Mevsimlik tarım işçileri, her yıl olduğu gibi bu yılda çalışmak için evlerinden çok uzaklarda günü birlik tarım işlerinde çalışmak ayrıldı. Turgutlu'ya bağlı Sarıbey köyüne çalışmak için gelen mevsimlik işçiler, hem kötü koşullarda kaldıkları hem de iş bulamadıklarını belirtiyor. Sorunlarına çözüm bekliyor.

Mevsimlik tarım işçiliği yapmak için kimi Riha'nın Heweng (Bozova) ilçesinden, kimileriyse Dîlok'tan yola çıkarak Manisa'nın Turgutlu ilçesine bağlı Sarıbey köyüne gelerek tarım işlerinde çalışıyorlar. Sarıbey köyünde kanal üzerinde bulunan köprünün altında ve kanal içerisinde kurulan çadırlarda yaşamak zorunda kalan işçiler, kendi çadırlarının yanında bez ve tahtalar ile kurdukları banyo ve tuvaletlerden ihtiyaçlarını karşılıyor.  Dayıbaşılık yapan Abdullah Şahinsoy, Dîlok'un Belkîs ilçesinde oturduklarını belirterek, yıllarca geçici tarım işçisi ve mevsimlik işçi olarak çalıştıklarını söyledi.

'Beğenmiyorsanız çekin gidin'

Şahinsoy, çalışacakları bölgeye gelmeden işverenler tarafından kendilerinden istenen işçi sayısı kadar işçi ile birlikte araç tutarak geldiklerini, yol ve giderlerinin kendileri tarafından karşılandığını belirtti. Abdullah Şahinsoy,  geldiklerinde kalacak yerleri, çadırları kendi imkanları ile kurduklarını da ifade etti.  Şahinsoy, "Buraya atmışlar 4 tane kulübe, kaldığımız yer doldurulduktan sonra asfalt seviyesine getirilecekti, konut yapılacaktı. İşçilerin kendi imkanları ile kurdukları 100 çadır, belediyenin kurduğu 2 tane çadır. Burada olan her şeyi kendi imkanlarımız ile yaptık, banyomuzu da tuvaletimizi de kendimiz yaptık" dedi.  Şahinsoy, geçen yıl sıtma için kaldıkları yerlerin ilaçlandığını bu sene ise yapılmadığını belirtti. Aldıkları ücrette bir şeyin değişmediğini söyleyen Şahinsoy, "Geçen sene 35 TL yevmiye alıyorduk, bu sene yine aynı parayı alıyoruz" dedi. Şahinsoy, işverenlerin "Beğenmiyorsanız çekin gidin" diyerek, kendilerinden çadırlarını söküp gitmelerini istediklerini ifade etti.

'Yevmiyemizi muhtar belirliyor'

Hacı Subaşı isimli mevsimlik işçi de şunları dile getirdi: "Biz bin 500 TL ücret vererek geldik buraya, geri dönersek aynı şekilde bin 500 TL yine vermek zorundayız. Geçen sene 35 TL ücrete çalıştık, bu sene yine aynı parayı veriyorlar bize. Bin kilometrelik yoldan geldim ben buraya, benim 100 yevmiyem yol parama gidiyor, 50 yevmiyede yesem 150 yevmiye eder, benim bur da çalışacağım 200 yevmiye, ben bu 50 yevmiye ile bu kışı nasıl geçireceğim. Benim 15/20 nüfusum var bunlara nasıl bakacağım. Bizim buradaki hakkımız hep muhtarın eline geçmiş. Yevmiyelerimizi muhtar belirliyor. Yevmiyelerimizi muhtarın mı belirlemesi gerekiyor. Ziraat, işçi dernekleri, belediye bunların bir arada, hep beraber karar vererek yevmiyeleri belirlemesi gerekiyor. Biz hakkımızı kim de arayacağız. Muhtar köyün muhtarıdır, benim yevmiyemin muhtarı değildir."  

'Su bile verilmiyor'

İzzet Şahinsoy ve Reşit Tekinalp isimli mevsimlik işçiler ise, "Burada sadece yapılan 3 tane tuvalet ve 3 tane banyo var. 100 çadıra bu kadar banyo ve tuvalet nasıl yetsin, burada verilen su sık sık kesildiğinden dolayı su yeterli gelmiyor. Köye inip su almak istediğimizde köylüler, çeşitli bahaneler ile bize su vermiyor, kaymakamlığın yaptığı su kesik, akmıyor" diye belirtti.

'Biz bu ülkenin insanı değil miyiz?'

Cahit Uğurlu isimli mevsimlik işçi de yaşadıkları sorunları şu cümlelerle anlattı: "Biz bu ülkenin insanı değil miyiz? Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? Bizim hiç bir güvencemiz yok. Bizi buraya iş için getirdiler. Üzüm çıksın sonra çalışacaksınız diyorlar. Köylüler ve muhtar ise çadırlarınızı buradan kaldırın, üzüm çıksın daha sonra buraya gelin diyorlar. Gidelim dediğimizde nereye gideceğiz, yol paramızda yok ki, evimize gidelim."


İBRAHİM COŞKUN / DİHA/MANİSA