Meşrulaştırılan şiddetin bedelini ödüyorlar

Kadın Haberleri —

.

.

  • Kurdistan baskı ve şiddetin merkezi haline dönüştürülüyor. Çözümsüzlük ve özel savaş politikalarından en çok zarar görenler ise kadınlar. Avukat Esra Saçaklıdır, iktidarın özellikle cezasızlık politikası yürüttüğüne dikkat çekerek, kalıcı yaptırımların uygulaması gerektiğini söylüyor.

Türkiye’de son yıllarda sokakta, evde, okulda, işyerinde şiddet vakalarında artış yaşanıyor. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) 2022 Yılı Tedavi Merkezleri raporunu yayınladı. Raporda, 2022 yılında TİHV’e başvuranların sayısının önceki yıla göre yüzde 22 arttığı kayda geçti.

3 yaşından 76 yaşa kadar başvuru

Bin 201 kişinin kendisi ya da bir yakını işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı için vakfa başvuru yaptığı belirtilen raporda, başvuranların en küçüğünün 3 yaşında, en büyüğünün 76 yaşında olduğu ifade edildi. TİHV raporuna göre, vakfa başvuran bin 201 kişiden bin 117’si kendisi, 84’ü ise bir yakını işkence ve kötü muamele gördüğü için TİHV temsilciliklerine ulaştı. Yine başvuranların yüzde 56,9’unun erkek, yüzde 39,1’inin kadın, yüzde 4’ünün ise LGBTİ+ olduğuna dikkat çekilen raporda, TİHV’e başvuranların yüzde 70,2’sinin “fiziksel müdahaleye”, yüzde 83,4’ünün “tehdit ve hakarete”, yüzde 45,2’sinin “pozisyonel işkenceye” uğradığı belirtildi. Rapora göre 497 kişi ters kelepçeli halde bekletildi, 80 kişi fiziksel-cinsel tacize, 3 kişi tecavüze uğradı. Başvuranların yüzde 43,5’inin cinsel işkence gördüğü tespit edildi.

Artan şiddetle birlikte iktidarın Kurdistan’da yürüttüğü özel savaş politikaları sonucu birçok sorun patlak veriyor.  İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Yönetim Kurulu üyesi Avukat Esra Saçaklıdır, artan şiddete ve sonuçlarına ilişkin Jinnews’e değerlendirmelerde bulundu.

Meşrulaştırılan şiddet

Saçaklıdır, Kurdistan'da şiddet oranının artışı ile Kürt sorunundaki çözümsüzlük arasındaki bağa dikkat çekerek, “Kürt sorununun çözülememesi, sorunun daha çok derinleşmesi ve bu derinleşmeden dolayı şiddetin meşrulaştırılmaya başlanması, meşrulaştırıldıktan sonra da bu işkencenin artmasına sebep olmuştur” dedi.

Öte yandan, kriminalize edilen sorunlardan dolayı şiddetin meşrulaştırıldığını ve Kurdistan kentlerinin baskının, şiddetin merkezi haline getirildiğini ekledi.

Şiddetin gölgesinde kadın ve çocuklar

Kadın ve çocukların toplumda her zaman dezavantajlı konumda olduğunu belirten Saçaklıdır, “İstanbul Sözleşmesi’nden 20 Mart 2021’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle çıkmamızdan sonra kadına ve çocuğa şiddetin daha da arttığı istatistiklerde de görülmekte. Bu şiddetin ve ihlallerin önüne geçilmesi için kalıcı ve bağlayıcı yaptırımlar gerekiyor” şeklinde konuşu.

Düşmanlık duygusu körükleniyor

“Hukuki bir zemine dönülmeden bu tür sorunların çözülmesi mümkün değildir” diyen Saçaklıdır, iktidarın güvenlikçi politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.

Saçaklıdır, Kürt sorununun doğru teşhis edilememesinden dolayı savaş ve çatışma koşullarının yarattığı “düşmanlık” duygusunun körüklendiğini dile getirirken, bu yüzden de çözüme kavuşturulamadığını aktardı.

Esra Saçaklıdır son olarak, bölgede iktidarın cezasızlık politikası uyguladığının altını çizerken, şunları kaydetti: “Hak ihlallerini yapan kim olursa olsun bunların önlenmesi için etkili bir soruşturma yapılması lazım. Özellikle de bölge açısından değerlendirdiğimizde, Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin adımlar atılması lazım. Buna ilişkin olarak da çözüm süreci ile çıkarılan dersler anlamında hareket edilerek anayasal çerçevede bir irade bulundurup bu doğrultuda hareket edilmelidir.”

AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.