- Azadiya Welat Gazetesi dağıtımcısı Metin Alataş’ın katledilmesinin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen 'faili meçhul'e bırakıldı. "Oğlumu devlet öldürdü" diyen anne Hatun Alataş, Metin'in tehdit edildiğini, işkence gördüğünü ama geri adım atmadığını söyledi.
- Oğlundan sonra daha güçlü bir şekilde mücadele ettiğini söyleyen Alataş, mücadelesinin devam edeceğini kaydetti. Hatun Alataş, “Ne yaparlarsa yapsınlar ben mücadele içinde olacağım. Hiçbir şekilde pişman da değilim. Bizim gözümüz, bu mücadeleyle açıldı” dedi.
Azadiya Welat Gazetesi dağıtımcısı Metin Alataş’ın Adana’nın Seyhan ilçesinde 4 Nisan 2010’da katledilmesinin üzerinden 12 yıl geçti. Katledildikten sonra bir portakal bahçesinde cenazesi bulunan Alataş’ın “intihar ettiği” iddia edilerek, başlatılan soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. Alataş’ın akıbeti de “faili meçhule” bırakıldı. Hatun Alataş, şehadetinin yıl dönümünde oğlu Metin Alataş’ı anlatarak, faillerin hesap vermesini istedi.
Mardin’in Derik ilçesinden önce İzmir’in Turgutlu ilçesine, daha sonra siyasi nedenlerden dolayı Adana’ya yerleşen Hatun Alataş’ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Metin Alataş, ailesine ekonomik anlamda destek olabilmek için çobanlık yaptı, bağ ve bahçelerde çalıştı. Daha sonra Kürt özgürlük mücadelesinde yer alan Metin Alataş, 2000’li yılların başında gençlik çalışmalarına katıldı. Gençlik çalışmalarının hemen ardından PKK’ye katılmak için gittiği Mardin’de tutuklandı. 7 ay sonra serbest bırakılan Metin Alataş, Adana’ya dönerek bu sefer basın çalışmalarında yer aldı. 2005'te Azadiya Welat Gazetesi’nde dağıtımcı olarak çalışmaya başlayan Metin Alataş, 5 yıl sonra 4 Nisan 2010'da katledildi.
Çocuklarımın en cesuruydu
“Çocuklarımdan en cesur olanıydı” dediği oğlunun dağıttığı gazeteden dolayı tehdit edilmesine ve işkence görmesine rağmen geri adım atmadığını belirten Hatun Alataş, her fırsatta oğlunun kararlılığından söz etti. Anne Alataş, gazete dağıttığı için oğlunun tehdit edildiği bir süreçte kendisine, “Çalışmalarına biraz ara ver” diye tavsiyede bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Bana küstü. ‘Ne öldürülmekten ne de tutuklanmaktan korkuyorum. Çalışmama ara vermem’ dedi. Metin öldürülmeden önce sürekli tehdit ediliyordu. Hatta 2009'da gazete dağıtımı yaptığı sırada Toros marka bir araçtan inen birkaç kişi, Metinimin önünü kesip onu dövmüşlerdi. Metin’in yüzü gözü mosmordu. O halini görmemem için birkaç gün eve gelmedi. Ben olayı televizyondan öğrendim. Birkaç gün sonra eve geldi, bana gülerek, ‘düşmandır’ dedi ve olayın üstünü kapattı. Yaşadığı olumsuzlukları benden gizlerdi.”
Cebinden ödüyordu
Oğlunun çok sevilen biri olduğunu ifade eden anne Alataş, şunu paylaştı: “Çünkü sadece bize değil, herkese elinden geldiğince yardım ediyordu. Hata ben bir gün Metin sen bu kadar çalışıyorsun ama hiç paran yok dedim. O da bana gülerek ‘Ana bu ay bana 9 lira para kaldı’, nedenini sorduğumda ‘çünkü ben yurtsever ailelerinden, bir de tutuklu ailelerinden gazete parası almaya utanıyorum. Ne kadar ısrar etseler de almıyorum. Onlardan almadığım için kendi cebimde gazeteye para yolluyorum’ dedi.”
Cinayetten önce tehdit
Anne Alataş, ölümle tehdit edildiğini ve söz konusu tehdit ile saldırıya ilişkin Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu belirterek, “Metin suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık önce olayın takipçisi olacağını söylemişti ama sonra olayın siyasi olduğunu anlayınca vazgeçti. Zaten birkaç ay sonra Metin’i öldürdüler” dedi.
Oğlumun katili polistir
Oğlunun ölümüyle devlet yetkililerin yaptığı “intihar etti” açıklamalarına tepki gösteren anne Alataş, şunları dile getirdi: “Savcı birkaç kez bizi ifadeye çağırdı ve bize 'düşmanınız var mı?' diye sordu. Ama ben çok iyi biliyorum bizim düşmanımız onlardır. Oğlumu şehit eden bellidir. Onlara da ‘Siz oğlumu katlettiniz. Katil sizsiniz’ dedim. Oğlumun katili polistir, devlettir.”
Anne Alataş, ölünceye kadar bu davanın peşini bırakmayacağını söyledi.
Mücadeledeyim, pişman değilim
Oğlundan sonra daha güçlü bir şekilde mücadele ettiğini söyleyen Alataş, mücadelesinin devam edeceğini kaydetti. Hatun Alataş, “Ne yaparlarsa yapsınlar ben mücadele içinde olacağım. Hiçbir şekilde pişman da değilim. Bizim gözümüz, bu mücadeleyle açıldı” dedi. MA/ADANA