi. Koşullar orada çok zorlayıcıydı. Toplum her şeyden izole edilmişti ve yaşananlar toplumun psikolojisini derinden sarsmıştı. Fakat bütün zorluklara rağmen Nûjiyan halk ile ilgileniyor, özellikle Êzîdî kadınlarla çok zaman geçiriyordu. Bir yandan gazetecilik yapıyor, bir yandan da Êzîdî kadınlara gazetecilik eğitimi veriyordu. DAİŞ’in elinden kurtarılan kadınları dinlediğimizde kanımız donuyordu. Nûjiyan, bu kadınların başından geçenleri kendi ağızlarından dinledi. “Bir gazeteci olarak ne yapsak da eksik olacak” diyordu. Halka, özelde de kadınlar üzerinde yapılan bu barbarlığı topluma yansıtmaya çalışıyordu. Olayların peşinden koşar ve belgelerle de bunu kanıtlardı.
Özellikle hedef alındı
Roj Peşmergeleri’nin 3 Mart 2017 günü Xanesor kasabasına yönelik saldırısı esnasında Nûjiyan Şengal’de değildi. Fakat duyar duymaz yönünü Xanesor’a veriyor. Tam da saldırının olduğu cepheye gidiyor. Sabahın erken saatlerinde saldırı başlıyor. Nûjiyan görüntü çektiği sırada hedef alınarak vuruluyor. Görüntü aldığı yer düzlük, sığınacak bir yer yok. Amacı yaşananları kamera ve fotoğraf makinesi ile kitlelere ulaştırmaktı. Hem çalışmaları hem de sıcak kişiliği ile herkesin yüreğinde yer edinmişti. Şehadete ulaştığı güne kadar kadına dair birçok şey kaleme aldı.
Onunla yaşayanlar çok şanslı. Ondan her zaman yeni şeyler öğrenebiliyordunuz. Zor günlerde bile onunla yaşam kolaylaşıyordu. Çevresine moral vermede çok becerikliydi.
Nûjiyansız yaşam zor
Nûjiyansız bir yaşama alışmamıştık. Her konuşmasında “Şengal’i özgürleştirmeden, zalimlerin elinde olan kadınları kutsal topraklarına geri getirmeden Şengal’den çıkmayacağız” derdi. Nûjiyan, yürekleri özgürlük için çarpan ve direnen kadınların intikamını yansıtmak istiyordu. Son anına kadar da bu isteğini yerine getirdi.
Halk tarafından çok seviliyordu. Herkes onu tanıyor, çok seviyordu. Şehadeti Êzîdî kadınlar üzerinde büyük bir etki yarattı. İlk Şengal’e gittiğinde kimseyi tanımaması ve kültürlerini bilmemesine rağmen kısa sürede halkın yüreğinde yer edindi. Şengal toplumunun tanınması Nûjiyan’ın çalışmaları sayesinde oldu. Êzîdîler onu kendi çocuğu gibi görüyordu. Şehadetinden sonra her Êzîdî kadın Nûjiyan’dan gözleri dolarak bahsetti.
Kalemi yerde kalmayacak
Nûjiyan, adı gibi her daim yeni yaşamı inşa etti. Bizler de onun yoldaşları olarak sonuna kadar onun gibi yoldaşların izini süreceğiz. Çünkü onlar bir tarih yarattı, büyük bir mirası arkalarında bıraktı. Bizler de bunun sözünü veriyoruz; hiçbir zaman kalemi ve kamerası yerde kalmayacak.
HABER MERKEZİ