
Kürt siyasetçi Metin Aydın Federal Almanya savcısının talebi üzerine 20 Haziran 2011’de İsviçre’de tutuklanmıştı. Komalên Ciwan yöneticisi olmaktan yargılanan Kürt siyasetçi Metin Aydın’a 4,5 yıl hapis cezası verilmişti. İsviçre’de tutuklu kaldığı süre zarfında Almanya’ya verilmemesi için açlık grevine girmiş, 54. gününde durumu ağırlaştığı için Basel’deki bir kliniğe kaldırılacağı vaat edilerek, Almanya’ya iade edilmişti. Ambulansla Almanya sınırında Alman Kriminal Dairesi polislerine teslim edilerek Hohenasperg Cezaevi’ne konulmuştu. İsviçre ve Almanya’da çok sayıda kuruluş ve örgüt, Aydın için eylemler düzenlemiş, kampanyalar yapmış ama tutuklanmasını engelleyememişti.
‘Kayıtsız kalamazdım’
Uzun süre Almanya’nın Schwaebisch-Hall kentindeki kapalı cezaevinde tecrit altında tutulan Metin Aydın, 2 yıl 2 ay tutukluluk süresi ardından 15 Ağustos 2013’te başlayan mahkeme duruşmaları için Stuttgart-Stammheim kentin cezaevine konuldu. Almanya terörle mücadele yasasının 129b maddesinden “PKK örgütü ve Komalên Ciwan Avrupa sorumlusu” olmakla suçlanan Aydın’a 4.5 yıl hapis cezası verildi. Duruşmalarda halkı için mücadele ettiğini, Kürt halkının korkunç bir devlet terörü altında, var olma mücadelesi sürdürdüğünü, bu halkın bir neferi olarak kayıtsız kalmasının anormal bir durum olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve terör olarak değerlendirilebilecek hiç bir girişim içerde olmadığını belirten Aydın, cezalandırıldı.
Bu da benim payıma düştü
Serbest bırakıldığında telefon üzeri görüştüğümüz Aydın, şunları söyledi: “Böylesine onurlu ama zor mücadelemizde herkesin payına düşenler oluyor. Kimimiz şehit düşüyor, kimimiz sürgün ediliyor, kimimiz işkencelerden geçiriliyoruz. Bu da benim payıma düştü. Cezaevinde demir olsanız çürürsünüz. Tecrit edildik, baskı altında tutulduk, zor koşullarda tutulduk ama halkıma, mücadele değerlerine bağlılığımla 4,5 yıl dayanabildim. İlk günden bu yana halkımızın, Avrupalı örgütlerin sahip çıkması, mücadele gerekçelerimiz haklı olduğumuzun en iyi göstergesiydi. Bu moral ve inançla ayakta durdum. Halkımızın bunca acılar yaşarken, katledilirken bizim başka tercihlerimiz, bireysel amaçlarımız olamazdı. Bundan sonra da halkımızın ve mücadelenin hizmetinde olmayı sürdüreceğim. Yeni Özgür Politika gazetesine ilk günden başlayarak haberciliği ile gösterdiği duyarlılığa, halkımıza, Avrupalı yoldaşlara bir kez daha teşekkür ediyorum.”
ALİ ÖZŞERİK/BASEL