Dört aydan sonra özgürlüğüne kavuştu

Kadın Haberleri —

Henan Mehmud Biro

Henan Mehmud Biro

  • HTŞ kontrolündeki El Ektan hapishanesinde dört ay işkence ve baskı altında kalan YPJ savaşçısı Henan Mehmud Biro: “Ben bir Kürt kadınıyım ve savaşçıyım. Halkımın özgürlüğünü istiyorum.”

Dört ay boyunca Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) gruplarının kontrolündeki El Ektan hapishanesinde esir tutulan YPJ savaşçısı Henan Mehmud Biro, yapılan anlaşma sonucu serbest bırakıldı. Hapishanede fiziki işkence ve psikolojik baskıya maruz kaldığını belirten Henan, sorgularda “Neden YPJ’ye katıldın, neden savaşıyorsun?” sorularıyla karşılaştığını ve itirafçı yapılması için yoğun baskı gördüğünü ifade etti.

ANF’den Enes Yıldız’a konuşan Henan Mehmud Biro, hapishane sorumlularının sürekli “Buradan çıkamazsınız, ya öldürürüz ya da ömür boyu burada kalırsınız” tehdidi savurduğunu söyledi. Soruşturmayı farklı grupların yürüttüğünü belirten Henan, “Genç yaşta savaşmamızı yanlış buluyorlardı. ‘Siyasi bir birikimin var, seni Ehmed El Şara’nın yanına göndereceğiz’ diye dayatıyor, bazen de alay ediyorlardı” dedi.

Hapishanede kendisiyle birlikte YPJ’li iki savaşçı daha olduğunu, toplam altı kadın bulunduğunu aktaran Henan, “Bir arkadaşım yaralıydı. Çocuk yoktu. Hiçbir soruya cevap vermedim, arkadaşlarıma ihanet etmem” diye konuştu.

Tarifi imkansız bir duygu

HTŞ’lilerin “Bütün Rojava’yı aldık, Hesekê’ye girdik” diyerek propaganda yaptığını anlatan Henan, bir an tedirgin olduğunu ancak bunun doğru olmadığını kısa sürede anladığını belirtti. Serbest bırakılacağını bir hafta önce öğrenen Henan, o süreci şu sözlerle anlattı: “Bir hafta boyunca gözlerime uyku girmedi. O kadar mutluydum ki! Dört ay sonra hapisten çıkıyorum. Mücadele arkadaşlarımı, ailemi göreceğim. Tarifi imkansız bir duyguydu.”

Hala tutsak olan arkadaşlarım var
Hapishanedeyken bir anlaşmadan haberim yoktu. Sadece ‘Suriye’de af çıktı, herkesi kapsıyor’ denmişti. ‘Buradan çıkamam’ diyordum. Ama umudumu tamamen kaybetmiyordum. Savaş süreçlerinde birlikte olduğum kadın arkadaşlarımı düşünüyordum. Onların manevi gücüyle ayakta kaldım.

HTŞ grupları Cumartesi sabahı saat 5’te bizi çıkardılar.  Reqa’dan Hesekê’ye gelirken ‘Özgür bir insanım artık’ diyordum. Yeniden doğdum. Başımdaki siyah yazmayı kaldırdığımda ‘Özgürlüğüme kavuştum’ dedim. Ailemi göreceğimi hiç tahmin etmiyordum. Çok ağır duygular yaşadım.

Ya beni öldürecekler ya da Türkiye’ye bağlı gruplara teslim edecekler diye düşünüyordum. Ailemi görünce şok oldum. Ağlamak, halay çekmek, sevinmek ve üzülmek… Hepsi iç içeydi. Hala tutsak olan birçok arkadaşım var. Onların da bırakılmasını istiyorum. Halkımızın Efrîn ve Serêkaniyê’ye dönmesini istiyorum. Ben bir Kürt kadınıyım ve savaşçıyım. Halkımın özgürlüğünü istiyorum.” HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.