Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ve Av. Mesut Beştaş, KCK tarafından geçtiğimiz hafta açıklanan deklarasyonu değerlendirdi. Diyarbakır Baro Başkanı Elçi, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan tarafından açıklanan 'demokratikleşme paketi'nin toplumun beklentilerini karşılamada yetersiz olduğunu ifade ederek, "Türkiye toplumu olağanüstü süreçlerden geçti. Günümüzde ise yeni ve sivil bir anayasa süreci var ve bunun Kürt sorununun çözümü ile bağdaşması gerekiyor. Kürt toplumunun yaşadığı travmalar ve tarihi güvensizliklerin aşılması için anayasal düzenlemeler şart. Kürt dili, kimliği ve kültürü anayasal düzenlemeler ile güvenceye kavuşturulmalıdır" dedi. Elçi, "Yerel yönetimler demokrasi sorunudur. Demokraside en temel hak yerel yönetimdir. Açılan pakette bu bağlamda yetersizdir. Köklü bir değişim gerekiyor. KCK'nin açıkladığı 3 madde makuldür. Yaşama geçirilebilen maddelerdir. Uluslararası hukuk ve insan hakları açısından müzakere edilebilir taleplerdir" diye konuştu.
'Deklarasyon bir karşılıktır'
Av. Mesut Beştaş ise, "Hükümetin açıkladığı paketin içeriğine baktığımız zaman Kürt sorununun çözümüne çok fazla hizmet eden bir paket olmadığından KCK bu açıklamayı yapmak durumunda kaldı. Çıkarılmak istenen torba kanuna bir tür karşılıktır" dedi. Deklarasyondaki üç temel talebin uzun zamandır gündemde olan ve tartışılan talepler olduğunu dile getiren Beştaş, şunları ifade etti: "Meşrutiyeti ulusal ve uluslararası düzeyde de tartışılmayan Kürt kimliğinin tanınması, anadilde eğitim, öz yönetim olarak demokratik özerklik taleplerini ifade ediyor. Sanki Kürtler yeni talepte bulunuyormuş gibi anlamlandırılıyor. Bunlar gayet makul, meşruiyeti tartışılmaz istemler. Özüne baktığımızda, KCK bu açıklamaları ile aslında ateşkesi bozmak istemediğini, hükümeti Kürt sorununun çözümünde doğru bir yol izlemeye zorlamaktadır."
YASİN KOBULAN/DİHA/AMED